Ashab'ın ve Âlimlerin Sözleri | Zehirli Ok - Sabir Ve Sukur - 927. Sayfa
Ashab'ın ve Âlimlerin SözleriAllah Teâlâ, kitabında şükrü zikir ile beraber zikretmiştir. Ayetler Öyleyse beni anın ki ben de sizi anayım. Bana şükredin, nankörlük etmeyin.(Bakara/152) Eğer siz Allah'ın nimetlerine şükredip' iman ederseniz Allah size niye azap etsin? Şükredenlere ise muhakkak mükâfat vereceğiz(Âlu İmran/145) İblis şöyle dedi: 'Öyleyse beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki insanoğullarını saptırmak için muhakkak senin doğru yoluna oturacağım vesvese verip pusu kuracağım. Ayette bahsi geçen doğru yolun şükür yolu olduğu söylenmiştir. Şükür mertebesinin büyüklüğünden ötürü İblis, halka tânederek şöyle dedi: Allah Teâlâ da şöyle buyurdu: Kullarımdan şükreden azdır. (Sebe/13) Allah Teâlâ, şükürle beraber fazla nimet vereceğini söyleyip istisna yapmadı. Andolsun! Eğer şükrederseniz elbette size nimetimi artırırım.(İbrahim/8) Oysa beş şeyde (zengin etmekte, duayı kabul etmekte, rızıkta, mağfirette ve rahmette) istisna ederek şöyle buyurmuştur: Hayır, yalnız O'na yalvarırsınız; O da dilerse (kaldırılmasını) istediğiniz belâyı kaldırır. Allah dilediğine hesapsız rızık verir.(Bakara/212) Ondan başkasını dilediği kimse için bağışlar.(Nisâ/48) Allah dilediği kimseye tevbeyi nasip eder.(Tevbe/15) Bu, rubûbiyet ahlâklarından biridir; zira Allah Teâlâ şöyle bu-yurmuştur: Allah Teâlâ, şükrü cennet ehlinin konuşmasına anahtar yapmıştır. Dualarının sonu ise 'Bütün hamdler âlemlerine rabbine mahsustur!'(Yûnus/10) Hadîsler Atâ'dan şöyle rivayet ediliyor: Hz. Âişe'nin huzuruna girip 'Hz. Peygamber'den gördüğün en acaip şeyi bize haber ver!' dedim. Bu söz üzerine, Hz. Âişe (r.a) ağladı ve şöyle dedi: 'Hz. Peygamber'in hangi durumu acaip değil ki! O bir gece bana geldi. Yatağıma yattı, vücudum onun vücuduna değdi. Sonra şöyle dedi: Ey Ebubekir'in kızı! Beni bırak ki rabbime ibadet edeyim! Bu sözü üzerine 'Sana yakın olmayı severim. Fakat senin isteğini kendi isteğime tercih ederim', deyip ibadet etmesine izin verdim. Su dolu bir testiyi alıp abdest aldı. Fakat fazla su sarfetmedi. Sonra kalkıp namaza durdu. Göz yaşları göğsünün üzerine akacak derecede ağladı. Sonra rükûa vardı, ağladı. Sonra secdeye vardı, ağladı. Sonra başını kaldırıp ağladı. Böylece Bilâl gelip sabah namazının vaktini kendisine bildirinceye kadar ağladı. Bunun üzerine 'Ey Allah'ın Rasûlü! Seni ağlatan nedir? Oysa Allah senin geçmiş ve gelecek günahlarını, senin için affetmiştir' dedim. Hz. Peygamber bana şöyle dedi:Ben çokça şükreden bir kul olmayayım mı? Ben neden böyle yapmıyayım? Oysa Allah Teâlâ şu ayeti indirmiştir: Muhakkak göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün arka arkaya gelişinde, insanlara yararlı olan şeyleri denizde taşıyıp giden gemilerde, Allah'ın gökten yağmur indirerek onunla ölmüş olan arzı diriltmesinde, o arzda her türlü canlıyı yaymasında, rüzgârları, yer ile gök arasında emre hazır bekleyen bulutları evirip çevirmesinde elbette düşünen bir topluluk için (Allah'ın birliğine) deliller vardır.(Bakara/164)40 Bu hadîs-i şerîf ağlamaya devanı edilmesi gerektiğine delâlet eder. Bunun üzerine o peygamber, Allah Teâlâ'dan o taşı ateşten ko-rumasını diledi ve Allah Teâlâ da onu korudu. Bir müddet sonra o küçük taşı aynı durumda gördü ve 'Şimdi neden ağlıyorsun?' dedi. Taş 'Daha önce gördüğün ağlama, korku ağlamasıydı. Bu ağlama ise şükür vc sevinç ağlamasıdır' diye cevap verdi. Kulun kalbi de taş gibi veya katılık bakımından taştan daha şiddetlidir. Onun katılığı hem korku, hem de şükür halinde ağlamakla bertaraf edilir. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: 'Bu çok hamdedenler kimlerdir?' diye soruldu. Cevap olarak şöyle dedi: 'Bunlar her durumda Allah'a şükreden kimselerdir'.41 Başka bir lâfızda 'Bunlar hem genişlikte, hem. de darlıkta şükrederler' şeklinde gelmiştir. Allah Teâlâ Hz. Eyyûb'e (as) vahiy göndererek şöyle buyurmuştur: 'Ben velî kullarımdan mükâfat olarak şükre razı oldum'. Yine sabredenlerin sıfatı hakkında da Hz. Eyyûb'e (as) şöyle vahiy göndermiştir: 'Onların evleri selâm evidir (cennettir). Onlar o eve girdikleri zaman onlara şükretmeyi ilham ederim. Şükür ise, sözlerin en hayırlısıdır. Şükür anında onlara daha fazlasını talep etmeyi ilham ederim. Bana bakmalarıyla onlara daha fazlasını veririm'. İstif edilen mallar hakkında hüküm nâzil olduğu zaman Hz. Ömer (r.a) şöyle dedi: Malın hangisini edinelim? Hz. Peygamber (s.a) cevap olarak şöyle buyurmuştur: Görüldüğü gibi Hz. Peygamber, malın yerine şükredici kalbin edinilmesini emretmiştir. 39) Buhârî |
İslami Okul Okulların En Önemlisi