Kulliyatlar - 12. Sayfa - Ahkam
VASİYET
VASİYETİ GEÇERSİZ OLAN KİŞİLER
Her Müslüman, yapması gereken kulluk vazifelerini hayatta iken yerine getirmekle mükelleftir. Kişinin hayatta iken yaptığı hayırlar, verdiği sadakalar Allah indinde daha makbuldür.
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmaktadır:
"Kişinin sağlıklı iken hayatında bir dirhem sadaka vermesi ölürken yüz dirhem sadaka vermesinden daha hayırlıdır." (Ebû Dâvud)
Bununla beraber kişi, çeşitli sebeplerden dolayı istediği bazı hayırları yapamaz. Bazı hizmetleri yerine getiremez.
Bu sebeple İslâm dini, Müslümana ölümünden önce malının üçte biri üzerinden tasarruf hakkı vermiş, fakir, muhtaç kimselere veya hayır kurumlarına vasiyet etmesine müsaade etmiştir.
Rasûlullah sallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmaktadır:
"Vasiyet edecek bir malı bulunan müslümanın vasiyeti yanında olmaksızın (hazırlanmaksızın) üst üste iki gece geçirmeye hakkı yoktur." (Buhari-Müslim)
Her Müslüman, belirlenen hudutlar dahilinde vasiyette bulunmalıdır. Sadece malı üzerinde değil, geride bıraktığı yakınlarına, hayatları boyunca yapmalarını istediği hayırlı hizmetler, akrabalar arası münasebetler, iyi bir kul olmanın gereği olan hususlarda da yazılı veya sözlü olarak vasiyet yapmalıdır.
Nitekim Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, yakınlarına ve bütün ümmetine Kur’an ve sünnete sarılmalarını vasiyet etmiştir.
Vasiyet üç çeşittir:
1- Vacib olan vasiyet,
2- Müstehab olan vasiyet,
3- Bâtıl olan vasiyet.
VACİP OLAN VASİYET
Bir kimse, üzerinde hakkullah varsa mesela, zekat borcu sadakay-ı fıtır borcu, keffaret borcu gibi borçları varsa bunların ödenmesini vasiyet etmesi vacibdir.
Aynı zamanda üzerinde kul hakkı olan bir kimsenin bu hakların ödenmesini vasiyet etmesi de vacibdir. Meselâ, bir kimseye borcu varsa, haksız yere bir kişinin malına el koymuşsa ve benzeri hususlarda bu hakların sahiplerine iadesi, borcun edası için vasiyet etmesi vacibtir.
MÜSTEHAB OLAN VASİYET
Vârisler çok fakir ve muhtaç olmadıkları takdirde bir kişinin malının üçte birini vasiyet etmesi müstehabdır.
Sa’d bin Ebi Vakkas radıyallahu anh şöyle rivayet etmiştir:
"Rasûllah sallallahu aleyhi ve sellem hastalığımda beni ziyaret etti ve şöyle buyurdu:
-Vasiyet ettin mi?
-Evet, dedim.
-Ne kadar vasiyet ettin?
-Allah yolunda malımın tamamını.
-Çocuklarına ne bıraktın?
-Onlar iyidirler, ihtiyaçları yoktur. Bunun üzerine Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
-Onda birini vasiyet et, buyurdu.
Bunu çok az buldum, devamlı olarak artırmaya çalışıyordum. Nihayet üçte bir dedim.
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
-Üçte bir olur. Hatta üçte bir çoktur, buyurdu"
(Buhâri-Müslim)
BATIL OLAN VASİYET
Şu hususlarda vasiyet etmek bâtıldır. Geçerliliği yoktur. Varislerin bu gibi vasiyetleri yerine getirmesi gerekmez.
1- Malın üçte birisinden fazlasını vasiyet etmek
2- Varislerin rızası alınmadan, varislerden birine malının bir kısmını vasiyet etmek.
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmaktadır:
"Hiç şüphe yok ki Allah her hak sahibine hakkını vermiştir. Bu sebeple varis için vasiyet yapılamaz" (Ebû Dâvud)
3- Haram olan şeyler için vasiyette bulunmak.
Rasûlullah sallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmaktadır:
"Bir kimse yetmiş sene hayır ehlinin amelini işler. Sonra vasiyet ettiği zaman, zâlimâne bir vasiyet yapar da kötü bir amel ile can vermiş olup, cehenneme girer." (İbn-i Mâce)
Vasiyet eden kişinin malı borcuna denk gelir veya borcu malından daha çok olursa yaptığı vasiyet geçersiz olur. Çünkü ölen kişinin geride bıraktığı malından öncelikle borçları ödenir. Ancak alacaklı olanlar, alacaklarından vazgeçerlerse o takdirde yapılan vasiyet yerine getirilir.
VASİYETİ GEÇERSİZ OLAN KİŞİLER
Şu kişilerin yapmış olduğu vasiyete itibar olunmaz. Yaptıkları vasiyet yerine getirilmez.
1- Küçük çocuk,
2- Deli,
3- Bunak,
4- Hastalığın şiddetinden aklı başından giden, baygın hâle gelen kişi.
Bu kişilerin yapmış oldukları vasiyetler sahih değildir. Dolayısıyla varisler bu vasiyetleri yerine getirmekle mükellef olmazlar.
İslami Okul Okulların En Önemlisi