Kulliyatlar - 18. Sayfa - Ahkam
KURBAN
KURBAN HAKKINDA BİR KISIM HÜKÜMLER
KURBANIN KESİLME VAKTİ VE KESİLME ŞEKLİ
KURBANIN ETİ VE DERİSİ HAKKINDA HÜKÜMLER
KURBAN
Kurban, Allah Teâlâ’ya yakınlık ve O’nun rahmetine kavuşmak için kesilir. Hicretin ikinci yılında meşru kılınmıştır.
Kurban kesmenin fazileti büyüktür. Bu hususta Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:
“İnsanlar arasında haccı ilan et ki, gerek yaya olarak, gerekse uzak yoldan gelen yorgun, argın develer üzerinde kendilerine ait birtakım yararları yakînen görmeleri, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayanlar üzerine belli günlerde Allah’ın ismini anmaları (kurban kesmeleri için) sana (Kâbe’ye) gelsinler. Artık ondan hem kendiniz yiyin, hem de fakire yedirin.” (Hac/27-28)
“Biz sana kevseri verdik. Onun için Rabbine kulluk et ve kurban kes. Gerçekten ebter olan şüphesiz seni kötüleyendir.” (Kevser Suresi)
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmaktadır:
“Kimin imkanı olup da kurban kesmez ise, namazgâhımıza asla yaklaşmasın.” (İbni Mace)
“Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme iki alaca koç getirildi. Birisini keserken: “Bu Muhammed ve ehli beyt i nâmınadır.” diğerini keserken: “Bu da ümmetimden kurban kesemeyenlerin nâmınadır.” dedi.” (Ahmed, Cem’ul Fevaid)
Bir adam Abdullah ibni Ömer radıyallahu anhe: “Kurban kesmek vacip midir?” diye sordu. O da “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ve Müslümanlar kurban kesmişlerdir.” dedi. Adam tekrar sordu. Bunun üzerine İbni Ömer radıyallahu anh: “Anlamıyor musun? Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in ve Müslümanların kurban kestiklerini söylüyorum.” dedi. (Tirmizi)
Yine Abdullah ibni Ömer radıyallahu anh şöyle buyurdu:
“Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Medine’de on sene ikamet etti ve bu müddet zarfında kurban kesti.” (Tirmizi)
1- Kurban Kesmek:
a- Müslüman,
b- Hür,
c- Mukim,
d- Zengin olan her Müslümana vaciptir.
2- Kurban, koyun, keçi, sığır, manda ve deveden olur.
Koyun ile keçi bir yaşını doldurmalıdır. Ancak koyunlar altı-yedi aylık oldukları halde bir yaşında gösteriyorsa kurban olur.
Sığır ve manda en az iki yaşını, deve ise en az beş yaşını doldurmuş olmalıdır.
3- Koyun, keçi sadece bir kişi için kurban olur. Sığır, manda ve deve bir kişiden yedi kişiye kadar kurban edilebilir.
4- Kurbanlık hayvanın;
a- Şaşı, topal, uyuz ve deli olması,
b- Doğuştan boynuzlu veya boynuzsuz olması,
c- Boynuzunun yarıdan daha azının kırık olması,
d- Kulaklarının delinmiş, enine yarılmış veya uçlarının kesilip sarkık olması,
e- Dişlerinin azı düşmüş olması,
f- Cinsel organının bulunmaması veya burulmuş olması kurban olmaya mani değildir.
5- Kurbanlık hayvanın;
a- Bir veya iki gözü kör,
b- Dişlerinin çoğu düşmüş,
c- Kulakları kesilmiş,
d- Boynuzlarının biri veya ikisi kökünden kırılmış,
e- Kulağının veya kuyruğunun yarıdan fazlası kopmuş,
f- Kulakları veya kuyruğu yaratılışta bulunmayan,
g- Yürüyemeyecek kadar hasta ve topal, aşırı derecede zayıf olma durumunlarından birisi veya birkaçı kurban olmasına manidir.
KURBAN HAKKINDA BİR KISIM HÜKÜMLER
1- Kurban kesmesi kendine vacip olan bir kişinin satın aldığı kurbanda, satın aldıktan sonra kurban olmaya engel bir kusur meydana gelirse kişi zenginse yeniden kurban alması gerekir. Fakir için böyle bir mecburiyet yoktur. O kusurlu hayvanı kurban olarak keser.
2- Zengin bir kişinin aldığı kurban kaybolduktan sonra yerine bir başka kurban alıp kesse, kaybolan kurbanlık sonradan bulunsa, onu da kesmesi gerekmez. Fakir aynı durumla karşılaşırsa ikinci kurbanı da kesmesi lâzımdır. Çünkü o kendisine vacip olmayanı vacip kılmış ve o vacip, kurban üzerinde belirlenmiştir.
3- Zengin bir kişinin aldığı kurban kesilmeden ölse, yerine yenisini alıp kesmesi gerekir. Fakat fakir bir kimsenin aldığı kurban ölse, onun yerine başkasını alıp kesmesi gerekmez.
4- Kurbanlık hayvan kesilmeden önce doğursa yavrusu da kendisi ile beraber kesilir. Şayet yavru kesilmeden satılırsa parası sadaka olarak verilir.
5- Kurban için alınan bir hayvan, kurban kesme günlerinde kesilmemiş olsa, hayvan kaybolmamış ve halen mevcutsa, o kurbanlık sadaka olarak verilir. Şayet helak olmuş ise kıymeti fakirlere sadaka olarak dağıtılır.
6- Zenginin aldığı kurban çalınsa veya kaybolsa, yeniden kurbanlık alsa, fakat kurban kesme günlerinde kaybolan kurbanlık bulunsa, bunlardan kıymetçe daha iyi olanını kesmelidir. Kıymeti eksik olanı keserse aradaki farkı tasadduk etmesi gerekir. Fakir için de hüküm aynıdır. Yani kaybolan veya çalınan kurbanlık kurban kesme günleri çıkmadan bulunsa, almış olduğu ikinci kurbanla, bulunan kurbanlıktan birini kesmesi kifayet eder.
Fakirin her iki kurbanı da kesmesi gerektiği görüşünde olanlar varsa da, birinci görüşe göre amel etmek fakir için daha uygundur.
7- Kaybolan veya çalınan kurbanlığın yerine alınan kurbanlık herhangi bir sebeple kurban kesme günlerinde kesilmemiş olsa, kurban kesme günleri geçtikten sonra, ikinci kurbanlık da bulunsa, sahibi zengin ise bunlardan hiçbirini kesmez. Değerli olanının kıymetini kurban bayramı günleri geçtikten sonra tasadduk eder. Kurban sahibi fakir ise kurbanın aynını tasadduk eder.
8- Bir kimse, sevabını ölüye bağışlamak üzere, ölen bir yakını için, bayram günlerinde kurban kesebilir.
Ölü için kesilen kurban arefe günü değil, bayram günlerinde kesilir. Kurban ölen kişinin, ölmeden önce emretmesiyle kesilmiş ise, bu kurbanın etinden, kesen kişiler yiyemez. Tamamı tasadduk edilir. Ölünün emriyle değil de vârisler kendiliğinden keserlerse etinden yiyebilirler.
9- Bir veya birkaç kişi kurban niyeti ile bir sığır veya deve satın alsalar. Ancak bu kurbanlığı alırken yalnız kendileri için kesmek niyeti olmasa, o kurbanlığa başkalarını da ortak edebilirler. Ancak kurbanlık alınırken, yalnız kendileri için kesmeyi niyet ederlerse sonradan ortak yaptıkları kişi veya kişilerden aldıkları miktarı tasadduk etmeleri gerekir. Bu hususta uygun olan, kurban alınmadan önce ortaklar kesin olarak belirlenmeli, ya beraberce ya da aralarından birine vekalet verilerek kurban alınmalıdır.
10- Bir kişi, bir hayvanı belirleyip şu hayvanı satın alacağım dese, sonra da hayvanın sahibi ile, hayvan kesildikten sonra etini tartıp kaç kilo gelirse, kilo başına anlaşacağımız fiyattan parasını vereceğim diye pazarlık yapsa ve bunun üzerine anlaşsalar, böyle bir kurban caiz olmaz. Her ne kadar kurbanlık hayvan belirlenmiş ise de:
a- Fiyatı belli değildir.
b- Kurbanlık üzerinde mülkiyet kesinleşmemiştir.
c- Sünnette yeri yoktur.
Ancak kurbanlık canlı olarak tartılıp, kilo üzerinde pazarlık yapılarak satın alınabilir. Bu caizdir.
11- Kurbanın hissedarları, kurban etini tahmini olarak taksim edemezler. Tartarak taksim etmeleri gerekir. Tahminen taksim etseler, sonra da aralarında helalleşseler yine caiz değildir.
12- Ortakların hepsinin Müslüman olması ve kurban niyeti ile kesmeleri gerekir. Ortaklardan biri gayri müslim olsa veya et niyeti ile ortak olsa, hiçbirinin kurbanı olmaz.
13- Ortaklardan birisi kurban kesilmeden önce ölse, ölenin varisleri diğer ortaklara, onun yerine kesmelerini söyleseler ve kurban kesilse hepsinin kurbanı sahihtir. Şayet ortaklar varislerden izin almadan keserlerse kurbanları geçerli olmaz.
14- Ortaklardan herbiri veya bir kısmı çeşitli kurbanlara niyet edebilirler.
Meselâ: Bir kaçı kurban bayramı günlerinde kesilmesi vacip olan kurbana, bir başkası adak kurbanına, başka biri hacc-ı temettu veya hacc-ı kıran için kesilmesi gereken kurbana niyet ederek kurbanlık bir sığır ve deveyi müştereken kesebilirler.
Ancak daha iyi ve uygun olanı, aynı çeşit kurbanı kesecek kişilerin ortaklaşa kurban kesmeleridir.
KURBANIN KESİLME VAKTİ VE KESİLME ŞEKLİ
1- Kurbanın kesilme vakti, kurban bayramının birinci, ikinci ve üçüncü günü güneş batana kadar olan vakittir. Birinci günü kesmek daha efdaldir. Kurbanlar, bayram namazından sonra kesilir. Kurbanı gece kesmek tenzihen mekruhtur.
2- Kurban, rıfk ile kesim yerine götürülür. Götürülürken itilip, kakılmaz, vurulmaz, dövülmez. Büyük bir şefkatle, merhametle muamele edilir. Gözleri bağlanır. Kıbleye doğru yatırılır. Ayakları usulüne göre bağlanır. Kurbana eziyet vermemek için keskin bir bıçak alınır,
“Bismillâhi Allâhu ekber.” der ve şu ayeti kerimeyi de okur:
“İnne salâti ve nusükî ve mahyâye ve memâtilillâhi rabbil âlemîn.” (Enam/162) ve kurbanını keser.
Güzel olan, muvafık olan kişinin kendi kurbanını kesmesidir. Bu menduptur. Ancak başkasına vekalet vererek de kestirebilir. O takdirde imkan varsa kendisi de kurbanın başında bulunur ve yukarıda zikri geçen ayet-i kerimeyi okur.
3- Kurbanın nefes ve yemek boruları ile bu ikisinin yanında bulunan iki damarı kesmekle hakiki boğazlanma tahakkuk etmiş olur. Bunlardan üçünü kesmekle de boğazlama işi sahih olur.
4- Hayvanı boğazlarken besmele çekmek şarttır. “Bismillahi Allahu Ekber” demek müstehabtır. Besmele bilerek ve kasten terkedilirse o hayvanın eti yenmez. Fakat besmele unutulursa bir beis yoktur. Böyle kesilen bir hayvanın eti yenir. Kurban sahibi kurbanı kesen kasaba yardım etse veya elini kasabın eli üzerine koysa her ikisinin de besmele çekmesi gerekir. Birisi besmeleyi kasten terketse o kurbanın eti haram olur.
5- Ehl-i kitabın besmele ile boğazladıkları hayvanların etleri yenir. Besmele tam kesim anında olmalıdır. Besmele ile kesim arasına başka bir şey girse mesela konuşsa, bir şey yese yeniden besmele çekip kesmesi gerekir. Müslüman ve ehl-i kitabın kadınlarının, besmele çekebilen, kurban kesmeye gücü yetebilen çocukların kestikleri hayanların eti de yenir.
6- Şu kişilerin kesmiş oldukları hayvanların eti yenmez.
a- Ateşperestler.
b- Putperestler.
c- Ateistler.
d- Mürtetler.
e- Haramı helâl, helâli haram kabul edenler.
f- İslam’ın açık ve kesin bir hükmünü inkâr eden veya o hükümlerle alay edenler.
Bu kişilerin kesmiş oldukları hayvanların eti yenmez, haramdır.
7- Kurban kesen kişi, kurban kesildikten sonra iki rekat şükür namazı kılar. Kurban kesmeye, bu vacibi yerine getirmeye muvaffak olduğu için Rabbine şükreder. Kendisi, ailesi, tüm Müslümanlar için dua ve niyazda bulunur. Sonra da kurbanın ciğer ve böbreklerinden veya etinden bir miktar pişirilir ve ailece yenilir. Yemek sonrası dua edilir, şükredilir, hamdedilir.
KURBANIN ETİ VE DERİSİ HAKKINDA HÜKÜMLER
1- Kurbanlık bir hayvanın sütünü sağıp yararlanmak, etini veya derisini satıp parasını almak, demirbaş olmayacak bir şeyle değiştirmek tahrimen mekruhtur. Böyle bir iş yapılırsa kıymetini tasadduk etmek gerekir.
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Kurbanın derisini satan kişinin kurbanı olmaz.” buyurmuştur. (Buhari)
2- Kurbanlık hayvanı kesmeden önce kırkmak tahrimen mekruhtur. Kırkılacak olursa sadaka olarak verilmelidir. Kesildikten sonra kırkmakta ve kullanmakta bir beis yoktur.
3- Kurbanlık bir hayvanın derisi, bağırsakları veya etinden bir kısmı kasap ücreti olarak verilemez. Verilirse verilen şeyin kıymeti tasadduk edilir.
Hz. Ali kerremallahu veche şöyle bir rivayette bulunmuştur:
“Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, kurbanlık develer kesilirken başında durmamı, derilerini ve sırtlarında bulunan çullarını paylaştırmamı emretti. Ve onlardan herhangi bir şeyi kasap ücreti olarak vermeyi bana yasakladı ve ‘Kasap ücretini biz kendimiz veririz.’ buyurdu.” (Müslim)
4- Kurban kesmenin rüknü kan akıtmaktır. Hayvan yukarıda zikredildiği şekilde usulüne göre boğazlanmadıkça vacip yerine getirilmiş olmaz. Kurbanlığın kesilmeden önce sadaka olarak verilmesi caiz değildir.
Ancak alınan kurban herhangi bir sebeple kurban günlerinde kesilmemiş ise artık onu boğazlamaz. Canlı olarak tasadduk eder. Onun etinden yiyemez.
5- Kurbanı ehl-i kitaptan birinin, yani Hristiyan ve Yahudilerin kesmesi mekruhtur.
6- Adak olarak kesilmeyen kurbanın etinden sahibi zengin olsun, fakir olsun yiyebileceği gibi zengin olanlara da yedirebilir. Bununla beraber üçte birini fakirlere sadaka olarak vermek, üçte birini komşu, akraba ve misafirlere ikram etmek, üçte birini de aile efradı ile beraber yemek daha muvafıktır. Bir kimse kurbanı kestikten veya birine vekalet verip kestirdikten sonra tamamını bir fakire, bir hayır kurumuna, bir vakfa hibe edebilir.
7- Kurbanın derisi yüzülürken çok dikkatli olmalı, deriyi kesmemeli, bıçakla delik deşik edip işe yaramaz hale getirmemelidir.
8- Kurban derisini evinde seccade ve benzeri bir demirbaş eşyası yapmak caiz ise de, münasip olanı, daha uygun olanı bir fakire, bir hayır kurumuna, bir vakfa tasadduk etmektir.
Kurban sahipleri bu hususta çok dikkatli, çok firasetli ve basiretli davranmalıdır. Allah rızası için, Allah Teâlâ’ya kurbiyyet için kesmiş olduğu kurbanının deri ve bağırsaklarını İslam’a karşı, kurban kesilmesine karşı ve İslam’ın yasakladığı, haram kıldığı yerlerde kullanacak kişi ve kurumlara asla kaptırmamalı, bu hususta gevşek davranmamalı, dayatmalara asla boyun eğmemelidir.
Kurbanın bizzat deri ve bağırsağı tasadduk edilebileceği gibi, satarak parasını da tasadduk edebilir veya etinin bir kısmını tasadduk edebileceği gibi tamamını da tasadduk edebilir.
Müslümanlar gerek kurban konusunda ve gerekse yapacakları tasadduklarda, hayır işlerinde ve verecekleri zekatlarda çok iyi bir taharri, yani araştırma yapmalı, tasadduk, zekat ve hayırları en iyi bir şekilde değerlendirecek ve Müslümanların en acil ve en mühim hizmetlerinde kullanacak vakıflara, hayır kurumlarına vermeli, onların hayırlı hizmetlerine yardımcı olmalıdır.
Zekat ve kurban, İslam’ın malî ibadetlerindendir. Bunu büyük bir ibadet aşkıyla yapar ve en iyi bir şekilde değerlendirirsek, İslam ülkelerinde yapılan hizmetler çok daha verimli ve çok daha kapsamlı yapılabilir. Ve buna gerek zekatları, gerek tasaddukları ve gerekse kurban derisi ve eti ile katkıda bulunanların Allah indindeki dereceleri çok âli olur. Yapılan hizmetlerden büyük ecirlere nail olurlar.
Bu hususta her Müslümana mühim vazifeler düşmektedir. Asla ihmal etmeden, gaflete düşmeden bu vazifeler büyük bir heyecan, büyük bir şevk ve aşkla yapılmalıdır.
AKİKA KURBANI
1- Yeni doğan bir çocuk için kurban kesmek mübahtır. Allah Teâlâ’nın ihsan ettiği evlat için, bu büyük nimet için bir şükür kurbanıdır. Yeni doğan çocuğun başındaki kıllara akika dendiği için kesilen kurbana da akika kurbanı denilmiştir.
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin radıyallahu anhüma için birer koç kurban kesmiş ve “Erkek çocuk için bir akika vardır. Onun için bir kan akıtınız ve çocuğun saçlarını tıraş ediniz.” (Ebu Davud) buyurmuştur.
2- Kurban kesmek için yeterli olan herhangi bir hayvan akika kurbanı için de yeterlidir. Çocuk erkek olsun, kız olsun kurban kesmek mübahtır.
3- Akika kurbanı, çocuğun doğumunun yedinci gününde kesilirse daha faziletlidir. Bülûğ çağına kadar da kesilebilir. Çocuğun yedinci doğum gününde adı konulur. Başının saçları kesilip ağırlığınca altın veya gümüş tasadduk edilir.
4- Kesilen kurbanın kemikleri kırılmadan eklem yerlerinden ayrılarak pişirilir. Böyle yapmak müstehaptır. Bu, çocuğun sağlığına, selametine bir işaret, bir alâmet olsun diye yapılır.
Kemiklerinin kırılıp, parçalanarak pişirilmesi tevazuuna, kötü ahlâklardan korunmasına vesile olur, bir işaret olur diye böyle yapılmasının müstehap olduğunu söyleyenler de olmuştur. Kişi bu iki şekilden herhangi birini tercih edip ona göre hareket edebilir.
5- Akika Kurbanı’nın etinden, kurbanı kesen yiyebildiği gibi aile efradına da yedirebilir. Diğer kişilere de ikramda bulunabilir. Yahut da tasadduk edebilir.
İslami Okul Okulların En Önemlisi