095- TÎN SURESİ394[1] - Abdulbaki - 95. Sayfa
95- TÎN SURESİ394[1]
(İbn-i Abbas'tan Medenî olduğu da rivâyet edilmiştir.)
Rahman ve Rahîm Allah Adıyla
1- Andolsun Tîn'e ve Zeytûn'a.
Tin, incir anlamına gelir,
zeytun da bildiğimiz zeytindir. Bu iki nesnenin, her şeyinden faydalanıldığı
için Tanrı, bilhassa bunları andı denmiştir. Tin, Şam'ın, üstüne kurulduğu
tepedir, Zeytun da Beyt-i Makdis'in kurulduğu dağdır diyenler olmuştur ki bu,
Katade'den rivayet edilmiştir. İkreme'ye göre Tin ve Zeytun iki dağdır; bu
dağların birinde incir, öbüründe zeytin yetiştiği için bu adlarla adlanmıştır.
Tin, Şam mescididir, zeytun da Beyt-i Makdis'tir; Tin, Cudi tepesinde, Nûh
Peygamberin mescididir, Zeytun, Beyt-i Makdis'tir; Tin, Ka'be'dir, Zeytun,
Mescid-i Aksadır diyenler de olmuştur. İncirin, Museviliği temsil ettiği
söylenegelmiştir. 24. sûrenin 35. ayetinde Müslümanlık, doğuda ve
batıda olmıyan zeytin ağacına benzetilmiştir.
2-
Ve Tûr-ı Sînâ'ya.
Tanrının, Mûsa Peygamberle görüştüğü ve ona tecelli ettiği dağ, Seyna'daki Tûr
dağı.
3-
Ve bu emîn şehre.
Mekke.
4-
Gerçekten de biz, insanı, en güzel bir sûrete sâhip olarak yarattık.
İki ayak üstünde yürüyen yaratık. En güzel yaratık. Akıl,
düşünce, anlayış, söz söyleme kabiliyetleriyle diğer yaratıklardan seçilmiş en
güzel mahluk, insan.
5-
Sonra da onu döndürdük, aşağıların en aşağısına attık.
Aşağıların en aşağısı; kocalık, akıl azlığı, zayıflık,
bunaklık diye tevil edilmiştir. Cehennem diyenler de vardır ki bu takdirde
kafirler kastedilmededir, nitekim bundan sonraki ayetlerde, inananlar ve iyi
işler yapanlar, bu hükümden istisna edilmiştir.
6-
Ancak inananlar ve iyi işlerde bulunanlar başka, gerçekten de onlara bitmez
tükenmez, başa kakılmaz bir mükâfat var.
7- Artık dîni yalanlamana sebep nedir?
8- Allah, hükmedenlerin en üstünü değil midir?
İslami Okul Okulların En Önemlisi