Onsekizinci Sure - Baltacioglu - 19. Sayfa
ondokuzuncu Sure
MERYEM SURESİ
Acıyıcı, esirgeyici Allah’ın adıyla başlarım.
1)
Kaf, Ha, Ya, Ayn, Sat.2)
Bu senin çalabının kulu Zekeriya’ya karşı olan esirgeyiciliğini anmasıdır.3)
O gün Zekeriya senin çalabına gizlice yalvarmıştı.4)
Demişti: “Çalabım! Benim kemiklerim kavşadı, saçım sakalım ağardı. Allah’ım ben Sana ne vakit yalvardımsa benim boynumu büktürmedin.5)
İşte ben, benden sonra yerime gelecek olan yakınlarımdan korkuyorum. Karım da kısır oldu artık. Onun için kendi katından bana bir gözetici bağışla.6)
Ki, benim de, Yakupgillerin de varisi olsun. Çalabım! O, Senin dilediğini kazananlardan olsun.”7)
“Ey Zekeriya! İşte Biz sana bir erkek çocuk müjdeliyoruz. Adı Yahya’dır. Biz bundan önce kimseyi ona adaş kılmamıştık.8)
Zekeriya dedi: “Çalabım! Karım kısır, ben de iyice kocamışken nasıl olur da benim oğlum olur?”9)
Allah buyurdu: “Bu, böyledir. Senin Allah’ın buyuruyor ki bu, Benim için pek kolaydır. Nasıl ki, önce sen de bir varlık değilken Ben seni de yoktan var etmiştim.”10)
Zekeriya dedi: “Allah’ım bana bir belge göster.” Allah buyurdu: “Senin için belge şudur: Sapasağlam iken üç gece insanlarla hiç konuşamıyacaksın.”11)
Bunun üzerine Zekeriya tapınaktan ayrılıp ulusunun karşısına çıktı da onları erte akşam Allah’ı ululamalarını kımıltılarıyla anlattı.12)
“Yahya Kitap’ı sıkı tut” dedik. Biz ona doğrunun düşüncesini henüz çocukken öğrettik.13)
Ona kendi katımızdan yumuşaklık, arılık huyları da verdik. O sakınıcı idi,14)
anasına, babasına karşı iyilik edici idi, zorba, baş kaldırıcı değildi.15)
Doğduğu gün de, öleceği gün de, yeniden diriltileceği günde ona esenlik olsun.16)
Kitap’taki Meryem olaycasını da an. Meryem o gün evinden barkından ayrılmış, Doğu’da bir yere çekilmişti.17)
Sonra onlardan yana bir örtü asmıştı. Derken Biz ona Cebrail’imizi göndermiştik.18)
Meryem dedi: “Acıyıcı olan Allah beni senden korusun. Eğer sen de sakınan bir insansan...”19)
Cebrail dedi: “işte ben senin çalabının elçisiyim. Sana arı sili bir oğul müjdesini vermek için gönderildim.”20)
Meryem dedi: “Benim nasıl oğlum olabilir ki şimdiye kadar bana erkek eli sürülmemişti. Orospuluk da etmiş değilim.”21)
Bu, böyledir. Ancak, senin Allah’ın buyurdu ki: “Bu iş Benim için pek kolaydır. Çünkü Biz bunu insanlar için bir belge, bir esirgeme olsun diye yapacağız. Artık bu iş olmuş bitmiştir.”22)
Bunun üzerine Meryem hemen İsa’ya gebe kaldı. Karnındaki ile birlikte uzak bir yere çekildi.23)
Artık doğum sancıları başlamış, onu bir hurma ağacının gövdesine dayanma zorunda bırakmıştı. Meryem dedi: “Ne olurdu, daha önce ölseydim de bu günleri görmeseydim!”24)
Derken Meryem’in bulunduğu yerin altından bir ses geldi: “Sakın kaygılanma. Çalabın senin için ayaklarının altından bir ırmak akıttı.25)
Bu hurma ağacını salla. Üzerine olmuş yaş hurmalar dökülecektir.26)
Haydi, ye, iç. Gözün aydın olsun. Ademoğullarından birini görünce de, ben acıyıcı olan Allah’a oruç adadım. Onun için bugün kimsecikle konuşamam de.”27)
Meryem çocuğu yüklenip ulusuna getirdi. Dediler: “Ey Meryem! Ant olsun ki şu senin yaptığın iş çok çirkin.28)
Ey Harun’un kızkardeşi! Senin baban kötü kişi değildi. Anan da orospu değildi.”29)
Bunun üzerine Meryem İsa’ya göz kırptı. Dediler: “Biz beşikteki çocukla nasıl konuşabiliri?”30)
İsa dedi: “İşte ben Allah’ın kuluyum. O bana kitap verdi. Beni peygamber yaptı.31)
Nerede olursam olayım, Allah beni kutlu kıldı. Sağ kaldıkça da yalvarıya durmayı, zekat vermeyi buyurdu.32)
Beni, anama karşı iyilik edici kıldı. Beni zorba, baş kaldırıcı kılmadı.33)
Doğduğum gün de, öleceğim gün de, yeniden diriltileceğim gün de Allah’ın esenliği üzerime olsun.”34)
İşte onların işkillenip durdukları, Allah’ın “Ol” sözüyle var olan, Meryemoğlu İsa budur.35)
Allah’ın çocuk edinmesi olacak iş değildir. O, bundan uzaktır. Allah bir iş için olmasını diledi mi, ona “Ol” der, o da oluverir.36)
Gerçekten Allah benim de çalabımdır, sizin de çalabınızdır. Öyleyse Allah’a tapın. İşte doğru yol budur.37)
Bunun üzerine bölüntüler İsa üzerine birbirlerine düştüler. O ulu günün varlığını tanımıyanların başlarına gelecek var.38)
Bize gelecekleri gün onların işitecekleri, görecekleri var! Ancak, kıyıcılar bugün yine de sapkınlık içindedirler.39)
Sen onları Allah’ın buyruğu yerine geleceği oyanıp yakılma günüyle uyar. Onlar yine de dalgı içindedirler. Onlar yine de inanmazlar.40)
İşte yeryüzünde ne varsa hepsi Bize kalacaktır. Onlar da Bize döndürüleceklerdir.41)
Kitap’taki İbrahim’i de an. Çünkü o dosdoğru bir peygamberdi.42)
İbrahim bir gün babasına şunu demişti: “Ey babacığım! Sen işitmez, görmez, hiçbir işne yaramaz olanlara ne diye tapıp duruyorsun?43)
Ey babacığım! İşte sana gelmiyen bilim bana gelmiştir. Öyleyse, bana uy da doğru yola ileteyim.44)
Ey babacığım! Sakın şeytan’a tapma. Çünkü Şeytan, Esirgeyici’ye karşı baş kaldırmıştır.45)
Ey babacığım! Gerçekten ben korkuyorum, Esirgeyici’nin azabı seni çarpar da sen de artık Şeytan’ın yardağı olursun diye.”46)
Babası dedi: “Ey İbrahim! Sen benim tanrılarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer bundan vazgeçmezsen bil ki seni taşlarım. Bir daha da gözüm görmesin seni!””47)
İbrahim dedi: “Esen kal” Senin için çalabımdan yarlıgama diliyeceğim. Çünkü O beni çok kayırır.48)
Sizden de, Allah’ı bırakıp yalvardıklarınızdan da uzaklaşacağım. Çalabıma yalvarıyorum. Öyle umarım ki çalabım bu yalvarımı boşa çıkarmıyacaktır.”49)
İşte İbrahim onlardan, Allah’ı bırakıp da başkasına tapanlardan uzaklaşınca Biz de ona İshak ile Yakup’u, ikisini de peygamber olarak bağışladık.50)
Onlara esirgeyiciliğimizi bağışladık, onların yüce doğruluğunu dillere destan eyledik.51)
Kitap’taki Musa’yı da an. Çünkü Musa dine yürekten bağlıydı, elçiydi, peygamberdi.52)
Biz Musa’ya Sina Dağı’nın sağ yamacından ünledik. Gizlice konuşmak için onu kendimize yaklaştırdık.53)
Musa’ya esirgeyiciliğimizden ötürü, kardeşi Harun’u da peygamber olarak bağışladık.54)
Kitap’taki İsmail’i de an. Çünkü o sözünü tutan kimse idi. Peygamber olarak gönderilmişti.55)
İbrahim ulusuna yalvarıya durmayı, zekat vermeyi buyurdu. Çalabının dileğini de elde etmişti.56)
Kitap’taki İdris’i de an. Çünkü İdris dosdoğru bir peygamber idi.57)
Biz de onu yüce bir yere yükselttik.58)
İşte bu kimseler, Allah’ın kendilerine dirlikler verdiği peygamberlerden, Adem’in dölünden, Nuh ile birlikte gemiye yüklediklerimizden, İbrahim’in, İsamail’in dölünden kendilerini doğru yola ilettiklerimiz, seçkin kıldığımız kimselerdir. Onlara esirgeyici Allah’ın ayetleri okununca onlar ağlayarak yere kapanırlar.59)
Sonra onların ardından öyle döller geldi ki, yalvarıyı bıraktılar, dürtülerine uydular. Onun için bunlar gayya kuyusuna atılacaklardır.60)
Ancak Allah’a dönenler, inananlar, iyilik işliyenler için böyle değil. İşte bunlar Cennet’e gireceklerdir. Hiçbir kıyıcılığa da uğramıyacaklardır.61)
Bu cennetler, Allah’ın kendi kullarına onlar yokken söz verdiği Adin cennetleridir. Çünkü Allah’ın sözü yerine gelecektir.62)
Onlar bu cennetlerde hiç bir uygunsuz söz işitmiyecekler. İşitecekleri söz yalnız esenlik sözüdür. Orada onlar için erte, akşam azıklar da vardır.63)
Kullarımızdan sakınıcı olanlara edindireceğimiz Cennet işte böylesi bir Cennet’tir.64)
Biz melekler senin çalabının buyruğu olmadıkça yere inemeyiz. Önümüzde, ardımızda, ikisinin arasında ne varsa hepsi Allah’ındır. Senin çalabın unutucu değildir.65)
O, yerleri, göklerin, her ikisinin arasında ne varsa hepsinin çalabıdır. Öyleyse Ona tap, Ona tapmaktan hiç geri durma. Onun bir eşini gösterebilir misin?66)
İnsan der ki: “Öldükten sonra mezardan diri olarak mı çıkarılacağız?”67)
İnsan düşünmüyor mu ki, o önce hiç bir varlık değilken onu yoktan var eden Biziz.68)
Böyle olunca çalabının hakkı için yarın Biz onları da şeytanları da, ne olursa olsun derliyeceğiz. Sonra ne olursa olsun onlara Cehennem dolayında diz çöktüreceğiz.69)
Sonra da bütün o bölüntülerden hangisi Esirgeyici’ye karşı daha çok ileri gitmişse önce onu atacağız.70)
Sonra ateşe atılmaya kimlerin daha çok elverişli olduklarını besbelli ki Biz daha iyi biliriz.71)
Sizin içinizde oraya girmiyecek hiç kimse yoktur. Bu, senin Allah’ının kesinleşmiş olan bir yargısıdır.72)
Sonra biz sakınanları kurtaracağız. Kıyıcılara gelince, onları orada diz çökmüş olarak bırakacağız.73)
Kendilerine apaçık ayetlerimiz okununca tanımıyanlar inanlara dediler: “İki bölükten hangisi, sizinki mi, yoksa Bizimki mi, yerce, yurtca daha iyi, daha güzel?”74)
Biz onlardan öncede öyle insan soylarını yok etmişizdir ki onlar malca da, gösterişce de daha parlak idiler.75)
De ki: “Herkim sapkınlık içinde kalacak olursa Esirgeyici de onun gününü uzattıkça uzatır. Sonunda kendilerine söz verilen azabı, ya da kalkışı görünce artık kimin yeri daha kötü, kimin arkası daha yufkaymış göreceklerdir.”76)
Allah doğru yolu tutanların doğruluğunu artırır. Geriye kalacak olan iyi işler çalabının yanında sevapça da yeydir, sonu bakımından da yeydir.77)
Belgelerimizi tanımıyan, “Ne de olsa bize mal da verilecek, çocuk da” diyen kimseye ne dersin?78)
Bu kimse görünmiyeni mi görmüştür, yoksa Esirgeyici’nin katından söz mü almıştır?79)
Yok, böyle değil. Biz onun söylediğini yazarız, onun azabını da artırdıkça artırırız.80)
Bütün o hiç dilinden düşürmedikleri Bize kalacaktır, kendisi de Bize tek başına gelecektir.81)
Kendileri için dayanak olsun diye Allah’tan başka tanrılar edinmişlerdir.82)
Yok, öyle değil. O tanrılar onların tapmalarını tanımıyacaklar, kendilerine karşı duracaklardır.83)
İşte Biz tanımazlar üzerine kendilerini günaha sokacak şeytanları nasıl gönderiyoruz, görmüyor musun?84)
Öyleyse sen onlara azap verilmesi için iveyip durma. Çünkü Biz onların günlerini sayıyoruz.85)
O gün Biz sakınırları Esirgeyici’den yana küme ile derliyeceğiz,86)
günahlıları da Cehennem’e susuz olarak süreceğiz,87)
esirgeyici’den söz almış olanlardan başkaları ise bağış diliyemiyeceklerdir.88)
Dediler: “Esirgeyici kendine çocuk edindi.”89)
Ant olsun ki siz çok ağır bir söz söylüyorsunuz.90)
Az kalsın gökler paramparça olacak, yerler yarılacak, dağlar yıkılıp çökecekti,91)
Esirgeyici’ye çocuk edindirmek istedikleri için.92)
Oysaki Esirgeyici’nin kendine cocuk edinmesi yaraşmaz.93)
Yerlerde, göklerde ne varsa hepsi Esirgeyicinin kuludur.94)
Ant olsun ki Allah onların hepsinin sayıp sayıştırmıştır.95)
Hepsi de kalkış günü teker teker Ona gelecektir.96)
Gerçekten Esirgeyici, inananlara, iyi işler işliyenlere sevgisini sunacaktır.97)
Gerçekten Biz Kur’an’ı kendi dilinle bildirip onun anlaşılmasını kolaylaştırdık, sakınanları müjdeliyesin, karşı koyanları da uyarasın diye.98)
Biz onlardan önce nice soyları yok ettik. Şimdi sen onlardan hiçbirini görmüyor musun, onlardan hiçbirinin sesini işitmiyor musun?
İslami Okul Okulların En Önemlisi