Kuran - 29. Sayfa - Baltacioglu
Yirmi Dokuzuncu
ANKEBUT SURES
İAc
ıyıcı, esirgeyici Allah’ın adıyla başlarım.Elif, Lam, mim.
İnsanlar ne sanıyorlar, inandık derdemez bırakılıverecekler, artık sınanmıyacaklar, öyle mi?
Do
ğrusu, biz onlardan öncekileri de hep sınamıştık. İşte böylelikle Allah kimlerin doğru, kimlerin yalancı olduklarını bilir.Yoksa kötülük edenler bizim elimizden kurtulacaklar
ını mı sanıyorlar? Nekadar yanlış düşünüyorlar!Herkim Allah’a kavu
şmayı umacak olursa işte gerçekten Allah’ının biçtiği son, ne olusa olsun, gelecektir. O işitici, bilici olandır.Herkim de sava
şırsa ancak kendi için savaşmış olur. Çünkü Allah kimseden yardım beklemez.kimseler ki inan
ırlar, iyilik işlerler, Biz onların kötülüklerini örteriz. İşlediklerinin daha güzelleriyle de karşılıklarını veririz.Biz insana anas
ına, babasına karşı iyi davranmasını sağlık verdik. Eğer onlar bilmedikleri tanımadıkları bir nesneyi Bana eş koşmak için seninle uğraşırlarsa sakın sen onlara boyun eğme. Hepiniz Bana döneceksiniz. İşte ne işledinizse Ben size bildireceğim.kimseler ki inan
ırlar, iyilik işlerler, biz onları kesenkes iyiler arasına katarız.İnsanalr arsında öyleleri de vardır ki “Allah’a inandık” derler, sonra insanlardan bir kötülükj görünce de bunu Allah’ın azabı gibi anlarlar. Eğer çalabından san bir yardım gelecek olursa, kesenkes “işte biz de seninle birliktik.” Derler. Allah insanların içinde olanları en iyi bilen değil midir?
Allah inanalar
ı da iyice bilir, iki yüzlüleri de iyice bilir.kimseler ki tan
ımazlar, inananlara derler: “Bizim yolumuzu tutun da günahlarınız bizim üzerimize yazılsın. Oysaki bu tanımazlar onların günahlarından hiçbirini yüklenmezler. Çünkü onlar gerçekten yalancı kimselerdir.Onlar, ne olursa olsun, kendi yüklerini, bu yüklerle birlikte daha nice yükleri ta
şıyacaklardır. Kalkış günü de, ne olursa olsun, bütün o uydurduklarından dolayı sorumlu tutulacaklardır.Gerçekten Biz Nuh’u ulusuna göndermi
şizdir. O, onların arasında dokuyüz elli yıl eğleşmişti. Sonra da onları azgın sular alıp götürmüştü. Çünkü onlar kıyıcı kimselerdi.Bunun üzerine onu da, gemide olanlar
ı da kurtardık. İşte Biz bu olayı bütün insanlara öğrwnce yaptık.Biz
İbrahim’i de gönderdik. İbrahim o gün ulusuna şunu demişti: “Allah’a tapın, Ondan sakının. İşte, Bu sizin için yey olandır, bunu bir bilseniz.Siz Allah’
ı bırakıp da putlara tapıyorsunuz. Böylece yalan uydurup duruyorsunuz. İşte Allah’ı bırakıp da taptıklarınız sizi azıklandırmıya güçleri yetmez. Onun için azığı yalnız Allah katında arayın. Yalnız Ona tapın, yalnız Ona şükredin. Sizler ancak Ona döndürüleceksiniz.Beni yalanc
ı yerine koyarsanız koyun. Çünkü sizden önceki uluslar elçilerini yalancı yerine koymuşlardı. Ancak, elçilere düşen iş, insanalrı açıktan açığa uyarmaktır, okadar."Onlar görmüyorlar m
ı, Allah önce nasıl yoktan var ediyor, sonra da öldükten sonra yeni baştan nasıl diriltiyor. İşte bunu yapmak Allah’a göre pek kolaydır.De ki: “Yeryüzünde gezin, dola
şın da görün bakın, Allah dünyayı nasıl yoktan var etmiştir. İşte Allah ondan sonrakini de böyle var edecektir. Çünkü Allahın her nesneye gücü yeticidir.Kimi dilerse ona azap eder, kimi dilerse onu da esirger. Hepiniz ancak Ona döndürüleceksiniz.
Ne yerde, ne gökte Onu i
şinden alıkoyamazsınız. Sizin Ondan başka ne bir gözeticiniz, ne de bir yardımcınız yoktur.kimseler ki ne Allah’
ın belgelerini, ne de Ona kavuşmayı tanımazlar, işte onlar Benim esirgeyiciliğimi ummıyacakalardır. Onlar için acıklı bir azap vardır.Bunun üzerine
İbrahim’in ulusunun verdiği karşılık yalnız şu oldu: “öldürün onu! Yakın onu!” Derken Allah onu ateşten kurtardı. İşte bu olayda inananlar takımı için belgeler vardır.İbrahim dedi: “Siz Allah’ı bırakıp da putları tanrı edinmişsiniz. Dünyada yaşarken böyle biribirinizle kaynaşıyorsunuz. Oysaki kalkış günü biribirinizi tanımıyacaksınız, biribirinize lanet edeceksiniz. Durağınız da ateş olacaktır. Size yardım edende bulunmıyacaktır.
Bunun üzerine Lut
İbrahim’in dinine döndü. İbrahim dedi: “Ben çalabımın buyurduğu yere göç edeceğim. Çünkü erkli, doğruyu bildirici olan Odur.Biz de Ona
İshak ile Yakup’u bağışladık. Elçiliği de, Kilap’ları da hep onun soyundan gelenlere verdik. Dünyada onun karşılığını verdik. O öbür dünyada da kesenkes iyiler arasında bulunacaktır.Lut’u da elçi olarak gönderdik. O gün Lut ulusuna demi
şti: “Sizden önce hiç kimsenin yapmadığı o çirkin işi şimdi siz mi yapıyorsunuz?Ah, siz erkeklere mi yakla
şmadınız, yoları mı kesmediniz, derneklerinizde uygunsuz işler mi yapmadınız!” ulusunun verdiği karşılık ancak şu oldu: “Eğer sen doğru bir kimse isen Allah’ın azabını bize getir de görelim.”Lut dedi: “Çalab
ım! Bu karıştırıcılar takımına karşı bana yardım et.”Eliçlerimiz
İbrahim’e o müjdeyi getirip dediler: “Bakın biz bu ilin insanlarını yok edeceğiz. Çünkü bu ilin insanları artık kıyıcı kesildiler.”İbrahim elçilerimize dedi: “Onların arasında Lut da var!” Dediler: “Biz onların arasında kimlerin bulunduğunu çok iyi biliyoruz. Onu da, ondan olanları da, ne olursa olsun, kurtaracağız. Yalnız karısını değil.”
Elçilerimiz yan
ına varınca Lut kaygılandı, onun göhsü daraldı. Elçilerimiz dediler: “korkma, kaygılanma. Biz seni de, senden olanları da kurtaracağız. Yalnız karın geride kalanlarla kalacaktır.”“Do
ğrusu Biz bu ilin insanları üzerine karıştırıcılıklarından dolayı bir kırlagan indireceğiz.”Ant olsun ki Biz o ilin art
ıklarını düşünenler için apaçık bir belge olsun diye bıraktık.Medyen’lilere de soyda
şları Şuayb’ı, eliçi olarak gönderdik. Şuayb onlara şöyle dedi: “Ey ulusum! Allah’a tapın. Son günü bekleyin. Ülkeyi karıştırmayın.”Ancak onlar
Şuayb’ı yalancı saydılar. Bunun üzerine onlar öyle bir yer sarsıntısına uğradılar ki hepsi de evlerinde yerlere serilip kaldılar.Ad ile Semut’un bar
ınak kalıntılarına bakıp başlarına gelenleri anlıyorsunuz. Şeytan onlara yol göstermiştir. Bunun üzerine onlar doğru yoldan ayrılmışlardır. Oysa ki onlar ilerisini görebilen kimselerdi.Biz Karun’u, Firavun’u, Haman’
ı da yok ettik. Musa onlara apaçık belgeler getirmişti. Onlar ise yeryüzünde büyüklük taslamışlardı. Oysaki azabı önliyecek değildirler.Bunun üzerine hepsini günahlar
ı yüzünden çarptık. Kiminin başına taş yağdırdık. Kimini de korkunç bir çarptı. Kimini yerin dibine geçirdik. Kimini de suda boğduk. Allah onlara kıymıyordu, ancak, onlar kendikendilerine kıyıyorlardı.Allah’tan ba
şkasını kendisine koruyucu edinenlerin durumu kendine yuva yapan örümceğin durumuna benzer. Oysa ki örümcek yuvasından daha çürük ev olur mu? Bunu bilselerdi.İşte allah kendini bırakıp da ne gibi nesnelere tapıyorlarsa bilir. Allah erklidir, doğruyu bildiricidir.
İşte örnekler! Biz onları insanlar için veriyoruz. Bilgin olmıyanlar bu örnekleri anlıyamazlar.
Allah yerleri, gökleri gerekti
ği gibi yarattı. İşte bunda inananlar için kesin bir belge vardır.Senin gönlüne bildirilen Kitap’
ı oku. Yalvarıya dur. Çünkü yalvarıya durma kişiyi çirkin, uygunsuz işlerden alıkoyar. Allah’ı anmak, besbelli ki, tapınmaların en büyüğüdür. Her ne işlerseniz Allah onu bilir.Kitap’l
ılarla çekişirken yolun en güzelinden başkasını tutmayın. İçlerinden kıyıcılık edenler olursa o başka. Hem onlara deyin: “Size bildirilen de inandık bize bildirlene de. Bizim tanrımız da bir, sizn tanrınız da bir. Biz kendimizi yalnız Ona veriyoruz.”İşte biz sana böyle bir Kitap bildirdik. Onun için kendilerine Kitap verdiklerimiz ona inanıyorlar. Seninkiler arasında da ona inanacak olanlar vardır. Bizim belgelerimizi yoğumsayanlar ancak tanımaz olanlardır.
Sen bundan önce kitap okur de
ğildin. Sağ elinle yazmayı da bilmezdin. Böyle olmasaydı, eğri söyliyenler besbelli ki işkilleneceklerdi.Oysa ki Kur’an, kendilerine bilim verilmi
ş olan kimselerin gönlündeki apaçık belgelerdir. Bizim belgelerimizi yadıgayanlar ise yalnız kıyıcılardır.Derler: “Ona çalab
ından belgeler gönderilmeli değil miydi? Onlara de ki: “Belgeleri ancak Allah gönderebilir. Bana gelince ben yalnız açıktan açığa uyarıcıyım, o kadar.”Yoksa onlara okunmakta olan Kur’an’
ı sana bildirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? Bunda inananlar takımı için kesin bir esirgeme, bir öğüt vardır.De ki : “Allah’
ın benimle sizin aranızda tanık olması yeter. Allah yerlerde, göklerde olanı bilir. O kimseler ki eğriye inanıp da Allah’ı tanımazlar, kendilerine yazık edenler işte onlardır.Senden azab
ı çarçabuk getirmeni isterler. Eğer belli bir süresi olmasaydı, ne olursa olsun, bu azap gelip onlara çatardı. Yine de bu azap onların hiç bir bilgisi olmadan, birdenbire gelecektir.Senden azab
ı çarçabuk getirmeni istiyorlar. İşte Cehennem tanımazları kuşatıp durmaktadır.gün azap onlar
ı başlarının üstünden, ayaklarının altından saracak da Allah onlara diyecek: “Ettiklerinizin karşılığı olan azabı tadın.”Ey inanan kullar
ım! Bakın, Benim ülkem ne kadar geniş. Öyleyse, yalnız Bana tapın.Herkes ölümü tadacakt
ır. Sonunda da ancak Bize döndürüleceksiniz.İnanıp iyilik edenleri Biz kesenkes içlerinde ırmaklar akan Cennet çardaklarında barındıracağız. Onlar hep orada kalacaklardır. İyilik edenlerin karşılığı ne güzeldir!
Onlar o kimselerdir ki katlan
ırlar, Çalaplarına dayanırlar.Nice canl
ılar vardır ki azıklarını elleri altında bulunduramazlar. Ancak onlara da, size de azığınızı veren Allah’tır. Allah işiticidir, bilicidir.E
ğer sen onlara: “Yerleri, gökleri yaratan, Güneş’e, Ay’a boyuneğdiren kimdir?” diye soracak olursan, ne de olsa “Allah’tır” diyeceklerdir.öyleyse onlar nasıl oluyor da yüz çeviriyorlar?Allah kullar
ından kimi dilerse onun azığını genişletir, ya da daraltır. Çünkü Allah her nesneyi bilicidir.E
ğer sen onlara: “Gökten su indirip de onunla yeri öldükten sonra dirilten kimdir?” diye soracak olursan, ne de olsa, “Allah’tır” diyeceklerdir. De ki: “Övülmek yalnız Allah’a yaraşır.” Ancak, onların çoğu bunu düşünmezler.Bu dünyadaki ya
şayış ancak bir eğlencedir, bir oyundur. İşte gerçek yaşayış sonra ki yurttakidir. Bunu bilmiş olsalardı.Gemiye bindiler mi, dine yürekten ba
ğlı olarak Allah’a yalvarırlar. Allah onları karaya ayak bastırıp da kurtardı mı, bu sefer de Allah’a eş koşmıya kalkışıverirler,Kendilerine edilen iyiliklere kar
şı tanımazlık etsinler, gönensinler diye! Oysa ki yakında öğreneceklerdir.Görmüyorlarm
ı ki dolaylarında insanlar birbirlerini çalıp çırpmakta iken Biz orayı saygı, güven yeri yaptık. Yine de eğri olana mı inanacaklar? Yine de Allah’ın iyiliğine karşı tanımazlık mı edecekler?Allah’a kar
şı yalan uyduran, ya da doğru kendisine gelince onu yalan sayan kimseden daha kıyıcı kim olabilir? Tanımazlar için Cehennem’de duracak yer mi yok?kimseler ki Bizim için sava
ştılar, Biz onları kesenkes doğru yollarımıza iletiriz. Çünkü Allah iyilik edenlerle birliktedir.
İslami Okul Okulların En Önemlisi