Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Kuran - 30. Sayfa - Baltacioglu

Otuzuncu Sure

RUM SURESİ

Acıyıcı, esirgeyici Allah’ın adıyla başlarım.

Elif, Lam, Mim.

Romalılar yenildiler,

Çok yakın bir yerde. Ancak, onlar bu yenilmelerinin ardından yeneceklerdir,

Birkaç yıl içinde, eninde sonunda buyruk Allah’ındır. O gün inananların da gönlü açılacaktır,

allah’ın yardımıyla. Allah kimi dilerse ona yardım eder. Allah erkli esirgeyici olandır.

Allah’ının verdiği sözdür bu! Allah verdiği sözden caymaz. Ancak, insanların pek çoğu bunu bilmezler.

Onlar dünya yaşayışının görünüşüne aldanırlar da öbür dünya ile ilgilenmezler.

Onlar kendi kendilerine düşünmezler mi ki Allah yerleri, gökleri ancak gerektiği gibi, belli bir süre içinde yaratmıştır. İşte insanların çoğu çalaplarına kavuşmaya hiç inanmazlar.

Bunlar yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden önce gelenlerin sonunun nice olduğunu görmüyorlar mı? Kaldı ki, o gelip geçenler kendilerinden daha güçlü kimselerdi. Yeri ekip biçmişler, onların oraları şenlendirdiğinden daha çok şenlendirmişlerdi. Elçileri de onlara apaçık belgeler getirmişlerdi. Demek ki Allah onlara kıymış olmuyordu, onlar kendi kendilerine kıymış oluyorlardı.

Sonra bu kötülük edenlerin sonu kötünün kötüsü oldu. Çünkü onlar Allah’ın belgelerini eğlence yerine koymuşlardı.

Allah ilkin yoktan var eder, öldükten sonra da diriltir. Sonra sizler ancak Ona döndürüleceksiniz.

Kalkış günü suçlular susup kalacaklardır.

Eş koştukları arasında kendilerine arka veren hiç kimse bulunmayacaktır. Eş koştuklarını da tanımaz olacaklardır.

Kalkış günü birbirlerinden ayrılacaklardır.

İnanıp da iyilik edenlere gelince, onlar da bir çiçek bahçesinde, sevinç içnde olacaklardır.

Tanımazlık edip de belgelerimizi, bize kavuşmayı yalan sayanlar, işte onlar da azaba çarpılmak için getirileceklerdir.

Akşama ulaşırken, erteye kavuşurken Allah’ı ululayın.

Yerlerde, göklerde de övülmek yalnız Allah’a yaraşır. İkindi vakti de, öğle vakti de Onu ululayın.

Allah ölüden diriyi, diriden de ölüyü türetir. Yeri öldükten sonra diriltir. İşte siz de böyle türetileceksiniz.

Allah’ın belgelerinden biri de, sizi topraktan yaratmış olmasıdır. Sonra siz Ademoğulları, yeryüzünün her yanına yayıldınız.

Allah’ın belgelerinden biri de size kendi özünüzden eşler yaratmasıdır. Onlarla dölenesiniz diye. Bir de aranızda sevişmeyi, esirgemeyi var etmesidir. İşte bunda düşünenler takımı için kesin belgeler vardır.

Allah’ın belgelerinden biri de yerleri, gökleri yoktan var etmesi, dillerinizin, renklerinizin biribirine uymamasıdır. İşte bütün bunlarda bilenler için kesin belgeler vardır.

Allah’ın belgelerinden biri de gece olunca uyumanız, gündüzün de Onun bol vergisini istemenizdir. İşte bunda işitenler takımı için kesin belgeler vardır.

Allah’ın belgelerinden biri de size hem korku hem de umut vermek için şimşeği göstermesidir, bir de yeri, öldükten sonra dirltmek için gökten su indirmesidir. İşte bunlarda düşüneneler takımı için kesin belgeler vardır.

Allah’ın belgelerinden biri de göğün de, yerin de Onun buyruğuyla ayakta durmasıdır. Sonra O sizi bir tek çağrıyla çağırınca da yerden çıkarılacaksınız.

Yerlerde, göklerde ne varsa hep Onundur. Hepsi de Ona boyun eğicidir.

İlkin yoktan var eden, öldükten sonra da dirilten Odur. Bu, Onun için pek kolaydır. Yerlerde olsun, göklerde olsun, en yüce ad, san Onundur. O erklidir, doğruyu bildiricidir.

Allah size örneği kendi kendinizden veriyor: elinizin altında bulunan köleleriniz arasında size verdiğimiz azıkları eşit olarak paylaştığınıız, hem de kendinizi sayar gibi saydığınız ortaklar var mıdır hiç? İşte Biz düşünenler takımına belgelerimizi böyle uzun uzun anlatırız.

Besbelli ki kıyıcılık eden o kimseler bilgisizce kendi dürtülerine uydular. Allah’ın yoldan çıkardığını kim bir daha yola getirebilir? Bu gibilerin yardımcıları da yoktur.

Öyleyse kendini, birleyici olan dine doğrult. Bu, Allah’ın yarattığı dindir, Allah insanalrı da ona göre yaratmıştır. Allah’ın yarattığını kimse bozamaz. Dosdoğru din, işte bu dindir. Ancak, insanların pek çoğu bunu bilmezler.

Allah’a dönün. Ondan sakının. Namaz kılın. Sakın Allah’a eş koşanlardan,

Dinlerini darmadağın edenlerden, bölüklere parçalananlardan, yalnız kendinin olanla övünenler takımından olmayın.

İnsanlar başlarına bir sıkıntı geldi mi, çalaplarına dönüp yalvarırlar. Sonra Allah onlara kendiliğinden esirgeyicilik tattırdı mı, onlardan bir takımı hemen çalaplarına eş koşmıya başlarlar,

Bizim kendilerine vardiklerimize karşı tanımazlık etmek için. Gönenip durun bakalım. Yakında öğrenirsiniz.

Yoksa biz onlara eş koştuklarını doğrulayan bir dayanak mı gönderdik?

Biz insanlara esirgeyiciliğimizi tattırdık mı, onlar bundan dolayı sevinirler. Kendi işledikleri işlerden dolayı da onlara bir kötülük erişti mi bu sefer de umutsuzluğa düşerler.

Görmüyorlarmı ki işte Allah dilediğinin azığını genişletir, ya da daraltır. İşte bunda inananlar takımı için kesin belgeler vardır.

Yakınlara, düşkünlere, yolda kalanlara hakkını ver. Böylesi Allah’a kavuşmayı diliyenler için yeydir. İşte onanlar bunlardır.

Başkalarının malıyla artsın diye faize yatırdığınız para Allah’ın yanında artmış olmaz. Ancak Allah’ın dilediğini elde etmek için verdiğiniz zekat böyle değildir. Mallarını kat kat artıranlar işte bunlardır.

Allah siz yoktan var eden, sonra sizi azıklandıran, sonra sizin canınızı alan, sonra da sizi diriltecek olandır. Sizin eş koştuklarınızdan hangisi bunlardan birini yapabilir? Allah uludur, sizin bütün eş koştuklarınızdan yücedir.

İnsanların bile bile işledikleri suçlar yüzünden karada, denizde karışıklıklar baş gösterdi. Bunun böyle olması işledikleri suçların bir kısmının azabını onlara tattırmak içindi, gerisin geriye dönsünler diye.

De ki yeryüzünde dolaşın da bundan önce gelip geçenlerin sonu nice oldu, bir görün. Onların pek çoğu Allah’a eş koşan kimselerdi.

Allah’ın kimsenin geri çeviremiyeceği o günü gelmeden önce kendini dosdoğru dine doğrult. O gün insanlar bölük bölük olacaklardır.

Herkim tanımazlık edecek olursa onun bu tanımazlığı kendine karşı olur. Herkim de iyilik işlerse o da yerini sağlamış olur.

Bu da inanıp iyilik işliyenlere Allah’ın bol vergisiyle karşılıklarını vermesi içindir. Çünkü Allah tanımazları sevmez.

Allah’ın belgelerinden biri de yelleri, yağmur müjdecileri olarak göndermesidir. Bu, size esirgeyiciliğini tattırmak, gemileri buyruğuyla yüzdürmek, bir de Onun bol vergisini dilemeniz içindir, şükredesiniz diye.

Ant olsun ki Biz senden önce kendi uluslarına nice elçiler göndermiştik. Onlara, apaçık belgeler getirmişlerdi. Bunun üzerine Bizde o suçlulardan öç almıştık.inanalara yardım etmek Bizim boynumuza borç olmuştur.

Allah ki yelleri gönderir. Onlar da bulutları kaldırırlar. Allah o bulutları gökte dilediği gibi yayar, parçalar da. Derken aralarından yağmur boşanır. Artık bu yağmuru kullarından kimleri dilerse onların bölgesine düşürür, onlar da sevinç içinde kalırlar.

Oysaki onlar bundan önce üzerlerine yağmur indireceğinden umutlarını kesmişlerdir.

Bak, Allah esirgeyiciliğini nasıl da belirtiyor,yeri öldükten sonra nasıl dirltiyor. İşte O ölüleri besbelli ki böyle diriltecektir. Çünkü Onun her nesneye gücü yeticidir.

Biz bir yel göndeririz, onlar da ekinlerinin saradığını görürlerse, bunun ardından ne de olsa tanımazlık ederler.

Ant olsun ki sen sesini ne olülere işittirebilirsin, ne de arkasını dönen sağırlara işittirebilirsin.

Sen körleri de sapkınlıktan ayırıp doğru yola getiremezsin. İşte sen yalnız belgelerimize inanlara sözünü dinletebilirsin. Bunlar kendini Bize verenlerdir.

Allah ki, sizi önce güçsüz olarak yarattı. Sonra bunun ardından güçsüzlüğü güçlülüğe çevirdi. Güçlülükten sonra da yine güçsüzlüğe, ak saçlılığa çevirdi. O, dilediğini yoktan var eder. O, bilici, gücü yetici olandır.

Kalkış olacağı gün suçlular, biz dünyada bir saatten çok kalmadık diye ant içeceklerdir. Böylece yalan söylemiş olacaklardır.

Ancak kendilerine Kitap’la inanç verilenler onlara diyeceklerdir: “Siz Allah’ın Kitap’ına uygun olarak dirilme gününe kadar kaldınız. İşte dirilme günü bu gündür.ancak siz bunu hiç bilmediniz.

gün kıyıcıların ileri sürecekleri engeller işe yaramıyacak, tövbe etmeleri de istenmiyecektir.

Ant olsun ki Biz bu Kur’an’da insanlar için örneklerin her türlüsünü verdik. Eğer onlara da Musa’nın beyez eliyle değneği gibi belgeler getirmiş olsaydık, yine de tanımıyacaklar, “Sizler ancak yalancı kimselersiniz” diyeceklerdir.

İşte Allah kendini bilmiyenlerin yüreğini böyle körletir.

Artık katlan. Çünkü Allah’ın verdiği söz doğrudur. Bunu kesin olarak bilmiyenler sakın seni gevşetmesinler.