Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Otuz Birinci Sure - Baltacioglu - 31. Sayfa

Otuz Birinci Sure

LOKMAN SURESİ

Acıyıcı, esirgeyici Allah’ın adıyla başlarım.

Elif, Lam, Mim.

İşte bunlar doğruyu bildirici Kitap’ın belgeleridir,

iyilik edenler için doğru yolu göstericidir, esirgemedir.

kimseler ki yalvarıya dururlar, zekat verirler, öbür dünyanın varlığına kanasıya inanırlar,

çalaplarının doğru yolu üzerinde olanlar bunlardır, onanlar da bunlardır.

İnsanlar arasında öyleleri vardir ki hiç bir bilgileri olmadan doğru yoldan çıkarmak, bu yolu eğlence yerine koymak için bir takım boş sözler edinmişlerdir. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

Ona belgelerimiz okundu mu, sanki bunları işitmemiş, sanki kulaklarında ağırlık varmış da işitmiyormuş gibi büyüklük taslayıp yüzçevirir. Artık ona acıklı bir azabı müjdele.

Gerçekten o kimseler ki inanıp iyilik işlerler, onlar için dirlikli cennetler vardır.

Onlar hep orada kalacaklardır. Allah’ın verdiği söz doğrudur. O, erklidir, doğruyu bildiricidir.

Gökleri, gördüğünüz gibi, direksiz yaratmış, yeryüzüne, sizi sarsmasın diye yüksek dağları yerleştirmiş, onun üzerine hayvanların her türlüsünü dağıtmıştır. Gökten su indirip yeryüzünde güzel bitkilerin her türlüsünü bitirdik.

Allah’ın yarattıkları bunlardır. Şimdi siz de Allah’tan başkalarının yarattıklarını gösterin bana. Yok, o kıyıcılar, açıktan açığa sapkınlık içindedirler.

Gerçekten biz Lokman’a doğrunu düşüncesini verdik, Allah’a şükretsin diye. Herkim şükredecek olursa ancak kendi yararına şükretmiş olur. Herkim de tanımazlık edecek olursa bilsin ki Allah kendi kendine yeticidir, övülücüdür.

gün Lokman oğluna öğüt verirken şöyle demişti: “oğlum! Sakın Allah’a eş koşayım deme. Çünkü Allah’a eş koşma besbelli ki en büyük kıyıcılıktır.

Biz insana anasını, babasını saymasını salık verdik. Anası onu ne sıkıntılarla karnında taşımıştı. Emzirmesi de iki yıl sürmüştü. Bana da, anana, babana da şükret. Sonunda ancak bana dönülecektir.

Eğer üzerlerinde hiç bir bilgin olmıyan bir varlığa bana eş koşmak için seninle uğraşacak olurlarsa sakın onlara boyun eğmiyesin. Yalnız dünya işlerinde onlarla iyi geçin. Bana bağınanların yolundan git. Sonunda da ancak Bana döneceksiniz. Ben de bütün yapmış olduklarınızı size bildireceğim.

“oğulcuğum! Doğrusu işlediğin iş bir hardal tanesi kadar küçük de olsa, kayanın içinde, göklerde, yerin altında bulunsa, yine de Allah onu tartıya alacaktır. Çünük Allah kavrayıcıdır, bilgilidir.

Oğulcuğum! Yalvarıya dur, uygunu buyur, uygunsuzdan alıkoy. Başına geleceklere katlan. Çünkü yapılması boynuna borç olan işler bunlardır.

İnsanlardan yüz çevirme. Yerin üzerinde çalımlı çalımlı yürüme. Çünkü Allah büyüklük taslıyanları, övünenleri sevmez.

Ağır başlı yürü, sesini alçalt, çünkü seslerin en çirkini besbelli ki eşeğin sesidir.

Görmüyor musunuz, gerçekten allah yerlerde, göklerde ne varsa hepsine sizin için boyun eğdirmiş, açık, gizli, size olan bütün iyiliklerini sonuna erdirmiştir. Böyle iken yine de insanlar arsında öyleleri vardır ki hiçbir bilgisi olmadan, kılavuzu, aydınlatıcı kitabı yokken yine de Allah üzerinde çekişip dururlar.

Onlara, Allah’ın bildirdiğine uyun denilince de “Yok, bizim atalarımız neye uyuyordularsa biz de ona uyarız” derler. Ya Şeytan onları alevli ateşe çağırıyor idiyse?

Herkim iyilik edip kendini Allah’a verecek olursa gerçekten o kimse sapasağlam bir kulpa yapışmış olur. Her işin sonu Allah’a varır.

Herkim tanımazlık edecek olursa onun tanımazlığı sakın seni kaygılandırmasın. Sonra hepsi Bize döneceklerdir. Biz de neler işlediklerini onlara bildireceğiz. Çünkü Allah içlerde saklı olanları bilicidir.

Biz onları önce biraz gönendirir, sonra da en ağır azaba katlanmak zorunda bırakırız.

Ant olsun ki sen onlara, yerleri, gökleri kimin yarattığını soracak olursan kesenkes, “Allah” derler. Sen de onlara, “Övülmek yalnız Allah’a yaraşır” de. Yok, onların pek çoğu bilmezler.

Yerlerde, göklerde ne varsa hepsi Allah’ındır. İşte Allah kendi kendine yeticidir, övülücüdür.

Yeryüzündeki ağaçlar birer kalem, deniz de mürekkep olsa da, ardından denize yedi deniz daha katılsaydı, bunlar tükenir de Allah’ın sözleri tükenmezdi. Allah erklidir, doğruyu bildiricidir.

Sizin yaratılmanız da, sonra yeniden dirltilmeniz de Onun için bir tek kimseninki gibidir. İşte Allah işiticidir, görücüdür.

Görmüyor musun, allah geceyi gündüze, gündüzü de geceye katıyor. Güneşe de aya da baş eğdiriyor. Herbiri belli bir sona kadar yürüyüp gider. İşte Allah bütün işlediklerinizden bilgilidir.

Bu da şundan: Çünkü Allah doğrunun kendisidir. Onu bırakıp da taptıklarınız ise hep eğridir. Gerçekten allah yüce, ulu olandır.

Görmüyor musun, gemiler allah’ın iyiliğinden ötürü denizde yüzüp gidiyorlar. Bununla size belgelerinden bir kısmını göstermiş oluyor. Bunda çok katlananlarla, çok şükredenler için belgeler vardır.

Onları dağlar gibi dalgalar kapladı mı, dinine yürekten bağlı insanlar gibi Allah’ı çağırırlar. Allah onları kurtarıp da karaya çıkardı mı, içlerinden bir takımı bocalamıya başlar. Bizim belgelerimizi yalnız taş yürekli, iyilik bilmez olanlar tanımazlar.

Ey insanlar! Çalabınızdan sakının. Ne baba çocuğunun, ne de çocuk babasının yükünü yüklenemiyeceği o günden ürkün. Çünkü Allah’ın verdiği söz doğrudur.öyleyse dünya yaşayışı sakın sizi aldatmasın. Aldatıcı Şeytan sakın sizi Allah üzerine aldatmasın.

Kalkış gününün bilgisi, işkilsiz Allah’ın kendisindedir. Yağmuru indiren, döl yataklarındakileri bilen Odur. Hiçbir kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Çünkü yalnız Allah bilicidir, bilgilidir.