Otuz Birinci Sure - Baltacioglu - 31. Sayfa
Otuz Birinci Sure
LOKMAN SURES
İAc
ıyıcı, esirgeyici Allah’ın adıyla başlarım.Elif, Lam, Mim.
İşte bunlar doğruyu bildirici Kitap’ın belgeleridir,
iyilik edenler için do
ğru yolu göstericidir, esirgemedir.kimseler ki yalvar
ıya dururlar, zekat verirler, öbür dünyanın varlığına kanasıya inanırlar,çalaplar
ının doğru yolu üzerinde olanlar bunlardır, onanlar da bunlardır.İnsanlar arasında öyleleri vardir ki hiç bir bilgileri olmadan doğru yoldan çıkarmak, bu yolu eğlence yerine koymak için bir takım boş sözler edinmişlerdir. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.
Ona belgelerimiz okundu mu, sanki bunlar
ı işitmemiş, sanki kulaklarında ağırlık varmış da işitmiyormuş gibi büyüklük taslayıp yüzçevirir. Artık ona acıklı bir azabı müjdele.Gerçekten o kimseler ki inan
ıp iyilik işlerler, onlar için dirlikli cennetler vardır.Onlar hep orada kalacaklard
ır. Allah’ın verdiği söz doğrudur. O, erklidir, doğruyu bildiricidir.Gökleri, gördü
ğünüz gibi, direksiz yaratmış, yeryüzüne, sizi sarsmasın diye yüksek dağları yerleştirmiş, onun üzerine hayvanların her türlüsünü dağıtmıştır. Gökten su indirip yeryüzünde güzel bitkilerin her türlüsünü bitirdik.Allah’
ın yarattıkları bunlardır. Şimdi siz de Allah’tan başkalarının yarattıklarını gösterin bana. Yok, o kıyıcılar, açıktan açığa sapkınlık içindedirler.Gerçekten biz Lokman’a do
ğrunu düşüncesini verdik, Allah’a şükretsin diye. Herkim şükredecek olursa ancak kendi yararına şükretmiş olur. Herkim de tanımazlık edecek olursa bilsin ki Allah kendi kendine yeticidir, övülücüdür.gün Lokman o
ğluna öğüt verirken şöyle demişti: “oğlum! Sakın Allah’a eş koşayım deme. Çünkü Allah’a eş koşma besbelli ki en büyük kıyıcılıktır.Biz insana anas
ını, babasını saymasını salık verdik. Anası onu ne sıkıntılarla karnında taşımıştı. Emzirmesi de iki yıl sürmüştü. Bana da, anana, babana da şükret. Sonunda ancak bana dönülecektir.E
ğer üzerlerinde hiç bir bilgin olmıyan bir varlığa bana eş koşmak için seninle uğraşacak olurlarsa sakın onlara boyun eğmiyesin. Yalnız dünya işlerinde onlarla iyi geçin. Bana bağınanların yolundan git. Sonunda da ancak Bana döneceksiniz. Ben de bütün yapmış olduklarınızı size bildireceğim.“o
ğulcuğum! Doğrusu işlediğin iş bir hardal tanesi kadar küçük de olsa, kayanın içinde, göklerde, yerin altında bulunsa, yine de Allah onu tartıya alacaktır. Çünük Allah kavrayıcıdır, bilgilidir.O
ğulcuğum! Yalvarıya dur, uygunu buyur, uygunsuzdan alıkoy. Başına geleceklere katlan. Çünkü yapılması boynuna borç olan işler bunlardır.İnsanlardan yüz çevirme. Yerin üzerinde çalımlı çalımlı yürüme. Çünkü Allah büyüklük taslıyanları, övünenleri sevmez.
A
ğır başlı yürü, sesini alçalt, çünkü seslerin en çirkini besbelli ki eşeğin sesidir.Görmüyor musunuz, gerçekten allah yerlerde, göklerde ne varsa hepsine sizin için boyun e
ğdirmiş, açık, gizli, size olan bütün iyiliklerini sonuna erdirmiştir. Böyle iken yine de insanlar arsında öyleleri vardır ki hiçbir bilgisi olmadan, kılavuzu, aydınlatıcı kitabı yokken yine de Allah üzerinde çekişip dururlar.Onlara, Allah’
ın bildirdiğine uyun denilince de “Yok, bizim atalarımız neye uyuyordularsa biz de ona uyarız” derler. Ya Şeytan onları alevli ateşe çağırıyor idiyse?Herkim iyilik edip kendini Allah’a verecek olursa gerçekten o kimse sapasa
ğlam bir kulpa yapışmış olur. Her işin sonu Allah’a varır.Herkim tan
ımazlık edecek olursa onun tanımazlığı sakın seni kaygılandırmasın. Sonra hepsi Bize döneceklerdir. Biz de neler işlediklerini onlara bildireceğiz. Çünkü Allah içlerde saklı olanları bilicidir.Biz onlar
ı önce biraz gönendirir, sonra da en ağır azaba katlanmak zorunda bırakırız.Ant olsun ki sen onlara, yerleri, gökleri kimin yaratt
ığını soracak olursan kesenkes, “Allah” derler. Sen de onlara, “Övülmek yalnız Allah’a yaraşır” de. Yok, onların pek çoğu bilmezler.Yerlerde, göklerde ne varsa hepsi Allah’
ındır. İşte Allah kendi kendine yeticidir, övülücüdür.Yeryüzündeki a
ğaçlar birer kalem, deniz de mürekkep olsa da, ardından denize yedi deniz daha katılsaydı, bunlar tükenir de Allah’ın sözleri tükenmezdi. Allah erklidir, doğruyu bildiricidir.Sizin yarat
ılmanız da, sonra yeniden dirltilmeniz de Onun için bir tek kimseninki gibidir. İşte Allah işiticidir, görücüdür.Görmüyor musun, allah geceyi gündüze, gündüzü de geceye kat
ıyor. Güneşe de aya da baş eğdiriyor. Herbiri belli bir sona kadar yürüyüp gider. İşte Allah bütün işlediklerinizden bilgilidir.Bu da
şundan: Çünkü Allah doğrunun kendisidir. Onu bırakıp da taptıklarınız ise hep eğridir. Gerçekten allah yüce, ulu olandır.Görmüyor musun, gemiler allah’
ın iyiliğinden ötürü denizde yüzüp gidiyorlar. Bununla size belgelerinden bir kısmını göstermiş oluyor. Bunda çok katlananlarla, çok şükredenler için belgeler vardır.Onlar
ı dağlar gibi dalgalar kapladı mı, dinine yürekten bağlı insanlar gibi Allah’ı çağırırlar. Allah onları kurtarıp da karaya çıkardı mı, içlerinden bir takımı bocalamıya başlar. Bizim belgelerimizi yalnız taş yürekli, iyilik bilmez olanlar tanımazlar.Ey insanlar! Çalab
ınızdan sakının. Ne baba çocuğunun, ne de çocuk babasının yükünü yüklenemiyeceği o günden ürkün. Çünkü Allah’ın verdiği söz doğrudur.öyleyse dünya yaşayışı sakın sizi aldatmasın. Aldatıcı Şeytan sakın sizi Allah üzerine aldatmasın.Kalk
ış gününün bilgisi, işkilsiz Allah’ın kendisindedir. Yağmuru indiren, döl yataklarındakileri bilen Odur. Hiçbir kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Çünkü yalnız Allah bilicidir, bilgilidir.
İslami Okul Okulların En Önemlisi