Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Kuran - 47. Sayfa - Baltacioglu

47. Sure

MUHAMMED SURESİ

 

Acıyıcı, esirgeyici Allah’ın adıyla başlarım.

1) O kimseler ki, Allah’ı tanımazlar, Allah’ın yolundan yüz çevirirler, Allah onların işledikleri iyilikleri boşa çıkaracaktır.

2) O kimseler ki inanırlar, iyilik işlerler, Muhammed’e bildirilen Kitap’a , onun, çalabından gelen bir doğru olduğuna inanırlar, Allah onların kötülüklerini örtecek, durumlarını düzeltecektir.

3) Şunun için ki tanımıyanlar eğriye inanırlar, inananlar ise çalaplarından gelen doğruya inanırlar. İşte Allah insanlara örneklerini böyle verir.

4) Onun için tanımazlarla savaşta karşılaşınca onların boyunlarını vurun. Tepeledikten sonra onları sıkı tutun. Savaş bittikten, ağırlıklar bırakıldıktan sonra onları bağış, ya da kurtulmalık olarak koyverin. Tutulacak yol budur. Eğer Allah dileseydi onlardan öç almasını da bilirdi. Ancak Allah, kiminizi kiminizle sınamak ister. Allah kendi uğrunda öldürülenlerin işlediklerini boşa çıkarmıyacaktır.

5) Allah onları doğru yola iletecek, onların durumlarını düzeltecektir,

6) onları kendilerine anlattığı Cennet’e sokacaktır.

7) Ey inananlar! Eğer Allah’a yardım ederseniz Allah da size yardım eder, sizin ayaklarınızı kaydırmaz.

8) O kimseler ki Allah’ı tanımazlar, onlar tepesi üstü düşüp gebersinler. Allah onların bütün işediklerini boşa çıkaracaktır.

9) Şunun için ki onlar Allah’ın bildirdiğini beğenmediler. Allah da onların işlediklerini yok edecektir.

10) Onlar yeryüzünü gezip dolaşıp da kendilerinden önce gelip geçenlerin sonu nice oldu görmediler mi? Allah onların kökünü kırdı. Allah’ı tanımıyanların başına bunun benzerleri gelecektir.

11) Şunun için ki gerçekten Allah inanan kimselerin koruyucusudur. Onu tanımıyanların ise koruyucusu olmaz.

12) Gerçekten Allah inananları, iyilik işliyenleri içinden ırmaklar akan cennetlere sokacaktır. Tanımıyanlara gelince, onlar gönenecekler, davarlar gibi yiyip içeceklerdir. Onların durağı ateş olacaktır.

13) Biz senin çıkarıldığın ilden gücce çok üstün olan nice illeri yok etmiştik. Onlara yardım eden olmamıştı.

14) Çalabından apaçık bir belge edinmiş olan kimse, yaptığı kötülükler kendisine güzel gösterilen bir kimse gibi, dürtülerine kapılan kimseler gibi olur mu?

15) Sakınanlara adanan Cennet öyle bir Cennet’tir ki orada sasımamış su ırmakları, tadı bozulmamış süt ırmakları, içenlere tad veren şarap ırmakları, süzülmüş bal ırmakları vardır. Yine onlar için orada her türlü ürünler, çalaplarından yarlıganma vardır. Bu kimseler hep ateşte kalacak, bağırsaklarını paralıyacak kaynar suları içecek olan kimseler gibi olabilirler mi?

16) Onlar arasında öyleleri vardır ki önce seni dinlerler, yanından çıktıktan sonra da kendilerine bilim verilenlere: “Demin ne demişti o?” derler. İşte onlar Allah’ın yüreklerini katılaştırdığı kimselerdir. Onlar kendi dürtülerine kapılmışlardır.

17) O kimseler ki doğru yolu tutarlar, Allah onların doğruluklarını artırır, onların sakınırlıklarını sağlar.

18) Onların bekledikleri, azabın birdenbire gelip çatmasından başkası mıdır? İşte onun geleceğini gösteren belirtiler görülüyor. Artık onların uslanmaları ne işe yarıyacak?

19) Öyleyse sen de bil ki Allah’tan başka tanrı yoktur. Hem kendin, hem de erkek, kadın inananlar için yarlıganma dile. Allah nerelerde dönüp dolaşacağınızı, sonunda nerede duraklıyacağınızı bilir.

20) O kimseler ki Allah’a inanırlar, hem de: “Bize bir süre bildirilmeliydi” derler, hiç değişmez bir süre bildirilip de onun içinde savaş sözü geçince, içi bozuk olanları görürsün, ölümün kendisini bitkinleştirdiği kimsenin bakışıyla sana bakıp dururlar. Korktukları başlarına gelsin.

21) Onlara yakışan boyun eğmekti, uygun olanı söylemekti. İşe girişilince de Allah’a karşı verdikleri sözü tutsalardı onlar için daha iyi olurdu.

22) Sizler iş başına gelecek olursanız ülkede karışıklık çıkarmak, yakınlık bağlarını koparmak sizden beklenmez olur mu?

23) Bunlar o kimselerdir ki Allah kendilerini lanetlemiş, kulaklarını sağır, gözlerini kör etmiştir.

24) Kur’an’ı inceden inceye düşünmüyorlar mı? Yoksa onların yürekleri katılaştırılmış mıdır?

25) Kendilerine doğru yol açıkça gösterildikten sonra gerisin geriye dönenleri kandıran, umutlara düşüren Şeytan’dır.

26) Bu da şundan: İşte onlar Allah’ın bildirdiğinden irkilenlere: “Biz size kimi işlerde uyacağız” demişlerdi. Oysaki Allah onları gizli tuttukların bilir.

27) Melekler onların yüzlerine, arkalarına vura vura canlarını alırken durumları nice olacak?

28) Şunun için ki onlar Allah’ı öfkelendirecek işlere kapıldılar, onun dileğini elde etmekten uzak kaldılar. Bunun için Allah da onların bütün işlediklerini boşa çıkardı.

29) Yoksa içi bozuk olanların hınçlarını Allah ne de olsa ortaya koymıyacak mı sandılar?

30) Eğer Biz dileseydik ne de olsa onları sana gösterirdik. Sen de onları yüzlerinden, söz söyleyişlerinden kesenkes tanırdı. Allah bütün işlediklerinizi bilir.

31) Ant olsun ki Biz kesenkes seni sınayacağız. İçinizde din uğrunda savaşanlarla katlananları bilinceye kadar. Sizin için söylenenleri de sınayacağız.

32) O kimseler ki Allah’ı tanımazlık ettiler, Allah’ın yolundan saptılar,kendileri için doğru yol besbelli olduktan sonra elçiye karşı geldiler, onlar Allah’a hiç bir zarar veremezler, Allah onların yaptıklarını boşa çıkarır.

33) Ey inananlar! Allah’a boyun eğin, elçisine de boyun eğin, işlediklerinizi boşa çıkarmayın.

34) O kimseler ki Allah’ı tanımazlık ettiler, Allah’ın yolundan saptılar, sonra da Allah’ı tanımaz olarak öldüler, artık Allah onları yarlıgamıyacaktır.

35) Onun içn sakın gevşeklik göstermeyin, gücce çok üstün iken sakın barış istemeyin. Allah sizinledir. İşlediklerinizin değerini eksiltecek de değildir.

36) Gerçekten dünya yaşayışı bir oyuncaktır, bir eğlencedir, o kadar. Eğer inanır, sakınırsanız Allah da size karşılığını verir de sizin mallarınızı istemez.

37) Eğer mallarınızı istiyecek bunun için sizi sıkıştıracak olsaydı cimri kesilirdiniz, hınçlarınızı açığa vurmuş olurdunuz.

38) Sizler o kimselersiniz ki Allah uğrunda yoksulları geçindirmeye çağrılıyorsunuz. Ancak, içinizde cimrilik edenler vardır. Herkim cimrilik edecek olursa ancak kendine karşı cimrilik etmiş olur. Allah kimsenin eline bakmaz. Siz insanlar ise yoksulsunuz. Eğer Ondan yüz çevirecek olursanız yerinize sizden başka bir ulusu kor. Hem onlar hiç de sizin gibi olmazlar.