Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Kuran - 53. Sayfa - Baltacioglu

53. Sure

NECM SURESİ

 

Acıyıcı, esirgeyici Allah’ın adıyla başlarım.

 

1) Batmakta olan yıldız hakkı için,

2) yoldaşınız doğru yoldan hiç ayrılmadı, azıtmadı.

3) O, kendiliğinden konuşmuyor da.

4) Onun söyledikleri, ancak, gönlüne bildirilenlerdir.

5) Bunu ona bildiren, gücü pek Cebrail’dir.

6) Gür yapılı Cebrail doğruluverdi,

7) gök bitiminin yücereğinde.

8) Sonra ona yaklaştı da aşağıya sarkıverdi.

9) Araları iki yay kadar, daha bile az kalmıştı.

10) Derken Allah’ın kendi gönlüne bildirdiklerini, kulunun gönlüne bildirdi.

11) Gözleriyle gördüklerini gönlü de doğruladı.

12) Şimdi siz onun gözleriyle gördüklerini onunla çekişmek mi isityorsunuz?

13) Ant olsun ki Cebrail’i bir kez daha görmüştü.

14) Aşılmaz Sınır’ın yanıbaşında.

15) İnananların barınağı olan Cennet de onun yanıbaşındadır.

16) O Aşılmaz Sınır’ı neler kaplamıştı, neler!

17) Gözü hiçbir yana kaymadı, sağa sola da dönmedi.

18) Ant olsun ki o çalabının pek büyük belgelerini görmüştü.

19) Lat, Uzza putlarına ne dersiniz?

20) Ya bunların üçüncüsü olan Menat putuna ne dersiniz?

21) Oğlan çocuk sizinmiş de, kız Onunmuş , öyle mi?

22) Bu ne biçimsiz paylaşmadır böyle?

23) Bunlar ancak sizin, atalarınızın uydurduğu, adı var kendi yok olanlardır. Hem Allah onlara hiç bir kanıt da göndermemiştir. Onlar yalnız kuruntularına, dürtülerine kapılıyorlar. Ant olsun ki kendilerine çalaplarından bir yol gösterici de gelmiştir.

24) İnsan her umduğunu bulur mu?

25) Gerçekten öbür dünya da Allah’ındır, bu dünya da.

26) Göklerde nice melekler vardır da onların kayırıcılıkları hiç bir işe yaramaz. Meğer ki bu kayırıcılık Allah’ın dilediği bir kimse için uygununu vermesinden sonra ola.

27) İşte o kimseler ki öbür dünyaya inanmazlar, meleklere dişi adları takıp dururlar,

28) Onların bu işte hiç bir bilgileri yoktur. Onlar kuruntularına kapılıyorlar, o kadar kuruntu ise besbelli ki doğrunun yerini tutamaz.

29) Onun için sen de Bizim Kur’an’ımıza arkasını dönen, dünya yaşayışından başkasını da istemiyen kimseden yüz çevir.

30) Onların bilimden payları işte bu kadardır. Çünkü senin çalabın, kim kendi yolundan çıkmıştır, kim doğru yolu tutmuştur, çok iyi bilir.

31) Yerlerde, göklerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Onun için kötülük edenleri yaptıklarına göre cezalandırır, güzel işler işliyenlere de daha güzel karşılıklar verir.

32) Bu sonuncular, ufak tefek olanları bir yana, büyük günahlardan, çirkin işlerden kaçınan kimselerdir. Çünkü senin çalabın yarlıgaması bol olandır. Sizi topraktan var ettiği sırada, siz daha analarınızın karnında birer döl olduğunuz sırada da sizin ne olduğunuzu çok iyi bilen Odur. Onun için kendinizi aklamıya kalkışmayın. Çünkü O kimin sakınır olduğunu çok iyi bilendir.

33) Şu döneklik eden kimseye ne dersin?

34) Önce inanır gibi oldu. Sonra da yüreği katılaşıverdi!

35) Görünmiyenin bilgisi kendi yanındadır da, onun için mi görüyorlar?

36) Yoksa o Musa’nın sayfalar üzerinde yazılı olanlardanbilgili değil mi?

37) Doğruluk örneği İbrahim’in sayfaları üzerinde yazılı olanları bilmiyor mu? Şunlar:

38) “Hiçbir kimse başka bir kimsenin günahını yüklenemez.”

39) Herkes ettiğini bulur.

40) Herkesin işledikleri ölçüye vurulacaktır.

41) Sonra herkes ettiklerinin tam karşılığını görecektir.

42) Gerçekten her işin sonu Allah’a varır.

43) İşte güldüren de Odur, ağlatan da O.

44) İşte öldüren de Odur, dirilten de O.

45) İşte erkek, dişi, çift yaratan da Odur.

46) Atılan bir atmık damlasından yaratan.

47) Sonra onu yeniden diriltmekte yine Onun elindedir.

48) İşte kimsenin eline baktırmıyan, gözleri doyuran da Odur.

49) İşte Şı’ra yıldızının çalabı da Odur.

50) İşte O ilk Ad’ı yok etmiştir.

51) Semut’u da tek kişi kalmayıncaya kadar yok etmiştir.

52) Daha önce Nuh ulusunu da yok etmişti. Çünkü onlar çok kıyıcı, çok taşkın kimseler idiler.

53) Suçluların altını üstüne getirdi,

54) Onları sardıkça sardı.

55) Artık sen çalabının hangi iyiliğinden işkillenebilirsin?

56) Bu uyarıcı da bundan önceki uyarıcılar gibidir.

57) Kalkış günü yaklaştıkça yaklaştı.

58) Onu Allah’tan başkası geciktiremez.

59) Yoksa siz bu Kur’an’a mı şaşıyorsunuz?

60) Ağlayacak yerde gülüyorsunuz.

61) okunurken ırlanıp duruyorsunuz!

62) Haydi, Allah’a secde edin, Ona tapın.