059-el-HAŞR - Diyanetvakfi - 59. Sayfa
59-el-HAŞR
Medine'de inmiştir. 2 - 7. âyetlerinde yahudi kabilelerinden Nadîroğullarının
sürülmeleri hakkında bilgi verdiği için bu adı almıştır. 24 (yirmidört) âyettir.
Rahmân ve Rahîm (olan)
Allah'ın adıyla.
1. Göklerde ve yerde olanların
hepsi Allah'ı tesbih etmektedir. O, üstündür, hikmet sahibidir.
2. Ehl-i kitaptan inkâr edenleri,
ilk sürgünde yurtlarından çıkaran O'dur. Siz onların çıkacaklarını
sanmamıştınız. Onlar da kalelerinin, kendilerini Allah'tan koruyacağını
sanmışlardı. Ama Allah (O'nun azabı), onlara beklemedikleri yerden geliverdi.
O, yüreklerine korku düşürdü; öyle ki evlerini hem kendi elleriyle, hem de
müminlerin elleriyle harap ediyorlardı. Ey akıl sahipleri! İbret alın.
3. Eğer Allah onlara sürgünü
yazmamış olsaydı, elbette onları dünyada (başka şekilde) cezalandıracaktı.
Ahirette de onlar için cehennem azabı vardır.
4. Bu, onların Allah'a ve
Peygamberine karşı gelmelerinden dolayıdır. Kim Allah'a karşı gelirse bilsin ki
Allah'ın cezalandırması çetindir.
5. Hurma ağaçlarından, herhangi
birini kesmeniz veya olduğu gibi bırakmanız hep Allah'ın izniyledir ve O'nun
yoldan çıkanları rezil etmesi içindir.
6. Allah'ın, onlardan (mallarından)
Peygamberine verdiği ganimetler için siz at ve deve koşturmuş değilsiniz. Fakat
Allah, peygamberlerini dilediği kimselere karşı üstün kılar. Allah her şeye
kadirdir.
7. Allah'ın, (fethedilen) ülkeler
halkından Peygamberine verdiği ganimetler, Allah, Peygamber, yakınları,
yetimler, yoksullar ve yolda kalmışlar içindir. Böylece o mallar, içinizden
yalnız zenginler arasında dolaşan bir devlet olmaz. Peygamber size ne verdiyse
onu alın, size ne yasakladıysa ondan da sakının. Allah'tan korkun. Çünkü
Allah'ın azabı çetindir.
8. (Allah'ın verdiği bu ganimet
malları,) yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılmış olan, Allah'tan bir lütuf
ve rıza dileyen, Allah'ın dinine ve Peygamberine yardım eden fakir
muhacirlerindir. İşte doğru olanlar bunlardır.
9. Daha önceden Medine'yi yurt
edinmiş ve gönüllerine imanı yerleştirmiş olan kimseler, kendilerine göç edip
gelenleri severler ve onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık
hissetmezler. Kendileri zaruret içinde bulunsalar bile onları kendilerine
tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa
erenlerdir.
10. Bunların arkasından gelenler
şöyle derler: Rabbimiz! Bizi ve bizden önce gelip geçmiş imanlı kardeşlerimizi
bağışla; kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin bırakma! Rabbimiz!
Şüphesiz ki sen çok şefkatli, çok merhametlisin!
11. Münafıkların, kitap ehlinden
inkâr eden dostlarına: Eğer siz yurdunuzdan çıkarılırsanız, mutlaka biz de
sizinle beraber çıkarız; sizin aleyhinizde kimseye asla uymayız. Eğer savaşa
tutuşursanız, mutlaka yardım ederiz, dediklerini görmedin mi? Allah, onların
yalancı olduklarına şahitlik eder.
12. Andolsun, eğer onlar
çıkarılsalar, onlarla beraber çıkmazlar; savaşa tutuşmuş olsalar, onlara yardım
etmezler; yardım etseler bile arkalarını dönüp kaçarlar, sonra kendilerine de
yardım edilmez.
13. Onların içlerinde size karşı
duydukları korku, Allah'a olan korkularından daha şiddetlidir. Böyledir, çünkü
onlar anlamayan bir topluluktur.
14. Onlar müstahkem şehirlerde veya
siperler arkasında bulunmaksızın sizinle toplu halde savaşamazlar. Kendi
aralarındaki savaşları ise çetindir. Sen onları derli toplu sanırsın, halbuki
kalpleri darmadağınıktır. Böyledir, çünkü onlar aklını kullanmayan bir
topluluktur.
15. (Onların durumu) kendilerinden
az önce geçmiş ve yaptıklarının cezasını tatmış olanların durumu gibidir.
Onlara acıklı bir azap vardır.
16. Münafıkların durumu tıpkı
şeytanın durumu gibidir. Çünkü şeytan insana "İnkâr et" der. İnsan
inkâr edince de: Ben senden uzağım, çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah'tan
korkarım, der.
17. Nihayet ikisinin de sonu, içinde
ebedî kalacakları ateş olacaktır. İşte bu, zalimlerin cezasıdır.
18. Ey iman edenler! Allah'tan
korkun ve herkes, yarına ne hazırladığına baksın. Allah'tan korkun, çünkü
Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
19. Allah'ı unutan ve bu yüzden
Allah'ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. Onlar yoldan
çıkan kimselerdir.
20. Cehennem ehliyle cennet ehli bir
olmaz. Cennet ehli, isteklerine erişenlerdir.
21. Eğer biz bu Kur'an'ı bir dağa
indirseydik, muhakkak ki onu, Allah korkusundan baş eğerek, parça parça olmuş
görürdün. Bu misalleri insanlara düşünsünler diye veriyoruz.
22. O, öyle Allah'tır ki, O'ndan
başka tanrı yoktur. Görülmeyeni ve görüleni bilendir. O, esirgeyendir,
bağışlayandır.
23. O, öyle Allah'tır ki,
kendisinden başka hiçbir tanrı yoktur. O, mülkün sahibidir, eksiklikten
münezzehtir, selâmet verendir, emniyete kavuşturandır, gözetip koruyandır,
üstündür, istediğini zorla yaptıran, büyüklükte eşi olmayandır. Allah,
müşriklerin ortak koştukları şeylerden münezzehtir.
24. O, yaratan, var eden, şekil
veren Allah'tır. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanlar O'nun
şânını yüceltmektedirler. O, galiptir, hikmet sahibidir.
İslami Okul Okulların En Önemlisi