Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Kuran - 15. Sayfa - Elmaliorijinal

015-HİCR SURESİ

 

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

 

        Elif, Lam, Ra, bu işte kitabın ve bir Kur'anı mübînin âyetleri.

        Bir zemân olur küfredenler arzu çekerler ki müsliman olsa idiler

        Bırak onları yesinler içsinler, zevketsinler, emel, kendilerini egliye dursun, sonra bilecekler

        Biz hiç bir memleketi her halde ma'lûm bir yazısı olmaksızın helâk etmedik

        Hiç bir ümmet ecelini ne sebkeder ne de geriletebilirler

        Bir de ey o kendisine zikr indirilmiş olan, dediler: mutlaka sen mecnunsun!

        Getirsena o Melâikeyi sadıklardan isen!

        Biz o Melâikeyi ancak hakkile indiririz ve o vakıt onlara göz açtırılmaz

        Şüphe yok o zikri biz indirdik biz, her halde biz onu muhafaza da edeceğiz

        Celâlim hakkı için senden önce evvelkilerin şîaları içinde de Resuller gönderdik

        Ve onlara hiç bir Resul gelmiyordu ki onunla istihza eder olmasınlar

        Biz ona mücrimlerin kalblerinde böyle bir sülûk veririz

        Ona iyman etmezler, halbuki önlerinde evvelkilerin sünneti geçmiştir

    Üzerlerine Semadan bir kapı açsak da orada urûc ediyor olsalar, diyeceklerdi ki her halde gözlerimiz döndürüldü, belki biz büyüye tutulmuş bir kavmiz

        Şanım hakkı için biz Semâda burclar yaptık ve onu ehli nazar için tezyin eyledik

        Hem onu her «şeytanir racîm»den hıfz ettik

        Ancak kulak hırsızlığı eden olur, onu da parlak bir şihab ta'kıb etmektedir

        Arzı meddettik ve ona ağır baskılar bıraktık ve onda mevzun her şeyden bitirdik' hem sizin için

        hem sizin razikı olmadığınız kimseler için onda geçimlikler husule getirdik

        Hiç bir şey yoktur ki bizim yanımızda hazineleri olmasın, fakat biz, onu ancak ma'lüm bir mıkdar ile indiririz

        Bir de aşılayıcı rüzgârlar gönderdik de Semâdan bir kadrile bir su indirip sizi onunla suvardık, onu hazînelerde tutan siz değilsiniz

        Her halde biz, mutlak hem bir hayat veririz hem öldürürüz, hepsine vâris de biziz

        Kasem olsun ki içinizden öne geçmek istiyenler de ma'lûmumuz, geri kalmak istiyenler de ma'lûmumuz

        Ve hakıkat rabbın o, onları hep haşredecek, hakıkat o, hakîmdir, alîmdir

        Filhakika biz insanı bir «salsâl» den, mesnun bir balçıktan yarattık

        Cann, onu da bundan evvel «narissemum»dan yaratmıştık

        Ve düşün o vaktı ki Rabbın Melâikeye: ben, demişti: salsâlden, mesnun bir balçıktan bir beşer halkedeceğim.

        Binaenaleyh onu tesviye ettiğim ve içine ruhumdan nefheylediğim vakıt derhal onun için secdeye kapanın

        Onun üzerine Melâike, hepsi toptan secde ettiler

        ancak İblîs secde edenlerle beraber olmaktan ibâ eyledi

        Ya İblis, dedi: sen neye secde edenlerle beraber olmadın?

        Benim, dedi: bir salsâlden, bir mesnun balçıktan yarattığın bir beşere secde etmem kabil değildir

        O halde, dedi: çık oradan çünkü sen racîmsin

        Ve bu lâ'net ceza gününe kadar üzerindedir

        Rabbım! dedi, öyle ise bana onların ba's olunacakları güne kadar mühlet ver

    Haydi dedi: sen vakti ma'lûm gününe kadar mühlet verilenlerdensin

        Rabbım, dedi: beni azdırmana kasem ederim ki her halde ben onlar için Arzda tezyinat yapacağım ve hepsini iğvâ edeceğim

        Ancak içlerinden ıhlâs verilen kulların müstesnâ

        Bu, dedi: bir câdde «teahhüd ederim» dos doğru

        Hakıkat o kullarım, senin onlar üzerine bir sultan yoktur, ancak azgınlardan sana uyanlar başka

        Elbet bunların da hepsinin mevıdleri şüphesiz Cehennem

        Onun yedi kapısı vardır, her kapıya onlardan bir cüz'i maksum

        Elbette müttekıyler, Cennetler, pınarlar içinde

        Girin onlara selâmetle emîn emîn

        Sinelerindeki kînleri soymuşuzdur da ıhvan olarak köşkler üzere karşı karşıya otururlar

        Orada kendilerine hiç bir zahmet tokunmaz, onlar oradan çıkarılacak da değildirler

        Haber ver kullarıma ki hakıkat ben, benim öyle gafur, öyle rahîm

        Bununla beraber azâbım da azâbı elîm

        Hem onlara İbrahimin müsafirlerinden bahs et

        O vakıt ki yanına girdiler de, selâm dediler, biz dedi: sizden cidden korkuyoruz

        Korkma, dediler: biz sana alîm bir oğul tebşir ediyoruz

        Benimi, dedi: tebşir ettiniz? Bana ihtiyarlık gelib çatmışken, artık beni ne suretle tebşir edersiniz?

        Seni dediler: emri hakkile tebşir ettik, onun için ümidi kesenlerden olma

        Rabbının rahmetinden, dedi: sapkınlardan başka kim ümidi keser?

        Ey mürseller, dedi: bunu müteakıb me'muriyyetiniz nedir?

        Haberin olsun dediler: biz mücrim bir kavme gönderildik

        Ancak ali Lût müstesna biz onların hepsini behemehal kurtaracağız

        Ancak karısını takdir ettik o muhakkak kalacaklardandır

        Bunun üzerine vaktâ ki Ali Lûta mürseller geldiler

        Siz, dedi: cidden ürkülecek bir kavmsiniz

        Yok dediler biz sana onların şekkedip durduklarını getirdik

        Ve sana emri hakkile geldik, emin ol biz sadıklarız

        Hemen gecenin bir kısmında ehlini yürüt ve sen arkalarından git ve içinizden hiç bir kimse ardına bakmasın, emrolunduğunuz yere geçin gidin

        Ona kat'î olarak şu emri vahyettik: sabaha çıkarlarken şunları arkaları kat'iyyen kesilecek

        Şehir ahalisi de haber alıb keyf içinde gelmişlerdi

        Amanın dedi onlar benim müsafirlerim, artık beni rüsvay etmeyin

        Allahtan korkun, beni utandırmayın

        Seni dediler, âlemden nehyetmedikmi?

        Tâ şunlar kızlarım, eğer yapacaksanız dedi

        Resulüm! ömrüne kasem olsun ki hakikaten onlar serhoşlukları içinde ne halt ettiklerini bilmiyorlardı

        Derken işrak vaktine girdikleri sırada bunları o sayha tutuverdi

        Derhal şehirlerinin üstünü altına getiriverdik ve üzerlerine siccilden taşlar yağdırdık

        elbette bunda fikr-u firaseti olanlara âyetler var

        Hem o harabe yol üstünde duruyor

        elbette bunda iymanı olanlar için bir âyet var

        Hakikaten eshabı eyke de zalimler idi

        Onlardan da intikam aldık, ikisi de ap açık önde bulunuyor

        Hakikaten eshabı hıcir dahi Peygamberleri tekzib ettiler

        Ve biz onlara âyetlerimizi vermiştik de ondan i'raz ediyorlardı

        Dağlardan emniyetli emniyetli evler yontuyorlardı

        Bunları da sabahleyin sayha tutuverdi

        De o kesb ede geldikleri şeylerin kendilerine hiç faidesi olmadı

        Öyle ya biz Samavât-ü Arzı ve mabeynlerini ancak hakkile halkettik ve elbette saat muhakkak gelecek, şimdi sen safhı cemil ile muamele et

        Çünkü rabbın o öyle hallâk öyle alîm

        Celâlim hakkı için sana «sebul mesani»yi ve Kur'anı azımi verdik

        Sakın o kâfirlerden bir takımlarını zevkıyap ettiğimiz şeylere göz atma ve onlara karşı mahzun olma da mü'minlere kanadını indir

        Ve de ki haberiniz olsun; ben o nezîri mübînin ben

        Tıpkı indirdiğimiz gibi o taksimcilere

        O, Kur'anı kısım kısım tefrık edenlere

    Ki rabbın hakkı için, biz onların hepsine mutlak ve muhakkak soracağız

        Şimdi sen her ne ile emrolunuyorsan kafalarına çatlat ve müşriklere aldırma

        Her halde biz sana o müstehzîlerin haklarından geliriz

        Allah ile beraber diğer ilâh tutan o heriflerin yarın bilirler

        Celâlim hakkı için biliyoruz ki onların tevevvühatına senin cidden göğsün daralıyor

        O halde Rabbına hamdile tesbih et ve secdekârlardan ol

        Ve Rabbına kulluk yap tâ sana o yâkîn gelene kadar