Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

019-MERYEM SURESİ - Elmaliorijinal - 19. Sayfa

019-MERYEM SURESİ

 

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

 

        Kaf, Ha,Ya, Ayn, Sad.

        Rabbının rahmetini bir anış Zekerriya kuluna

        O vakıt ki rabbına nida etmişti, gizli bir nida

        Demişti: yarab işte ben artık kemik gevşedi benden, ve baş bembeyaz alev aldı, sana duâ ile ise rabbım hiç bir zaman bedbaht olmadım

        Bu halimle ben arkamdan yerime kalacak taallûkattan endişedeyim, hatunum da akîm bulundu, onun için bana bir veliy ihsan eyle

        Ki hem benim mirasımı, hem Ya'kub henadanının mirasını ala, hem de onu rızaya mazhar kıl rabbım!

        Ey Zekeriyya! Haberin olsun biz sana bir oğul tebşir ediyoruz, adı Yahya, bundan evvel hiç bir adaş yapmadık ona

        Dedi: Yarab! benim için bir oğul nereden olacak: hatunum akîm bulunuyor ben de ihtiyarlıktan kağşamak derecesine geldim

        Buyurdu: öyle, fakat rabbın buyurdu ki: o bana kolaydır, bundan evvel seni yarattım! Halbuki hiç bir şey değildin

        Dedi: yarab! Bana bir alâmet yap, buyurdu ki: alâmetin, sap sağlam olduğun halde üç gece nasa söz söyleyememendir

        Derken mihrabdan kavmine karşı çıktı da «Sabah ve akşam tesbih edin» diye onlara işaret verdi

        Ey Yahya! kitabı kuvvetle tut (dedik) ve daha sabiy iken ona hikmet verdik

        Hem de ledünnümüzden bir rikkat ve bir pâklik, ki çok takvaşiar idi

        Ve valideynine ihsankâr idi, cebbar, isyarkâr değil idi

        Selâm ona hem doğduğu gün, hem öleceği gün hem de diri olarak ba'solunacağı gün

        Kitabda Meryemi de an, o vakıt ki ailesinden çekildi de şark tarafından bir mekâna

        Onlardan öte bir perde çekti derken kendisine ruhumuzu gönderdik de düzgün bir beşer halinde ona temessül ediverdi

        (Meryem) ona ben, dedi: her halde senden rahmana sığınırım, sakınırsın eğer bir teki isen

        (Ruh) dedi: haberin olsun ben sana gayet temiz bir oğlan vermek için sırf rabbının resulüyüm.

        Dedi: benim için bir oğlan nasıl olur? bana bir beşer dokunmadı, ben bir kahbe de değilim.

        Dedi öyle, fakat rabbın buyurdu ki o bana göre kolay hem onu nasa kudretimizin bir bürhanı ve tarafımızdan bir rahmet kılacağımız için, hem de o, bir kaza edilmiş emir bulunuyor

        Bu suretle ona hamil oldu, ve bu hamlile uzak bir yere çekildi

        Derken ağrı onu bir hurma dalına götürdü, ay dedi: nolaydım bundan evvel öleydim ve unutulmuş gitmiş olaydım

        Derken ona altından nida etti: sakın mahzun olma, rabbın senin altında bir su arkı vücûde getirdi

        Hurmanın da dalını kendine doğru silkele, üzerine derilmiş tâze hurmalar dökülsün

        Artık ye, iç, gözün aydın olsun, bunun üzerine şayed beşerden birini görürsen ben, de: rahmana oruç adadım, onun için bu gün hiç bir inse söz söylemiyeceğim

        Derken onu yüklenerek kavmine getirdi, hey Meryem! Dediler: alimallah yumurcak bir şey getirdin

        Ey Harûnun hemşiresi, baban bir kötülük adamı değil idi, anan da bir kahbe değil idi

        Bunun üzerine ona işaret etti, beşikteki bir sabî ile nasıl konuşuruz dediler

        O dedi ki: haberiniz olsun ben Allahın kuluyum, o bana kitab verdi ve beni bir Peygamber yaptı

        Ve beni her nerede olsam mübarek kıldı ve berhayat olduğum müddetçe bana namaz ve zekât tavsıye buyurdu

        Ve beni valdeme hürmetkâr kıldı, bir cebbar şekıy kılmadı

        Ve selâm bana hem doğduğum gün hem öleceğim gün, hem diri olarak ba'olunacağım gün

        İşte hakkında niza edip durdukları İsâ ibin Meryem hak sözü olarak budur

        Allahın veled ittihaz etmesi hiç bir zaman olur şey değildir, tenzih o sübhana, o bir emri murad edince sade ona ol der! oluverir

        Hem o haberiniz olsun dedi: Allah benim de rabbım sizin de rabbınızdır, onun için hep ona ibadet ediniz iste yegâne doğru yol budur

        Sonra hizibler kendi aralarında ıhtilâfa düştüler, artık büyük bir günün görülecek hâilesinden veyl o küfredenlere

        Neler işidecek neler görecekler onlar bize gelecekleri gün, lâkin o zalimler bugün açık dalâl içindeler

        Onlar gaflet içinde iken, onlar iyman etmezlerken, o hasret gününün, o iş bitirildiği saatin dehşetini kendilerine haber ver,

        her halde Arza ve bütün üzerindekilere biz varis olacağız biz, ve hep onlar bize irca, olunacaklar

        Kitabda İbrahimi de an, çünki o bir sıddık, bir Peygamber idi

        Bir vakıt babasına demişti: â babacığım! o işitmez görmez ve sana hiç faidesi olmaz şeylere niçin taparsın

        Â babacığım emin ol bana ilimden sana gelmiyen hakikat geldi, gel bana uy da seni bir düz yola çıkarayım

        Babacığım Şeytana tapma, çünki Şeytan rehmana âsi oldu

        Babacığım ben cidden korkarım ki sana o rahmandan bir azâb dokunur da Şeytana yar olursun.

        Sen dedi: benim mabudlarımdan geçmekmi istiyorsun ya İbrahim? yemin ederim ki eğer vazgeçmezsen seni muhakkak recm ederim, hem beni uzun müddet bırak git

        Dedi: selâm sana, senin için rabbıma istiğfar edeceğim, çünkü o bana çok lütufkârdır

        Hem sizi Allahdan başka taptıklarınızla bırakıp çekilirim de rabbıma duâ ederim, umulur ki rabbıma duâ ile bedbaht olmam

        Vaktaki onları ve Allahtan başka taptıklarını bırakıp çekildi, bizde ona İshakı ve Ya'kubu bahşeyledik ve her birini birer Peygamber yaptık

        Ve bunlara rahmetimizden ihsanlar eyledik ve hepsine dillerdi yüksek bir yadı sıdk verdik

        Kitabda Musâyı da an, çünkü o bir muhlis idi ve bir Resul bir Peygamber idi

        Hem ona Tûrun canibi eymeninden nidâ ettik, hem de onu makamı münacatta mertebei kurbe erdirdik

        Ve rahmetimizden ona biraderi Harûnu da bir Peygamber olarak ihsan eyledik

        Kitabda İsmaili de an, çünkü o cidden va'dinde sadık idi, ve bir Resul, bir Peygamber idi

        Ve hanedanına namaz ve zekât ile emrederdi ve rabbının ındinde merdıyy idi

        Kitabda İdrisi de an, çünkü o bir sıddık, bir Peygamber idi

        Ve biz onu yüksek bir mekâna ref'ettik

        İşte bunlar Allahın kendilerine in'am eylediği Peygamberlerden, Âdem zürriyyetinden ve Nuh ile beraber taşıdıklarımızdan ve İbrahim ve İsrail zürriyyetinden ve hidayete erdirdiğimiz ve intihab eylediğimiz kimselerdendir. Kendilerine rahmanın âyetleri tilâvet olunduğu zaman ağlıyarak secdelere kapanırlardı

        Sonra arkalarından bozuk bir güruh halef oldu, namazı zayi' ettiler ve şehvetleri ardına düştüler, bunlar da «Gayya» yı boylıyacaklar

        Ancak tevbe edip iymana gelen ve salih amel işliyenler müstesna, çünkü bunlar zerre kadar hakları yenmiyerek Cennete gireceklerdir

        Rahmanın kullarına va'd buyurduğu Adin Cennetlerine, şüphe yok ki onun va'di icra olunagelmiştir

        Orada hiç boş söz işitmezler, ancak bir selâm, rızıkları da vardır orada sabah, akşam

        O o Cennettir ki kullarımızdan her kim korunur takıyy ise ona miras kılarız

        Bir de rabbının emri olmayınca biz (rabbının Resulleri) inemeyiz, önümüzdeki ardımızdaki ve bunun arasındaki hep onundur ve rabbın seni unutmuş değildir

        O bütün Semavât-ü Arzın ve aralarındakilerin rabbı, binaenaleyh ona ıbadet et ve ıbadetine sebatle sabreyle, hiç sen ona bir adaş bilir misin?

        Böyle iken insan diyor ki: her ne zaman ölürsem ileride mutlak bir zîhayat olarak çıkarılacak mıyım?

        Ya o insan hiç bir şey değil iken bizim kendisini halketmiş olduğumuzu düşünmez mi?

        Evet rabbına kasem ederim ki biz onları ve o Şeytanları muhakkak ve muhakkak mahşere toplıyacağız, sonra onları muhakkak ve muhakkak dizleri üstü Cehennemin etrafına ihzar eyliyeceğiz

        Sonra her zümreden rahmana karşı en ziyade serkeşlik eden hangileri ise muhakkak ve muhakkak nez'edeceğiz

        Sonra elbette biz o Cehenneme yaslanmıya evlâ olanların kimler olduğunu daha iyi biliriz:

        Hem içinizden hiç biri yoktur ki mutlak ona varacak olmasın, ve bu rabbının uhdesine vacib kıldığı bir kazıyyei mahkeme olmuştur

        Sonra müttakı olanlara necat veririz de zalimleri dizleri üstü bırakırız

        Âyetlerimiz kendilerine açık açık tecvid üzere okunduğu vakıt da o küfredenler dediler ki iyman edenlere: «bu iki ferikin hangisi makamca daha iyi ve meclis-ü mahfilce daha güzel?»

        Halbuki biz kendilerinden evvel meta' ve manzaraca daha güzel nice karınlar helâk etmişiz

        De ki: kim dalâlette ise rahman onun istediği kadar meddini uzatsın, nihayet va'dolunacak şeyi gördükleri vakıt: ya azâb veya saat, o zaman bilecekler ki kimmiş o mevkıı daha fena ve iradesi daha zaıyf?

        Hidâyeti kabul edenlere ise Allah daha ziyade hidayet verir ve bâkı kalacak olan salih ameller rabbının ındinde sevabca da daha hayırlı akıbetçe de daha hayırlıdır

        Şimdi şu küfredip de bana muhakkak mal ve veled verilecek diyen herifi gördün

        Gaybe muttali' mi olmuş? Yoksa rahmanın huzurunda bir ahid mi almış?

        Hayır biz onun dediğini yazacağız ve kendisine azâbdan bir med çekeceğiz

        Ve o söylediği şeyleri hep elinden alacağız da o bize tek başına gelecek

        Tuttular Allahtan başka ma'budlar edindiler ki kendilerine ızzet ve kuvvet olsunlar diye

        Hayır yarın ıbadetlerini inkâr edecekler de aleyhlerine zıdd olacaklar

        Görmedin mi biz o Şeytanları o kâfirlerin üzerine salmışız onları kaynatıp oynatıp kıvrandırıyorlar

        Aleyhlerinde acele etme, biz onlar için ancak bir sayı sayıyoruz

        Müttekîleri vedf halinde (bir mes'us olarak) huzuru rahmana cem'edeceğimiz gün

        Mücrimleri de susuz olarak Cehenneme sevkedeceğiz

        Rahmanın nezdinde bir ahd almış olan kimseden başkaları şefaate malik olamıyacaklar

        O rahman veled edindi dediler

        Kasem olsun pek ağır pek şeni' bir cür'ette bulundunuz

        Az daha ondan Gökler çatlıyacak ve dağlar yıkılıp yerlere geçecek

        O rahmana veled iddia ettiler diye

        Halbuki veled edinmek rahmana yaraşmaz

        Göklerde ve Yerde hiç bir kimse yoktur ki o rahmana kul olarak gelecek olmasın

        Kasem olsun ki hepsini ihsa etmiş, hepsini sayıile ta'dad buyurmuştur

        Ve hepsi Kıyamet günü ona tek olarak gelecektir

        İyman edip salih işler yapanlar muhakkak, rahman onlar için bir meveddet (bir sevgi) verecek gönüllere sevdirecektir

        Sırf o Kur'anı senin lisanınla şunun için müyesser kıldık ki onunla müttekîleri müjdeliyesin ınad edenleri de inzar edesin

        Hem onlardan evvel nice karn helâk ettik, hiç onlardan birini hissediyor musun, yâhud gizli bir seslerini işitiyor musun?