Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Kuran - 50. Sayfa - Elmaliorijinal

050-KAF SURESİ

 

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

 

        Kaf ve Kur'ani mecîd hakkı için

        Doğrusu şaştılar da kendilerine içlerinden korkutucu bir Peygamber geldiğine dediler ki kâfirler bu acîb bir şey

        Öldüğümüz ve bir toprak olduğumuz vakıt ha? Bu baıyd bir irca'

        fakat Arz onlardan neyi eksiltir bize ma'lûmdur ve nezdimizde hıfzedici bir kitab vardır

        Doğrusu hak kendilerine geldiği zaman tekzib ettiler de şimdi karma karışık bir ıztırab içindeler

        Artık üstlerindeki Semâya bir baksalar a, biz onu nasıl bina etmişiz ve ziynetlemişiz hiç bir gediği yok

        Arza da: bir imtidad vermişiz ve ağır baskılar oturtmuşuz ve her çeşidden çiftler bitirmişiz ki temaşasına doyulmaz

        Gözler gönüller açar, yaradanın kudretini ıhtar eder, dersler verir birer nişanei basîret ve nümunei ıbret olmak üzere, hakka yüz tutan her kul için

        Bir de Semadan mübarek bir su indirip de onunla bağlar bağçeler bitirmekteyiz ve biçilecek taneler

        Ve Semaya ser çeken hurma ağaçları ki sıvama dizilmiş bir tal'ı vardır

        Kullara rızk için, ve onunla ölü bir beldeye hayat vermekteyiz, işte o huruc da böyledir

        Tekzib etti onlardan evvel Nuhun kavmı ve ashabı ress ve Semûd

        Ve Âd ve Firavn ve ıhvanı Lût ve ashabı

        Eyke ve tübbe'in kavmı, her biri gönderilen Peygamberleri tekzib etti de hakk oldu veîd

        Ya artık birinci yaradış ile yoruluverdik mi? Doğrusu onlar, yeni bir yaradılıştan iltibastalar

        Hem şanıma kasem ederim ki hakıkat insanı biz yarattık ve biliriz: nefsi onu ne ile vesveselendirir ve biz ona «habli verîd» den daha yakınızdır

        İki zabıt memuru zabıt tutarlarken: biri sağdan oturmuş biri soldan

        Her ne söz atarsa mutlak yanında hâzır bir gözcü vardır

        Ve ölüm sekeratı hakk ile geldikte: işte diye: o senin kaçıp durduğun

        Ve Sur üfürüldükte: ki işte o veîd günüdür

        Ve her nefis gelmiştir: beraberinde bir sevk me'muru ve bir şâhid vardır

        Celâlim hakkı için (denir) sen bundan bir gaflette idin: şimdi senden perdeni açtık, artık bu gün gözün keskindir,

        Ve karîni demiştir: işte bu yanımdaki hâzır

        (Buyurulur:) atın atın Cehenneme her nankör anud,

        hayra engel, haşarı işkilci kâfiri

        Ki Allahın yanında başka ilâh tutmuştur, haydin ikiniz bir atın onu o şiddetli azâb içine

        Arkadaşı der: ya rabbenâ onu ben azdırmadım velâkin kendisi uzak bir dalâl içinde idi

        Buyurur ki: huzurumda çekişmeyin, ben size önceden veîd göndermiş iken

        Benim ındimde söz değiştirilmez ve ben kullara zulümkâr değilim

        O gün ki Cehenneme doldunmu? diyeceğiz, o, daha ziyade varmı? diyecek

        Cennet de müttekılere uzak olmıyarak yaklaştırılmış bulunacak

        İşte bu, diye: o sizin va'd olunduğunuz: her bir tevbekâr, vazifesine riayetkâr olan

        Gaybde rahmana haşyet duyan ve inâbeli bir kalb ile gelen kimselere

        Girin ona bir selâm ile, bu işte o hulûd günü

        Orada onlara ne dilerlerse var, bizim nezdimizde ise ziyade var

        Hem önlerinde nice karn helâk ettik, onlar tutumca onlardan daha çetin idiler, beldelerde delik aradılar: varmı bir kaçamak?

        Şübhesiz ki bu söylenende kalbi olan yâhud şuhud halinde kulak tutan kimse için uyandıracak bir ıhtar vardır

        Şanım hakkiçin biz o Gökleri ve Yeri ve aralarındakileri altı günde halk ettik, bize bir yorgunluk da dokunmadı

        O halde onların lâflarına karşı sabret de rabbına hamd ile tesbih eyle güneş doğmadan evvel ve batmadan evvel

        Geceden de tesbih et ona hem de secde arkalarında

        Ve dinle o münadînin bağıracağı günü yakın bir yerden

        Hakka çağıran o sayhayı işidecekleri gün, işte o, huruc günüdür

        Şübhesiz ki biz biziz hem diriltiriz, hem öldürürüz ve dönüş bizedir

        O gün ki Arz onlardan ayrılır sür'atle koşarlar, o, bir haşirdir ki ancak bize kolaydır

        Biz pek a'lâ biliyoruz ki ne diyorlar, maamafih sen onlara karşı bir cebbar değilsin, şimdi sen benim veîdlerimden korkacaklara bu Kur'an ile öğüd ver