Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Kuran - 52. Sayfa - Elmaliorijinal

052-TUR SURESİ

 

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

 

        Kasem olsun o Tura

        Ve yayılmış bir verakta

        Yazılmış bir kitaba

        Ve beyti ma'mûra

        Ve sakfi merfûa

        bahri mescûre ki

        Rabbının azâbı olacak muhakkak

        Yoktur onu hiç bir def'edecek

        O gün ki Sema bir çalkanış çalkanır

        Dağlar da bir yürüyüş yürür

        Vay artık o gün o yalan diyenlere

        Ki onlar daldıkları bir batakta oynayıp duruyorlar

        O gün ki Cehenneme bir kakılış kakılacaklar

        İşte diye: bu sizin o yalan deyip durduğunuz ateş

        Buda mı sihir? Yoksa siz görmüyorsunuz?

        Yaslanın ona bakalım, ister sabredin, ister etmeyin, artık hepsi bir, hep yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz

        Fakat korunan müttakıler Cennetler, ni'metler içinde

        Rablarının kendilerine verdiği ile zevkyab olmaktadırlar, rabları korumuştur da onları o Cahim azâbından

        Yeyin için, afiyetler olsun çalıştığınız için

        Dayanarak, sıra sıra dizilmiş a'lâ koltuklara, eş etmişizdir de kendilerine güzel iri gözlü hurîleri

        Ve İyman edenleri ki zürriyyetleri de iyman ile arkalarından gelmiş, zürriyyetlerini kendilerine ilhak etmişizdir, bununla beraber kendilerine amellerinden hiç bir şey eksiltmemişizdir, herkes kazancına bağlıdır

        Birde onlara bir meyve ve içlerinin çekeceği bir et yetiştirmekteyizdir

        Orada bir peymâne çekiştirirler ki ne bir saçmalama vardır onda ne bir günaha sokma

        Bırıl bırıl da üzerlerine döner kendilerine mahsus hizmetciler, sanki sadeflerinde saklı inciler

        Ve ba'zısı ba'zısına dönmüş soruşuyorlardır

        Demektedirler: evet biz bundan evvel ilimizde korkular içinde idik

        Bakınız Allah bize lûtf etti ve bizleri o semûm azâbından korudu

        Evet biz bundan evvel ona duâ ediyor korumasını istiyorduk, hakikat o öyle keremkâr öyle rahîm

        O halde va'z-u tezkire devam et, çünkü sen, rabbının ni'meti hakkı için, ne kâhinsin ne de mecnun

        Yoksa «bir şâir biz ona «reybul menun»u gözetiyoruz» mu diyorlar?

        De ki: gözetin çünkü ben de sizinle gözetenlerdenim

        Yoksa onlara bunu (bu tenakuzu) akılları mı emrediyor? Yoksa azgın bir kavım mıdırlar?

        Yoksa onu (o Kur'anı) kendisi uydurmakta mı diyorlar? Hayır kendileri inanmazlar

        Haydi onun gibi bir söz getirsinler, doğru iseler

        Yoksa kendileri «lâşey»den mi yaratıldılar? Yoksa yaratan onlar mıdırlar?

        Yoksa Gökleri ve Yeri mi yarattılar? Hayır iykan ehli değiller

        Yoksa rabbının hazîneleri onların yanında mı? yoksa onlar mı istiylâ etmişler?

        Yoksa onlara mahsus bir merdiven var da ondan dinliyorlar mı? Öyle ise dinleyicileri beyan edecek bir bürhan getirsin

        Yoksa kızlar ona oğullar size öyle mi?

        Yoksa kendilerinden bir ücret istiyorsun da cereme vermekten ezilmekteler mi?

        Yoksa gayb onların yanında da onlar mı yazıyorlar?

        Yoksa bir tuzak mı kurmak istiyorlar? fakat o küfredenler kendileri otuzağa düşeceklerdir

        Yoksa onların Allahdan başka bir ilâhları mı var? Allah onların koştukları şirklerden münezzehtir.

        Hem onlar Semadan bir kıt'ayı düşerken görseler, teraküm etmiş bir bulut diyecekler

        O halde bırak onları ta o çarpılacakları günlerine kadar

        O gün ki hiç bir tedbirlerinin kendilerine zerrece faidesi olmıyacaktır ve hiç bir suretle kurtarılmıyacaklardır

        O zulmedenlere ondan beride de bir azâb vardır velâkin pek çokları bilmezler

        Hem rabbının hukmüne sabret çünkü sen bizim nezaretimiz altındasın, kalktığın sırada rabbına hamd ile tesbih eyle, geceden de

        Tesbih et ona hem de nücumun idbarı sıra