Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

054-KAMER SURESİ - Elmaliorijinal - 54. Sayfa

054-KAMER SURESİ

 

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

 

        Yaklaştı Saat, yarıldı Kamer

        Hâlâ bir âyet görseler yüz çevirip derler: müstemir bir sihir

        Yalan dediler, hevâlarına uydular, halbuki her emir müstekır

        Celâlim hakkı için onlara kıssalardan öyleleri de geldi ki onlarda zecredecek haberler var

        Bir hikmeti baliga, fakat inzarlar faide vermiyor

        Sen de onlardan yüz çevir, o gün ki çağırıcı görülmedik müdhiş bir şey'e çağırır

        Gözleri düşgün düşgün kabirlerden çıkarlar, sanki çıvgın çekirgeler

        Gibi çağırana koşarak, der ki kâfirler: bu pek zorlu bir gündür

        Onlardan evvel Nuh kavmı tekzib etti yalancı dediler o kulumuza, mec'nun dediler, çok incittiler

        O da nihayet rabbına duâ etti, ben dedi, mağlûbum, hemen nusratını ver

        Bunun üzerine Göğün kapılarını açtık dökülen bir su ile şakır şakır

        Yeri de fışkırtık kaynaklar halinde, derken su birleşti bir emr üzerine ki olmuştu öyle mukadder

        Onu ise taşıdık elvahlı ve kenetli bir hamule üzerinde ki akar

        Nezaretimizle giderdi o nankörlük edilen zata bir mükâfat olarak

        Celâlim hakkı için bıraktık ta onu bir âyet olarak, fakat düşünen mi var?

        Ki nasıl azâbım ve inzarlarım?

        Şanım namına Kur'anı müyesser de kıldık düşünmek için, fakat düşünen mi var?

        Tekzib etti de Âd nasıl oldu azâbım ve inzarlarım?

        çünkü salıverdik üzerlerine müstemirr, nühusetli bir günde bir soğuk rüzgâr ki sarsar

        İnsanları kökünden devrilen hurma kütükleri gibi yolar

        Bak nasılmış azâbım ve inzarlarım?

        Şanım namına Kur'anı müyesser de kıldık düşünmek için, fakat düşünen mi var?

        Semûd o inzarları tekzib ettiler

        Şöyle dediler: içimizden bir beşere mi tabi' olacağız? Şübhesiz biz o vakıt şaşkınlık içinde kalır ateşlere yanarız

        O zikir aramızdan ona mı bırakıyorlar? Belki o bir şimarık yalancıdır

        İleride bilecekler o şimarık yalancı kimdir?

        İşte biz onlara bir fitne olmak üzere o Nâkayı (o dişi deveyi) salıyoruz. Onun için gözet onları ve sabırlı ol

        Hem haber ver onlara ki su aralarında nevbetle taksim ve her su alış huzur iledir

        Bunun üzerine sahiblerine bağırdılar o da silâha sarıldı da ayaklarını çırptı

        Fakat bak nasıl oldu azâbım ve inzarlarım

        Çünkü biz üzerlerine tek bir sayha salıverdik, ağılcı çırpısı gibi kırılıp döküle kaldılar

        şanım namına Kur'anı müyesser de kıldık düşünmek için, fakat düşünen mi var?

        Lûtun kavmı o inzarlara yalan dediler

        Biz gönderdik üzerlerine taşlar yağdıran, yalnız Lûtun ailesini necata çıkardık bir sehar

        Tarafımızdan bir ni'met olarak, işte şükredeni böyle karşılarız

        Celâlim hakkı için satvetimizin şiddetini kendilerine ıhtar da etmiş idi, fakat o ıhtarları cidal ile karşıladılar

        Ve onun müsafirlerinden kâm almağa kalkıştılar, biz de gözlerini siliverdik de tadın bakalım dedik azâbımı ve inzarlarımı?

        Ve Celâlim hakkı için bastırıverdi kendilerini bir sabah bir azâbı müstekır

        Tadın bakalım azâbımı ve inzarlarımı

        Şanım namına Kur'anı müyesser de kıldık düşünmek için, fakat düşünen mi var?

        Şanım hakkiçin ali Fir'avne de geldi inzar edici Peygamberler

        Âyetlerimizin hepsini tekzib ettiler biz de onları öyle bir tutuşla alıverdik ki muktedir bir azîze öyle yaraşır

        Sizin kâfirleriniz onlardan hayırlımı? Yoksa sizin için kitablarda bir berâetmi var?

        Yoksa biz yardımlaşır bir cem'iyyetiz mi diyorlar?

        Her halde o cem'iyyet bozulacak ve arkalarını dönüp gidecekler

        Daha doğrusu onların asıl mev'ıdi saattir ve o saat daha acı ve daha belâ ve bedterdir

        Muhakkak ki mücrimler şaşkınlık ve çılgınlıklar içindedirler

        O gün ki yüzleri üstü ateşte sürüklenecekler tadın ne imiş diye messi Sakar

        Haberiniz olsun ki biz her şey'i bir kaderle yaratmışızdır

        Emrimiz de başka değil birdir, bir lemhi basar gibidir

        Celâlim hakkiyçin emsalinizi hep helâk da ettik fakat hani düşünen?

        Bununla beraber işledikleri her şey defterlerdedir

        Ve küçük büyük hepsi satra geçmiştir

        Şübhesiz müttekıler Cennetlerde nur içinde

        Sadakat meclisinde, kudretine nihayet olmıyan bir şehinşahın huzurı kibriyasında