Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

055-RAHMAN SURESİ - Elmaliorijinal - 55. Sayfa

055-RAHMAN SURESİ

 

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

 

        Rahmân

        Öğretti Kur'anı

        Yarattı insanı

        Belletti ona o güzel beyânı

        Güneş ve Ay hisablı

        Çemen, ağaç secdedan

        Bak şu güzel semaya verdi ona irtifa' vazeyledip mizânı

        Ki taşmayın mizanda

        Ve doğru tutun adaletle tartıyı da aksatmayın mizanı

        Arza da bir tavazu' verdi berayı enam

        Onda bir meyva, ve ekmamiyle duran nahli benam

        Ve o çimli dâneler ve o hoşbu' reyhan

        Şimdi rabbinizin hangi eltafına dersiniz yalan?

        Fağfur gibi bir salsâlden insanı yarattı

        Bir maric ateşten de o cannı yarattı

        Şimdi rabbinizin hangi eltafına dersiniz yalan?

        Hem iki Meşrikın rabbi hem iki Mağribin rabbi

        Şimdi rabbinizin hangi eltafına dersiniz yalan?

        Salmış iki deryayı demâdem çatışırlar

        Beyinlerinde bir berzah bagyeylemezler bir ân

        Şimdi rabbinizin hangi eltafına dersiniz yalan?

        Çıkar onlardan inci ile mercan

        Şimdi rabinizin hangi eltafına dersiniz yalan?

        Hem onun denizde akıp giden o münşeâti alemnişan

        Şimdi rabbinizin hangi eltafına dersiniz yalan?

        Üzerindeki her kes fanî

        Bakı o Rabbının yüzü o zülcelâli vel'ikram

        Şimdi rabbinizin hangi eltafına dersiniz yalan?

        Ondan dilenir göklerde hem yerde olan «kulle yevmin huve fi şe'n»

        Şimdi rabbınızın hangi eltafına dersiniz yalan?

        Yarın size kalacağınız ey sekalân!

        Şimdi rabbinizin hangi eltafına dersiniz yalan?

        Ey cinn-ü insin ma'şeri! Gücünüz yeterse geçin gidin aktarı Arz-u Semadan, geçemezsiniz olmazsa ferman

        Şimdi rabbinizin hangi eltafına dersiniz yalan?

        Salınır üstünüze ateşten bir yalın, bir zehir duman, kurtulamazsınız deseniz de el'aman

        Şimdi rabbınızın hangi eltafına dersiniz yalan?

        Gök bir yarılıp oluverdi mi bir gül, yağ gibi eriyen, kızaran yanan

        Şimdi rabbınızın hangi eltafına dersiniz yalan?

        O gün sorulmaz cürmünden artık ne bir insan ne de bir cânn

        Şimdi rabbınızın hangi eltafına dersiniz yalan?

        Tanınır da mücrimler simalarından tutulur perçemlerile ayaklarından

        Şimdi rabbınızın hangi eltafına dersiniz yalan?

        İşte bu, mücrimlerin yalan dedikleri Cehennem

        Olacaklar bununla bir kızgın hamîmin arasında pûyan

        Şimdi rabbınızın hangi eltafına dersiniz yalan?

        Rabbının makamından korkan kimseye iki Cennet raygân

        Şimdi rabbinizin hangi eltâfına dersiniz yalan?

        Var her birinde envaı bostan, envaı eğsan

        Şimdi rabbinizin hangi eltafına dersiniz yalan?

        Onlarda iki kaynak olur revan

        Şimdi rabbınızın hangi eltafına dersiniz yalan?

        Onlarda her meyvadan çifte çifte hân

        Şimdi rabbınızın hangi eltâfına dersiniz yalan?

        Dayanmışlar öyle mefruşata kim astarları istebraktan

        Şimdi rabbınızın hangi eltâfına dersiniz yalan?

        Her iki Cennetin derimi de yakından

        Şimdi rabbınızın hangi eltafına dersiniz yalan?

        O Cennetlerde öyle kasıratüttarf dilberler, ki dokunmamıştır onlara onlardan evvel İns-ü Cânn

        Şimdi rabbınızın hangi eltâfına dersiniz yalan?

        Sanırsın onları yâkut-ü mercan

        Şimdi rabbınızın hangi eltâfına dersiniz yalan?

        İhsânın cezâsı elbette ihsân

        Şimdi rabbınızın hangi eltâfına dersiniz yalan?

        Ötelerinden de diğer Cennetan

        Şimdi rabbinizin hangi eltafına dersiniz yalan?

        Yağız yeşil ne dilsıtan

        Şimdi rabbınızın hangi eltafına dersiniz yalan?

        Bunlar da püsküren çifte şadravan

        Şimdi rabbınızın hangi eltâfına dersiniz yalan?

        Bunlarda bir meyve, bir başka hurma, bir başka rumman

        Şimdi rabbınızın hangi eltafına dersiniz yalan?

        İçlerinde dilber, hayırlı hûbân

        Şimdi rabbınızın hangi eltâfına dersiniz yalan?

        Cibinliklerde mestur, mahsus hûriyan

        Şimdi rabbınızın hangi eltafına dersiniz yalan?

        Dokunmamıştır onlara onlardan evvel İns-ü Cann

        Şimdi rabbınızın hangi eltafına dersiniz yalan? Kurulmuşlar yeşil refref ve güzel abkarîler üzere şadan

        Şimdi rabbınızdan hangi eltâfına dersiniz yalan? Yüce çok yüce rabbının adı onun o celâl, onun o ikram