Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

056-VAKIA SURESİ - Elmaliorijinal - 56. Sayfa

056-VAKIA SURESİ

 

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

 

        Koptumu o Vakı'a bir

        Olmaz vak'asına yalan diyen dil

        İndirir bindirir

        Yer bir sarsılış sarsıldığı

        Dağlar bir serpiliş serpildiği

        Hepsi dağılıp berhevâ bir hebâ olduğu

        Siz de üç sınıf olduğunuz zaman

        Ki sağda «Ashabı meymene»: Ne «Ashabı-meymene!»

        Solda «Ashabı meş'eme»: Ne «Ashabı -meş'eme!»

        İlerde sabikun, işte o sabikun

    Onlar ne'ıym Cennetlerinde mukarrebun

        Bir çok evvelînden

        Biraz da âhirînden

        Murassa' tahtlar üstünde

        Karşı karşıya kurulmuşlar

        Pırlanır etraflarında muhalled evlâdlar

        Kübler ve ibrıklerle me'ıynden bir piyâle

        Ne başları ağrıtılır ondan ne de irer zevâle

        Meyve beğendiklerinden

        Kuş etti istediklerinden

        Huri ıyn

        Saklı inci timsalleri gibi

        İşledikleri amellere mükâfat için

        Ne bir boş lâf işidirler orada ne de bir te'sîm

        Ancak bir kelâm: Selâmen selâm

        Ashabı yemîn ise ne Ashabı yemîn

        Dal bastı kirazlar

        Sıvama muzlar içinde

        Memdud bir saye

        Çağlıyan bir su

        Bir çok meyve

        Ne eksilir, ne men'edilir

        Yüksek düşekler

        Biz etmişizdir de onları

        yeniden inşa

        Kılmışızdır bir yaşıd ebkâri şeyda

        Ashabı yemîn için

        Bir çok evvelînden

        Ve bir çok âhirînden

        Eshabi şimal ise ne Eshabi şimal!

        Bir semum ve hamîm

        Ve zifirden bir zılli mağmum içinde

        Ne serin ne de kerîm

        Çünkü onlar bundan evvel mütrefîn: Keyflerine düşkün şımarık müsrifîn idiler

        Ve büyük cinayete ısrar ediyorlardı

        Ve diyorlardı ki: Öldüğümüz ve bir toprak, bir yığın kemik olduğumuz vakıt mi? Cidden biz mi mutlak ba'solunacakmışız?

        Ya evvelki atalarımız da mı?

        De ki: Muhakkak bütün evvelîn ve âhirîn

        Lâbüd cem' olunacaklar mikatına ma'lûm bir günün

        Sonra siz, ey sapgın münkirler!

        Lâbüd yersiniz de bir ağaçtan, zakkumdan

        Doldurursunuz da karınlarınızı ondan

        İçersiniz de üstüne o hamîmden

        İçersiniz hüyam ılletine tutulmuş kanmak bilmez develer gibi

        İşte bu onların konuklukları o din günü (ceza günü)

        Biz, yarattık sizi hâlâ tasdık etmiyecek misiniz?

        Şimdi gördünüzmü o döktüğünüz menîyi?

        Sizmi yaratıyorsunuz onu yoksa bizmiyiz yaratan

        Biz takdir ettik aranızda o ölümü ve bizim önümüze geçilmez

        Kılıklarınızı değiştirmek ve sizi bilemiyeceğiniz bir neş'ette inşa etmek üzereyiz

        Her halde ilk neş'eti biliyorsunuz o halde düşünseniz a

        Şimdi gördünüzmü o ekdiğiniz tohumu?

        Sizmi bitiriyorsunuz onu? Yoksa bizmiyiz bitiren?

        Onları elbet bir çöpe çeviriverdik de şöyle geveler dururdunuz:

        Her halde biz çok ziyandayız

        Daha doğrusu büsbütün mahrumuz!..

        Şimdi gördünüzmü o içdiğiniz suyu?

        Sizmi indiriyorsunuz onu buluttan yoksa bizmiyiz indiren?

        Dilesek onu acı bir çorak ediverirdik o halde şükretseniza

        bir de gördünüzmü o çakdığınız ateşi?

        Sizmi inşa ettiniz onun ağacını? Yoksa bizmiyiz inşa eden?

        Biz onu hem bir muhtıra kıldık hem de bir istifade: alandaki muhtaclar için

        O halde tesbih et rabbine azîm ismiyle

        Artık yok, o nücumun mevkı'lerine kasem ederim

        ve filhakika o, bilseniz çok büyük bir kasemdir

        ki hakıkaten o bir Kur'ani Kerîmdir

        Öyle bir kitabda ki mahfuz tutulur

        ona tertemiz temizlenmiş olanlardan başkası el süremez

        Rabbül'âlemînden indirilmedir

        Şimdi bu kelâma siz yağ mı süreceksiniz?

        Ve rızkınızı tekzibiniz mi kılacaksınız?

        O halde haydiseniz'â can hulkuma geldiği vakıt

        ki siz o vakıt bakar durursunuz

        Biz ise ona sizden yakınizdir ve lâkin görmezsiniz

        Evet haydiseniz'â dîne boyun eğmiyecek, ceza çekmiyecekseniz,

        onu giri çevirseniz'â! da'vanızda doğru iseniz

        Amma o mukarrebînden ise

        artık bir revh-u reyhan ve bir Cenneti ne'îm

        Ve amma Eshabi yemînden ise

        artık selâm sana Eshabi yemînden

        Ve amma o tekzib eden sapgınlardan ise

        her halde konukluğu hamîm

        Ve yaslanacağı Cahîmdir

        İşte budur hakikat hakkulyakîn

        Haydi tesbih et Rabbına azîm ismiyle