Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

079-NAZİAT SURESİ - Elmaliorijinal - 79. Sayfa

079-NAZİAT SURESİ

 

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

 

        O daldırıp nez'edenlere

        Ve usulcacık çekenlere

        Ve yüzüp yüzüp gidenlere

        Derken yarışıp geçenlere

        Derken bir emir çevirenlere kasem olsun ki (Kıyamet var)

        O gün ki sarsar râcife

        Onu velyeder o râdife

        Yürekler o gün oynar kaygıdan

        Gözleri kalkmaz saygıdan

        Diyorlar ki: biz, gerçek döndürülecekmiyiz o hufrede

        Ya' ufalanmış kemikler olduğumuz vaktı ha?

        O dediler: o halde husranlı bir dönüş

        Fakat o zorlu bir kumandadır

        Bakarsın uyanmışlar hepsi meydandadır

        Geldi ye sana Musânın kıssası?

        O vakıt ki ona rabbı nidâ etmişti o mukaddes vadîde: Tuvada

        Haydi demişti git Firavne de, çünkü o pek azdı

        De ki: istermisin temizlenesin?

        Ve rabbına irşad edeyim de seni saygılanasın?

        Vardı ona o büyük mu'cizeyi de gösterdi.

        Fakat o tekzîb etti, ısyan etti

        Sonra koşarak idbara gitti

        Derken mahşerini topladı da bağırdı:

        Benim en yüksek rabbınız, dedi

        Allah da onu tuttu sonuna önüne nekâl olmak üzere tenkîl ediverdi

        Şübhesiz ki bunda bir ıbret var, saygı duyacaklar için

        Sizmi daha çetinsiniz yaratılışça yoksa Semamı? O «Allah» onu bina etti

        Boyuna irtifa' verdi. Nizamına koydu

        Gecesini kararttı, kuşluğunu çıkardı

        Ondan sonra da arzı döşedi

        Ondan suyunu ve mer'asını çıkardı

        Ve dağlarını oturttu

        Sizin ve davarlarınızın intifa'ı için

        Fakat geldiği vakıt o «tâmmei kübrâ»

        O insanın neye koştuğunu anlıyacağı gün

        Ve Cahîm hortlatıldığı vakıt, görür kimseler için

        Artık herkim azgınlık etmiş,

        Dünya hayatı tercih eylemiş ise

        muhakkak Cahîmdir onun varacağı

        Herkim de rabbının makamından korkmuş ve nefsi hevadan nehy eylemiş ise

        muhakak Cennettir onun varacağı

        Sana o saattan soruyorlar: ne zaman demir atması?

        Nerde senden onu anlatması?

        Rabbınadır onun müntehası

        Sen ancak bir münzirisin ondan haşyet duyacakların

        Onu görecekleri gün onlar, sanki bir akşam veya kuşluğundan başka durmamışa dönecekler