Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

051 ZARİYAT SURESİ - Gultekinonan - 51. Sayfa

51 ZARİYAT SURESİ

51/1. Tozu dumana katıp savuran (rüzgar)lara,
51/2. Derken, ağır yük taşıyan (bulut)lara.
51/3. Sonra kolaylıkla akıp gidenlere,
51/4. Sonra buyruğu taksim edenlere andolsun.
51/5. Size vaadedilmekte olan hiç tartışmasız doğrudur.
51/6. Şüphesiz din (hesap ve ceza) da mutlaka gerçekleşecektir.
51/7. 'Özen içinde yollar ve yörüngelerle donatılmış' göğe andolsun;
51/8. Siz, gerçekten birbirini tutmaz bir söz (çelişkili ve aykırı görüşler) içindesiniz.
51/9. Ondan çevrilen çevrilir,
51/10. Kahrolsun, o 'zan ve tahminle yalan söyleyenler';
51/11. Ki onlar, 'bilgisizliğin kuşatması' içinde habersizdirler.
51/12. "Hesap ve ceza (din) günü ne zaman?" diye sorarlar.
51/13. O gün onlar, ateşin üstünde tutulup-eritilecekler.
51/14. "Tadın fitnenizi. Bu, sizin pek acele isteyip durduğunuz şeydir."
51/15. Şüphesiz muttaki olanlar, cennetlerde ve pınarlardadırlar;
51/16. Rablerinin kendilerine verdiğini alanlar olarak. Çünkü onlar, bundan önce ihsanda (güzel davranışta) bulunanlardı.
51/17. Gece-boyunca da pek az uyurlardı.
51/18. Onlar, seher vakitlerinde istiğfar ederlerdi.
51/19. Onların mallarında dilenip-isteyen (ve iffetinden dolayı istemeyip de) yoksul olan için de bir hak vardı.
51/20. Yeryüzünde kesin bir bilgiyle inanacak olanlar için ayetler vardır.
51/21. Ve kendi nefslerinizde de. Yine de görmüyor musunuz?
51/22. Gökte rızkınız vardır ve size vaadolunmakta olan da.
51/23. İşte, göğün ve yerin rabbine andolsun ki şüphesiz, o (size vaade dilen) sizin (aranızda) konuştuklarınız kadar, elbette kesin bir gerçektir.
51/24. Sana İbrahim'in ağırlanan konuklarının haberi geldi mi?
51/25. Hani yanına girdiklerinde: "Selam" demişlerdi. O da: "Selam" demişti. "Münker bir kavim."
51/26. Hemen (onlara) sezdirmeden ehline (ailesine) gidip, çok geçmeden semiz bir buzağı ile (geri) geldi.
51/27. Derken onlara yaklaştırıp (ikram etti); "Yemez misiniz?" dedi.
51/28. (Onlar yemeyince) Bunun üzerine içine bir tür korku düştü. "Korkma" dediler ve ona bilgin bir erkek çocuk müjdesini verdiler.
51/29. Böylece karısı çığlıklar kopararak geldi ve yüzüne vurarak: "Kısır, yaşlı bir kadın (mı doğum yapacakmış)?" dedi.
51/30. Dediler ki: "Öyle. (Bunu) Senin rabbin buyurdu. Çünkü O, hüküm ve hikmet sahibidir, bilendir."
51/31. (İbrahim) dedi ki: "Şu halde sizin asıl isteğiniz nedir, ey elçiler?"
51/32. "Doğrusu biz, suçlu-günahkar bir kavme gönderildik" dediler.
51/33. "Üzerlerine çamurdan (iyice sertleşip kaskatı kesilmiş) taşlar yağdırmak için."
51/34. "(Ki bu taşların her biri,) rabbinin katında ölçüyü taşıranlar için (herkese ayrı ayrı) işaretlenmiştir."
51/35. Bu arada, inançlılardan orda kim varsa çıkardık.
51/36. Ne var ki, orda müslümanlardan olan bir evden başkasını bulmadık.
51/37. Ve orada, acı bir azabtan korkanlar için bir ayet bıraktık.
51/38. Musa (olayın)da da (düşündürücü ayetler vardır). Hani biz onu açık bir delille Firavun'a göndermiştik;
51/39. Fakat o, 'Bütün kişisel ve askeri gücüyle' yüz çevirdi ve: "(Bu,) Ya bir büyücü veya bir delidir" dedi.
51/40. Bunun üzerine, biz onu ve ordularını yakalayıp denize attık; (ki o,), 'kınanacak işler yapıyordu'.
51/41.Ad (kavmin)de de (ayetler vardır). Hani onların üzerine kökleri kesen (akim) bir rüzgar gönderdik.
51/42. Üzerinden geçtiği hiç bir şeyi bırakmıyor, mutlaka çürütüp-kül gibi dağıtıyordu.
51/43. Semud (kavmin)de de (ayetler vardır). Hani onlara: "Belli bir süreye kadar yararlanın" denmişti.
51/44. Ancak rablerinin buyruğuna baş kaldırdılar; böylece bakıp-dururlarken, onları yıldırım çarpıp-yakaladı.
51/45. Artık ne ayağa kalkmaya güç yetirebildiler, ne yardım bulabildiler.
51/46. Bundan önce Nuh kavmini de (yıkıma uğrattık). Çünkü onlar da fasıklar kavmiydi.
51/47. Biz göğü 'büyük bir kudretle' bina ettik ve şüphesiz biz, (onu genişleticiyiz.
51/48. Yeri de biz döşeyip-yaydık; ne güzel döşeyici(yiz).
51/49. Ve biz, her şeyi iki çift yarattık. Umulur ki, öğüt alıp-düşünürsünüz.
51/50. Öyleyse, Tanrı'ya doğru (yönelip, şirkten ve bozulmalardan) kaçın. Gerçekten ben sizi, O'ndan yana açıkça uyarıyorum.
51/51. Tanrı ile beraber başka bir tanrı(yı ortak) kılmayın. Gerçekten sizi, O'ndan yana açıkça uyarıyorum.
51/52. İşte böyle; onlardan öncekiler de bir elçi gelmeyiversin, mutlaka: "Büyücü ve cinlenmiş" demişlerdir.
51/53. Onlar bunu (tarih boyunca) birbirlerine vasiyet mi ettiler? Hayır; onlar, 'azgın ve taşkın' (tağiy) bir kavimdirler.
51/54. Öyleyse sen, onlardan yüz çevir; artık kınanacak değilsin.
51/55. Sen öğüt verip-hatırlat; çünkü gerçekten öğütle-hatırlatma, inançlılara yarar sağlar.
51/56. Ben, cinleri ve insanları yalnızca bana ibadet etsinler diye yarattım.
51/57. Ben onlardan bir rızık istemiyorum ve onların beni doyurup-beslemelerini de istemiyorum.
51/58. Hiç şüphesiz, rızık veren O, metin kuvvet sahibi olan Tanrı'dır.
51/59. Artık gerçekten, zulmedenler için, (geçmişteki) arkadaşlarının günahlarına benzer bir günah vardır. Şu halde acele etmesinler.
51/60. Kendilerine vaadedilen o (azab) günlerinden dolayı vay o küfredenlere.