Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

054 KAMER SURESİ - Gultekinonan - 54. Sayfa

54 KAMER SURESİ

54/1. Saat (kıyamet vakti) yakınlaştı ve ay yarıldı.
54/2.Onlar bir ayet görseler sırt çevirirler ve: "(Bu) Süregelen bir büyüdür" derler.
54/3. Yalanladılar ve kendi hevalarına uydular; oysa her buyruk 'sonunda kendi amacına varıp karar kılacaktır'.
54/4. Andolsun, onlara (kendilerini şirkten ve bozulmalardan) caydırıp vazgeçirtecek nice haberler geldi.
54/5. (Ki her biri) Doruğunda-olgunlaşmış hikmettir. Fakat uyarmalar bir yarar sağlamıyor.
54/6. Öyleyse sen onlardan yüz çevir. O çağırıcının benzeri-görülmedik (nükür ) bir şeye çağıracağı gün...
54/7. Gözleri 'zillet ve dehşetten düşmüş olarak', sanki 'yayılan' çekirgeler gibi kabirlerinden çıkarlar.
54/8. Boyunlarını çağırana doğru uzatmış olarak koşarlarken, kafirler derler ki: "Bu, zorlu bir gün."
54/9. Kendilerinden önce Nuh kavmi de yalanlamıştı; böylece kulumuz Nuh)u yalanladılar ve: "Delidir" dediler. O 'baskı altına alınıp engellenmişti'.
54/10. Sonunda rabbine dua etti: "Gerçekten ben, yenik düşmüş durumdayım. Artık sen (bu kafir toplumdan) intikam al."
54/11. Biz de 'bardaktan boşanırcasına akan' bir su ile göğün kapılarını açtık.
54/12. Yeri de 'coşkun kaynaklar' halinde fışkırttık (feccerne). Derken su, takdir edilmiş bir buyruğa karşı (hükmümüzü gerçekleştirmek üzere) birleşti.
54/13. Ve onu da tahtalar ve çiviler(le inşa edilmiş gemi) üzerinde taşıdık;
54/14. Gözlerimiz önünde akıp-gitmekteydi. (Kendisi ve getirdikleri) küfredilmiş olan (Nuh)a / küfredilene bir mükafaat olmak üzere.
54/15. Andolsun, biz bunu bir ayet olarak bıraktık. Fakat öğüt alıp-düşünen var mı?
54/16. Şu halde benim azabım ve uyarıp-korkutmam nasılmış?
54/17. Andolsun biz Kuran'ı zikr (öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp-düşünen var mı?
54/18. Ad (kavmi) de yalanladı. Şu halde Benim azabım ve uyarmam nasılmış?
54/19. Biz, o uğursuz (felaket yüklü ve) sürekli bir günde üzerlerine 'kulakları patlatan bir kasırga' gönderdik.
54/20. İnsanları söküp atıyordu; sanki onlar, kökünden sökülüp-kopmuş hurma kütükleriymiş gibi.
54/21. Şu halde benim azabım ve uyarmam nasılmış?
54/22. Andolsun biz Kuran'ı zikr (öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp-düşünen var mı?
54/23. Semud (kavmi) de uyarıları yalanladı.
54/24. Dediler ki: "Bizden biri olan bir beşere mi uyacağız? Bu durumda gerçekten biz bir sapıklık (delalet) ve çılgınlık içinde kalmış oluruz."
54/25. "Zikr (vahy) içimizden ona mı bırakıldı? Hayır, o çok yalan söyleyen, kendini beğenmiş bir şımarıktır."
54/26. Onlar yarın, kimin çok yalan söyleyen, kendini beğenmiş bir şımarık olduğunu bilip-öğreneceklerdir.
54/27. Gerçek şu ki biz, bir fitne (imtihan ve deneme konusu) olarak o dişi deveyi kendilerine göndereniz. Şu halde sen onları gözleyip-bekle ve sabret.
54/28. "Ve onlara, suyun aralarında kesin olarak pay edildiğini haber ver. Su alış sırası (kiminse, o) hazır bulunsun."
54/29. Derken arkadaşlarını çağırdılar, o da bıçağını kapıp 'hayvanı ayağından biçip yere devirdi'.
54/30. Şu halde benim azabım ve uyarmam nasılmış?
54/31. Çünkü biz onların üzerine bir tek çığlık gönderdik. Böylece onlar, ağıldaki çalı-çırpı olan kuru ot gibi oluverdiler.
54/32. Andolsun biz Kuran'ı zikr (öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp-düşünen var mı?
54/33. Lut kavmi de uyarıları yalanladı.
54/34. Biz de onların üzerine taş yağdıran bir kasırga gönderdik. Yalnız Lut ailesini (bu azabtan ayrı tuttuk), onları seher vakti kurtardık;
54/35. Tarafımızdan bir nimet olarak. İşte biz, şükredenleri böyle ödüllendiririz.
54/36. Oysa andolsun, zorlu yakalamamıza karşı onları uyarmıştı. Fakat onlar, bu uyarıları kuşkuyla karşılayıp-yalanlamakta direttiler.
54/37. Andolsun onlar, onun konuklarından da murad almak için baskı, yaptılar. Biz de onların gözlerini silip kör ettik. "İşte azabımı ve uyarmamı tadın."
54/38.Andolsun onları bir sabah vakti erkenden, üzerlerinde kararını kılmış bir azab yakalayıp-bastırıverdi.
54/39. Şimdi azabımı ve uyarmamı tadın.
54/40. Andolsun biz Kuran'ı zikr (öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp-düşünen var mı?
54/41. Andolsun Firavun ailesi (ve çevresi ile kavmi)ne de uyarılar geldi.
54/42. Onlar bizim ayetlerimizin tümünü yalanladılar. Biz de onları üstün ve güçlü, kudretli olanın yakalayışıyla yakalayıverdik.
54/43. Sizin kafirleriniz onlardan daha mı hayırlı? Yoksa sizin için Kitaplarda bir beraat mi var?
54/44. "Biz, 'birbiriyle yardımlaşıp öcünü alan' bir toplumuz" mu diyorlar?
54/45. Yakında o toplum bozguna uğratılacak ve arkalarını dönüp kaçacaklardır.
54/46. Daha doğrusu onlara vaadedilen (asıl azab) (kıyamet) saatidir. O saat, 'kurtuluş olmayan daha korkunç bir bela' ve daha acıdır.
54/47. Hiç şüphesiz suçlular-günahkarlar, bir sapmışlık (dalalet) ve çılgınlık içindedirler.
54/48. Ateşin içinde yüzükoyun sürüklenecekleri gün cehennemin dokunuşunu tadın" (denecek).
54/49. Hiç şüphesiz, biz her şeyi kader ile yarattık.
54/50. Bizim buyruğumuz bir göz kırpma gibi yalnızca 'bir keredir'.
54/51. Andolsun biz sizin benzerlerinizi yıkıma uğrattık. Fakat öğüt alıp-düşünen var mı?
54/52. Onların işlemiş oldukları her şey kitaplarda (yazılı)dır.
54/53. Küçük, büyük her şey satır satır (yazılı)dır.
54/54. Hiç şüphesiz muttakiler, cennetlerde ve nehir (çevresin)dedirler.
54/55. Çok kudretli, mülkünün sonu olmayan (Tanrı)ın yanında doğruluk makamındadırlar.