Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

069 HAKKA SURESİ - Gultekinonan - 69. Sayfa

69 HAKKA SURESİ

69/1. 'Elbette gerçekleşecek olan' (kıyamet).
69/2. Nedir o 'muhakkak gerçekleşecek olan?'
69/3. O gerçekleşecek olanı (kıyameti) sana bildiren nedir?
69/4. Semud ve Ad (toplumları), karia'yı yalan saydılar.
69/5. Bu nedenle Semud (halkı), korkunç bir sesle helak edildi.
69/6. Ad (halkın)a gelince; onlar da, uğultu yüklü, azgın bir kasırga ile helak edildiler.
69/7. (Tanrı) Onu, yedi gece ve sekiz gün, aralık vermeksizin üzerlerine musallat etti. Öyle ki, o kavmin, orada sanki içi kof hurma kütükleriymiş gibi çarpılıp yere yıkıldığını görürsün.
69/8. Şimdi onlardan hiç arta kalan (bir şey) görüyor musun?
69/9. Firavun (kavmi), ondan öncekiler ve yerle bir olan şehirler (halkı da hep) o hata ile (tarih sahnesine) geldiler.
69/10. Böylece rablerinin elçisine isyan ettiler. Bu yüzden onları, şiddeti gittikçe artan bir yakalayışla yakaladı.
69/11. Gerçek şu ki, su taştığı zaman, o gemide biz sizi taşıdık.
69/12. Öyle ki, onu sizlere bir ibret (hatırlatma ve öğüt) kılalım. 'Gerçeği belleyip kavrayabilen' kullar da onu 'belleyip-kavrasın'.
69/13. Artık Sur'a tek bir üfürürülüşle üfürüleceği.
69/14. Yeryüzü ve dağlar yerlerinden oynatılıp kaldırılacağı, ardından tek bir çarpma ile birbirlerine çarpılıp parça parça olacağı zaman.
69/15. İşte o gün, vakıa (bir gerçek olan kıyamet) artık vukubulmuş (gerçekleşmiş)tur.
69/16. Gök yarılıp-çatlamıştır; artık o gün 'sarkmış-za'fa uğramıştır'.
69/17. Melek(ler) ise, onun çevresi üzerindedir. O gün rabbinin arşını onların da üstünde sekiz (melek) taşır.
69/18. Siz o gün arzolunursunuz; sizden yana hiç bir gizli (şey) gizli kalmaz.
69/19. Artık kitabı sağ-eline verilen kişi der ki: "Alın, kitabımı okuyun"
69/20. "Çünkü ben, gerçekten hesabıma kavuşacağımı sanmış (anlamış)tım."
69/21. Artık o, hoşnut bir yaşama içindedir.
69/22. Yüksek bir cennette.
69/23. Devşirilecek (meyve ve eşsiz ürün)leri pek yakındır.
69/24. "Geride kalan günlerde, 'peşin olarak sunduklarınıza karşılık olmak üzere' afiyetle yiyin ve için."
69/25. Kitabı sol eline verilen ise; o da, der ki: "Bana keşke kitabım verilmeseydi."
69/26. "Hesabımı hiç bilmeseydim."
69/27. "Keşke o (ölüm her şeyi) kesip bitirseydi.
69/28. "Malım bana hiç bir yarar sağlayamadı."
69/29. "Güç ve kudretim yok olup gitti."
69/30. (Tanrı buyruk verir:) "Onu tutuklayın, hemen bağlayın."
69/31. "Sonra çılgın alevlerin içine atın."
69/32. "Daha sonra onu, uzunluğu yetmiş arşın olan bir zincire vurup gönderin."
69/33. "Çünkü o, büyük olan Tanrı'ya inanmıyordu."
69/34. "Yoksula yemek vermeye destekçi olmazdı."
69/35. "Bundan dolayı bugün kendisine hiç bir sıcak dost yoktur."
69/36. "İrin ve kan karışımından başka bir yemek yoktur."
69/37. "Bunu da, hata edenlerden başkası yemez."
69/38. Hayır; gördüklerinize yemin ederim.
69/39. Görmediklerinize de.
69/40. Hiç şüphesiz o (Kuran) Şerefli bir elçinin kesin sözüdür.
69/41. O, bir şairin sözü değildir. Ne kadar az inanıyorsunuz?
69/42. Bir kahinin de sözü değildir. Ne az öğüt alıp-düşünüyorsunuz.
69/43. Alemlerin rabbinden bir indirilmedir.
69/44. Eğer o bize karşı bazı sözleri uydurup-söylemiş olsaydı.
69/45. Muhakkak onun sağ-elini (bütün güç ve kudretini) çekip-alıverirdik.
69/46. Sonra onun can damarını elbette keserdik.
69/47. O zaman, sizden hiç kimse araya girerek bunu kendisinden engelleyip-uzaklaştıramazdı.
69/48. Çünkü o (Kuran, Tanrı'dan sakınan) muttakiler için bir öğüttür.
69/49. Elbette biz, içinizde yalanlayanların bulunduğunu biliyoruz.
69/50. Gerçekten o (Kuran), kafirler için bir hasrettir.
69/51. Ve şüphesiz o, kesin bir gerçektir (hakku'l yakin).
69/52. Öyleyse, büyük rabbini ismiyle tesbih et.