Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

080 ABESE SURESİ - Gultekinonan - 80. Sayfa

80 ABESE SURESİ

80/1. Surat astı ve yüz çevirdi;
80/2. Kendisine o kör geldi diye.
80/3. Nerden biliyorsun; belki o temizlenip-arınacak.
80/4. Veya öğüt alacak; böylelikle bu öğüt kendisine yarar sağlayacak.
80/5. Fakat kendini müstağni gören ise,
80/6. İşte sen, onda 'yankı uyandırmaya' çalışıyorsun.
80/7. Oysa, onun temizlenip-arınmasından sana ne?
80/8. Ama koşarak sana gelen ise,
80/9. Ki o, 'içi titreyerek korkar' bir durumdadır;
80/10. Sen ona aldırış etmeden oyalanıyorsun.
80/11. Hayır; çünkü o (Kuran), bir öğüttür.
80/12. Artık dileyen, onu 'düşünüp.öğüt alsın'.
80/13. O (Kuran), 'şerefli-üstün' sahifelerdedir.
80/14. Yüceltilmiş, tertemiz (mutahhar) kılınmış.
80/15. Katiplerin ellerinde.
80/16. (Ki onlar,) Üstün değerli, 'iyilik ve dürüstlük sembolü'.
80/17. Kahrolası insan, ne kadar küfretmektedir.
80/18. (Tanrı) Onu hangi şeyden yarattı?
80/19. Bir damla sudan yarattı da onu 'bir ölçüyle biçime soktu'.
80/20. Sonra ona yolu kolaylaştırdı.
80/21. Sonra onu öldürdü, böylece kabre gömdürdü.
80/22. Sonra dilediği zaman onu diriltir.
80/23. Hayır; ona (Tanrı'nın) buyurduğunu yerine getirmedi.
80/24. Bir de insan, yediğine bir bakıversin;
80/25. Biz şüphesiz, suyu akıttıkça akıttık,
80/26. Sonra yeri yardıkça yardık;
80/27. Şöylece onda taneler bitirdik,
80/28. Üzümler, yoncalar,
80/29. Zeytinler, hurmalar,
80/30. Boyları birbiriyle yarışan ve içiçe girmiş ağaçlı bahçeler.
80/31. Meyveler ve otlaklıklar,
80/32. Size ve hayvanlarınıza bir yarar (meta) olmak üzere.
80/33. Fakat 'kulakları patlatırcasına olan o gürleme' geldiği zaman,
80/34. Kişi o gün, kendi kardeşinden kaçar;
80/35. Annesinden ve babasından,
80/36. Eşinden ve çocuklarından,
80/37. O gün, onlardan her birisinin kendine yetecek bir işi vardır.
80/38. O gün, öyle yüzler vardır ki apaydınlıktır;
80/39. Güler ve sevinç içindedir.
80/40. Ve o gün, öyle yüzler de vardır ki üzerini toz bürümüştür.
80/41. Bir karartı sarıp-kaplamıştır.
80/42. İşte onlar da, kafir ve facir (keferetülfecereh) olanlardır.