Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

070-MEARİC SURESİ - Ibnikesir - 70. Sayfa

070-MEARİC SURESİ

 

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

 

        İsteyen birisi, inecek azabı istedi.

        O; kafirler içindir ve onu engelleyecek yoktur.

        Derecelere sahip, Allah katındandır.

        Melekler de, ruh da miktarı ellibin yıl olan bir günde ona yükselip çıkarlar.

        Öyleyse Sen, güzel güzel sabret.

        Doğrusu onlar; bunu uzak görüyorlar.

        Biz ise; onu, yakın görmekteyiz.

        O gün gök, erimiş maden gibi olur.

        Dağlar ise atılmış pamuk gibi.

        Hiç bir yakın bir yakınını sormaz.

        Yalnız birbirine gösterilirler. Suçlu kişi; o günün azabından kurtulmak için oğullarını feda etmek ister.

        Eşini ve kardeşini,

        Kendisini barındırmış olan sülalesini.

        Ve yeryüzünde bulunan herkesi. Ki nihayet kendisini kurtarsın.

        Fakat ne mümkün, çünkü o; halis alevdir.

        Deriyi soyup kavurandır.

        Yüz çevirip arkasına döneni çağırır.

        Malını toplayıp kap içinde saklayanı da.

        Gerçekten insan; hırsına düşkün yaratılmıştır.

        Başına bir fenalık gelince, feryadı basandır.

        Kendisine bir hayır dokununca da çok cimridir.

        Ancak namaz kılanlar müstesna.

        Onlar ki; namazlarında daimdirler.

        Ve onlar ki; mallarında belirli bir hak vardır;

        Dilenen ve yoksula.

        Onlar ki; din gününü doğrularlar.

        Ve onlar ki; Rabblarının azabından korkarlar.

        Doğrusu onlar, Rabblarının azabından güvende değildirler.

        Ve onlar ki; mahrem yerlerini korurlar.

        Ancak eşleri ve sağ ellerinin malik oldukları müstesna. Doğrusu onlar, bunun için kınanacak değildirler.

        Kim de bundan ötesini ararsa; işte onlar, haddi aşanların kendileridir.

        Ve onlar ki; emanetlerine ve ahidlerine riayet ederler.

        Ve onlar ki; şahidliklerini gereği gibi yaparlar.

        Ve onlar ki; namazlarını muhafaza ederler.

        İşte bunlar; cennetlerde ikram olunanlardır.

        O küfredenlere ne oluyor ki; gözlerini sana doğru dikip bakmaktadırlar.

        Sağdan ve soldan halka halka olarak.

        Onlardan herkes Naim cennetine konulacağını mı umuyor?

        Hayır. Doğrusu Biz; onları, bilip durdukları şeyden yarattık.

        Doğuların ve Batıların Rabbına yemin ederim ki, şüphesiz Biz; gücü yetenleriz.

        Ki onların yerine kendilerinden daha iyilerini getirelim. Ve Biz, önüne geçilecekler de değiliz.

        Bırak onları, kendilerine vaadolunan güne kavuşuncaya kadar dalıp oynasınlar.

        O gün; onlar, dikili taşlara doğru koşuyorlarmış gibi, kabirlerden çabuk çabuk çıkarlar.

        Gözleri dönmüş, yüzlerini zillet bürümüş olarak. İşte bu; onlara vaad olunan gündür.