Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Kuran - 52. Sayfa - Suudheyeti

052  TUR SURESİ

Rahman ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.

[1-8] Tûr'a, yayılmış ince deri üzerine satır satır yazılmış Kitab'a, Beyt-i Ma'mûr'a, yükseltilmiş tavana, dolu denize andolsun ki, Rabbinin azabı mutlaka vuku bulacaktır. Ona engel olacak hiçbir şey yoktur.

[9] O gün gök sallanıp çalkalanır.

[10] Dağlar yürüdükçe yürür.

[11] Yalanlayanların vay haline o gün!

[12] Ki onlar daldıkları bâtıl içinde oyalanıp duranlardır.

[13-14] O gün cehennem ateşine itilip atılırlar da "İşte yalanlayıp durduğunuz ateş budur!" denilir.

[15] Bir büyü müdür bu, yoksa görmüyor musunuz?

[16] Girin oraya, sabretseniz de sabretmeseniz de artık sizin için birdir. Siz ancak yaptıklarınızın karşılığına çarptırılacaksınız.

[17-18] Şüphesiz (kötülüklerden) korunanlar Rablerinin kendilerine verdikleriyle sevinerek cennetlerde ve nimet içindedirler. (Zira) Rableri onları, cehennem azabından korumuştur.

[19-20] Onlara: Yaptıklarınıza karşılık sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak âfiyetle yeyin, için (denilir). Ayrıca biz onları, ceylan gözlü hûrilerle evlendirmişizdir.

[21] İman eden ve soylarından gelenlerde, imanda kendilerine tâbi olanlar (var ya)! İşte biz, onların nesillerini de kendilerine kattık. Onların amellerinden de bir şey eksiltmedik. Herkes kazandıklarına karşı bir rehindir.

[22] Onlara canlarının istediği meyve ve etten bol bol verdik.

[23] Orada karşılıklı kadeh tokuştururlar, ama burada (içki yüzünden) ne saçmalama vardır ne de günaha girme.

[24] Hizmetlerine verilmiş, (kabuğunda) saklı inci gibi gençler etraflarında dönüp dolaşırlar.

[25] Cennettekiler birbirlerine dönüp sorarlar:

[26] Derler ki: "Daha önce biz, aile çevremiz içinde bile (ilâhî azaptan) korkardık."

[27] "Allah bize lütfetti de bizi vücudun içine işleyen azaptan korudu."

[28] "Gerçekten biz bundan önce O'na yalvarıyorduk. Çünkü iyilik eden, esirgeyen ancak O'dur."

[29] (Resûlüm!) Sen öğüt ver. Rabbinin lütfuyla sen ne bir kâhinsin, ne de bir deli.

[30] Yoksa onlar: (O,) bir şairdir; onun, zamanın felâketlerine uğramasını bekliyoruz mu diyorlar?

[31] De ki: Bekleyin. Ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.

[32] Onlara akılları mı bunu emreder, yoksa onlar, azgın bir topluluk mudur?

[33] Yahut "Onu kendisi uydurdu!" mu diyorlar? Hayır, onlar iman etmezler.

[34] Eğer doğru iseler onun benzeri bir söz getirsinler.

[35] Acaba onlar herhangi bir yaratıcı olmadan mı yaratıldılar? Yoksa kendileri mi yaratıcıdırlar?

[36] Yoksa gökleri ve yeri onlar mı yarattılar? Hayır! Onlar bir türlü anlayıp inanmazlar.

[37] Yahut Rabbinin hazineleri onların yanında mıdır? Ya da her şeye hakim olan kendileri midir?

[38] Yoksa onların, üzerine çıkıp gizli sırları dinledikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyenleri, açık bir delil getirsinler.

[39] Yoksa kızlar O'nun, oğullar da sizin mi?

[40] Yoksa sen kendilerinden bir ücret istiyorsun da, bu yüzden onlar ağır bir borç altında eziliyorlar mı?

[41] Yoksa gayba ait bilgiler kendi yanlarında da, onlar mı yazıyorlar?

[42] Yahut bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Asıl tuzağa düşecek olanlar, inkar edenlerdir.

[43] Veya onların Allah'tan başka bir ilahsı mı var? Allah, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır.

[44] Gökten düşen bir kütle görseler "Üst üste yığılmış bulutlardır" derler.

[45] Artık çarpılacakları günlerine kavuşuncaya kadar onları kendi hallerine bırak.

[46] O gün planları kendilerine hiçbir fayda vermez ve yardım da görmezler.

[47] Şüphesiz zulmedenlere, ondan başka da azap vardır. Fakat çokları bilmezler.

[48] Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önündesin. Kalktığın zaman da Rabbini hamd ile tesbih et.

[49] Gecenin bir kısmında ve yıldızların batışından sonra da O'nu tesbih et.