Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

076 İNSAN SURESİ - Suudheyeti - 76. Sayfa

076  İNSAN SURESİ

Rahman ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.

[1] İnsanın üzerinden, henüz kendisinin anılan bir şey olmadığı uzun bir süre geçmedi mi?

[2] Gerçek şu ki, biz insanı katışık bir nutfeden (erkek ve kadının dölünden) yarattık; onu imtihan edelim diye, kendisini işitir ve görür kıldık.

[3] Şüphesiz biz ona (doğru) yolu gösterdik. İster şükredici olsun ister nankör.

[4] Doğrusu biz, kafirler için zincirler, demir halkalar ve alevli bir ateş hazırladık.

[5] İyiler ise, kâfûr katılmış bir kadehten (cennet şarabı) içerler.

[6] (Bu,) Allah'ın has kullarının içtikleri ve akıttıkça akıttıkları bir pınardır.

[7] O kullar, şiddeti her yere yayılmış olan bir günden korkarak verdikleri sözü yerine getirirler.

[8] Onlar, kendi canları çekmesine rağmen yemeği yoksula, yetime ve esire yedirirler.

[9] "Biz sizi Allah rızası için doyuruyoruz; sizden ne bir karşılık ne de bir teşekkür bekliyoruz."

[10] "Biz, çetin ve belalı bir günde Rabbimizden (O'nun azabına uğramaktan) korkarız" (derler).

[11] İşte bu yüzden Allah onları o günün fenalığından esirger; (yüzlerine) parlaklık, (gönüllerine) sevinç verir.

[12] Sabretmelerine karşılık onlara cenneti ve (cennetteki) ipekleri lütfeder.

[13] Orada koltuklara kurulmuş olarak bulunurlar; ne yakıcı sıcak görülür orada, ne de dondurucu soğuk.

[14] (Cennet ağaçlarının) gölgeleri, üzerlerine sarkar; kolayca koparılabilen meyveleri istifadelerine sunulur.

[15-16] Yanlarında, gümüş kaplar ve billûr kâselerle, gümüş beyazlığında (billûr gibi) şeffaf kupalarla dolaşılır ki, sâkiler bunu (cennet şarabını) ölçüsünce tayin ve takdir ederler.

[17] Onlara orada bir kâseden içirilir ki (bu şarabın) karışımında zencefil vardır.

[18] (Bu şarap) orada bir pınardandır ki adına Selsebîl denir.

[19] O insanların etrafında öyle ölümsüz genç nedîmler dolaşır ki, onları gördüğünde, etrafa saçılıp dağılmış inciler sanırsın.

[20] Ne yana bakarsan bak, (yığınla) nimet ve ulu bir saltanat görürsün.

[21] Üzerlerinde yeşil ipekten ince ve kalın elbiseler vardır; gümüş bilezikler takınmışlardır. Rableri onlara tertemiz bir içki içirir.

[22] (Onlara şöyle denir:) Bu, sizin için bir mükâfattır. Sizin gayretiniz karşılığını bulmuştur.

[23] (Resûlüm!) Kur'an'ı sana biz, evet biz indirdik.

[24] Artık Rabbinin hükmüne (boyun eğip) sabret; onlardan hiçbir günahkâra, yahut hiçbir nanköre boyun eğme.

[25] Sabah akşam Rabbinin ismini yâdet.

[26] Gecenin bir kısmında O'na secde et; gecenin uzun bir bölümünde de O'nu tesbih et.

[27] Şu insanlar, çarçabuk geçen dünyayı seviyorlar da önlerindeki çetin bir günü (ahireti) ihmal ediyorlar.

[28] Onları biz yarattık; onların yaratılışını sapasağlam yaptık. Dilediğimizde (kendilerini yok eder) yerlerine benzerlerini getiririz.

[29] Şüphesiz ki bu bir öğüttür. Artık dileyen Rabbine bir yol tutar.

[30] Sizler ancak Rabbinizin dilemesi (izin vermesi) sayesinde (bir şeyi) dileyebilirsiniz. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.

[31] O, dilediğini rahmetine dahil eder. Zalimlere gelince, onlar için elem verici bir azap hazırlamıştır.