Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

050 – KAF SURESi - Talat - 50. Sayfa

50-KAF SÛRESİ

 

Kur'ân-ı Kerîm 'in ellinci sûresi olup 45 âyetten müteşekkildir. Mekke'de Murselât sûresinden sonra nazil olmuştur. Ancak 38 inci âyeti Medenîdir. Müslim, Ebü Davûd, Nesâ'i, ibn Mâce, Ahmed b.Hanbel ve Beyhakî tarafindan nakledilen muhtelit haberlerden öğrenildiğine göre, Hazreti Peygamber, Kaf sûresini, sabah namazının ilk rekatında, bayram namazlarında ve Cuma günü hutbede okurdu. Bu da göstermektedir ki, Kaf sûresi, yaratılıştan, öldükten sonra dirilmeden,mezarlardan çıkıştan, hesaptan, cennetten, cehennemden, sevabtan, ıkabtan, terğib ve terhîbten bahsetmesi dolasıyle dâima büyük topluluklarda okunmuştur.

 

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla

 

1-3-Kâf Çok şerefli Kur'âna yemin olsun , kâfirler kendi içlerinden bir uyarıcının yine kendilerine gelmesine şaşırmışlar ve demişlerdir ki: "Bu. acâib bir şey, biz öldüğümüz ve toprak olduğumuz zaman mı yeniden dirileceğiz? Bu çok uzak bir ihtimal".

4-          Biz, toprağın onların cesetlerinden neleri yeyip eksilttiğini elbette biliyoruz. Yanımızda her şeyi kaydedip muhafaza eden bir kitap vardır.

5-          Aslında onlar hak kendilerine gelince onu inkâr etmişlerdir. Bu itibarla onlar bir şaşkınlık içindedirler.

6-          Üstlerindeki göğe hiç bakmıyorlar mı? Onu nasıl bina etmiş ve süslemişiz; hiçbir çatlağı da yoktur.

7-          Keza arzı nasıl uzatmış, üzerinde sabit dağlar yerleştirmişiz ve her çeşitten güzel bitkiler yetiştirmişiz.

8-          Bunları da Allah'a yönelen her kulun kalb gözünü açmak ve ona ibret vermek için yapmışızdır.

9-11- Gökten bereketli bir su indirdik de. onunla bahçeler, kullara rızık olmak üzere biçilecek ekinler ve birbiri üzerine kümelenmiş tomurcukları olan boylu hurma ağaçları bitirdik. Yine o su ile ölü bir ülkeye hayat verdik. İşte kabirden çıkış da böyledir.

12-14- Onlardan önce de Nün kavmi. Re s ahalisi, Semûd, Ad, Firavun, Lût'un kardeşleri, Eyke halkı ve Tubba kavmi, bunların hepsi de peygamberleri yalanlamışlardı da bu yüzden azabımı hak etmişlerdi.

15-        Biz ilk yaratmada acizlik mi gösterdik ki (yeniden diriltmede de âciz kalalım?) Hayır onlar, yeniden yaratılıştan şüphe içindedirler.

16-        Şu bir gerçektir ki insanı biz yarattık; nefsinin ona ne fısıldadığını da biliriz; çünkü biz ona şah damarından daha yakınız.

17-18- Çünkü onun sağında ve solunda oturan iki alıcı melek, söylediği hiçbir söz olmasın ki yanında onu gözetleyip yazmasın.

19-        Bir gün ölüm sarhoşluğu gerçekten gelir ki işte bu, senin kaçıp durduğun şeydir.

20-        Sûra da üfürülür ki bu da kâfirler için tehdidin gerçekleştiği gündür.

21 -       İşte o gün her kişi, yanında bir sürücü ve şâhidle gelir.

22-        Oysa sen bütün bunlardan gafildin. Şimdi o gaflet örtüsünü senden kaldırıp açtık. Artık bugün gözün keskindir.

23-        Yanındaki arkadaşı melek: "Şu benim elimdeki hazırdır' der.

24-26- (Bunun üzerine Allah, sürücüye ve şahide şöyle buyurur:) "Bütün inatçı kâfirleri, iyiliğe engel olanı, mütecavizi, ve Allah hakkında şüpheye düşüp O'nunla beraber başkasını ilâh edinen kişiyi cehennem'e atın".

27-        Yanında arkadaşı olan şeytan der ki: "Rabbımız! Onu ben azdırmadım, fakat o, aşırı bir sapıklık içinde idi".

28-        Allah da şöyle buyurur. "Önümde çekişmeyin. Size önceden tehdidimi göndermiştim."

29-        "Benim katımda söz değiştirilmez ve ben kullarıma karşı zâlim de değilim".

30-        O gün, cehenneme "doldun mu?" deriz; o da "daha var mı?" der.

31 -      Cennet de Allah'tan sakınanlara uzak düşmeyecek şekilde yaklaştırılır.

32-34- İşte bu, Allah'a her yönelen, hududuna riayet eden, görmediği halde Rahmandan korkan ve ihlâslı bir kalb ile gelen sizlere va'dolunan cennettir.Oraya selametle girin. Bu, ölümü olmayan ebedîlik günüdür.

35-        Orada diledikleri her şey vardın yanımızda da fazlası.

36-        O kâfirlerden önce kendilerinden daha kuvvetli olan ve bu sebeple bütün rızık yollarını tutan nice nesiller mahvettik. Kaçıp kurtuluş mümkün mü?

37-        işte bunda, kalbi olan, yahut hazır bulunup kulak veren kimseler için muhakkak bir ibret vardır.

38-        Şu da bir gerçek ki, biz, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunan şeyleri altı günde yarattık da bize hiç bir yorgunluk dokunmadı.

39-        (Ey Muhammedi) Onların söylediklerine sabret. Rabbını, güneşin doğuşundan önce ve batışından önce hamd ile tesbîh et.

40-        Geceleyin ve secdelerin ardından da O'nu tesbîh et.

41 -       O gün çağmanın yakın bir yerden seslenişine kulak ver.

42-        O gün herkes o korkunç sesi işitecektir. İşte bu, kabirlerden çıkış günüdür.

43-        Dirilten de öldüren de biziz ve dönüş bizedir.

44-        O gün yer, onların süratle ayrılmaları için yarılır. Bu bir toplanmadır ki, bize göre kolaydır.

45-        Biz onların söylediklerini daha iyi biliriz. Sen onların üzerinde bir zorba değilsin. Bu itibarla sen, tehdidimden korkan kimselere Kur1 an ile öğüt ver.