Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

051 – ZARiYAT SURESi - Talat - 51. Sayfa

51-ZÂRİYÂT SÛRESİ


Kurân-ı Kerim'in elli birinci sûresi olup 60 âyetten müteşekkildir. Mekke'de Ahkâf sûresinden sonra nazil olmuştur Rüzgar manasına gelen "zâriyât" kelimesi, sûrenin ilk ayetinde geçtiği ve esip savuran rüzgârlar üzerine yemin edildiği için sûreye bu ad verilmiştir.


Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla


1-6- Savurarak esen ve bu yüzden yağmur bulutlarını taşıyan, gemileri kolayca yüzdüren ve yağmurları taksim eden rüzgârlara yemin olsun ki, size va'dolunan kıyamet gerçektir ve hesaplaşma mutlaka vâki olacaktır.
7-8- Çeşitli yolları olan göğe kasem olsun ki, ey müşrikler siz, birbirini tutmaz sözler içindesiniz.
9-        Döndürülecek olan kimse ondan döndürülür.
10-11- Derin bir cehalet ve büyük bir gaflet İçinde bulunan o birbirini tutmaz sözlerin yalancıları kahrolsun.
12-       "Ceza günü ne zaman?" diye soruyorlar.
13-       O gün, onların, ateşte yakılacakları gündür.
14-       İşte o gün onlara denir ki: "Sizin için hazırlanan azabı tadın; gelmesi için acele edip durduğunuz işte bu idi".
15-16- Allah'tan korkanlar ise, Rablarının kendilerine verdiğini almış oldukları halde, cennetlerde ve pınar başlarındadırlar. Çünkü onlar, bundan önce iyi davrananlardan idiler.
17-       Geceleyin de az uyuyorlardı.
18-       Seherde ise, Allah'tan mağfiret diliyorlardı.
19-       Mallarında, isteyen için de yoksul için de bir hak vardır.
20-21- Yeryüzünde ve kendi nefislerinizde mü'minler için nice deliller vardır, hiç görmüyor musunuz?
22-       Gökte de rızkınız ve size va'dolunan şeyler vardır.
23-       Göğün ve yerin Rabbına kasem olsun ki, size bu va'dolunanlar, tıpkı sizin konuştuğunuz şeyler gibi gerçektir.
24-       (Ey Muhammedi) İbrahim'in şerefli konuklarının haberi sana ulaştı mı?
25-       Hani konuklar onun yanına gelmişler ve "selâm" demişlerdi de, İbrahim de "selâm; bilinmeyen kavim* demişti.
26-       Sonra da gizlice ailesine gitmiş ve besili bir dana getirmişti.
27-       Bunu onlara yaklaştırmış ve "yemez misiniz?" demişti.
28-       Bu sırada da içine onlardan bir korku düşmüştü. Onlar ise, "korkma" demişler ve ona bilgili bir oğul müjdelemişlerdi.
zoy
29-       Bunun üzerine İbrahim'in eşi, bir çığlık içinde gelmiş ve ellerini yüzüne vurarak "ben, kısır bir kocakarıya mı?" demişti.
30-       Onlar da "Rabbın böyle buyurdu; O, hikmet sahibidir ve her şeyi hakkıyle bilendir" demişlerdi.
31-       İbrahim onlara demişti ki: "İşiniz nedir, ey elçiler"?
32-34- Onlar da şöyle demişlerdi: "Biz suçlu bir kavme, Rabbın katında haddi aşanlar için işaretlenmiş çamurdan taşlar atmak için gönderildik"
35-       Bunun üzerine, mü'minlerden orada olanları çıkardık.
36-       Zaten orada kendilerini Allah'a teslim etmiş olanlardan yalnız bir tek ev bulmuştuk.
37-       Orada o acı azabtan korkanlara da bir ibret bıraktık.
38-       Musa kıssasında da alınması gereken ibretler vardır. Hani onu apaçık bir mucize ile Firavun'a göndermiştik.
39-       Firavun ise, askerlerine güvenerek yüz çevirmiş ve "Musa, bir sihirbazdır, yahut mecnundur" demişti.
40-       Bunun üzerine biz de onu ve askerlerini yakalamış ve Firavun, pişmanlık duyup kendi kendini kötüler bir halde iken onları denize atmıştık.
41-42- Ad kavminin kıssasında da ibretler vardır. Hani üzerlerine kurutucu bir rüzgar göndermiştik de üzerine uğradığı herşeyi ancak toz haline getirip bırakmıştı.
43-       Semüd kavminde de alınacak ibretler vardır. Hani onlara "bir süreye kadar dünya nimetlerinden faydalanın" demiştik.
44-       Buna rağmen büyüklük taslayıp Rablarının emrinden çıkmışlardı da baka baka Onları helak edici bir sarsıntı yakalayıvermişti.
45-       Bu yüzden ne ayağa kalkacak bir güç bulabilmişler ve ne de yardım edilenlerden olmuşlardı.
46-       Daha önce de Nuh kavmini helak etmiştik. Onlar da fasık kimseler idiler.
47-       Gökyüzünü ellerimizle biz bina ettik. Biz şüphesiz çok güçlüyüz.
48-       Yeryüzünü de biz yaydık. Ne güzel yayıcıyız.
49-       İbret alasınız diye her şeyi çift çift yarattık.
50-       "Bu itibarla Allah'a sığının. Ben, sizin için O'nun tarafından gönderilen apaçık bir uyanayım."
51-       "Allah'la beraber bir başkasını ilah kılmayın. Ben, sizin için O'nun tarafından gönderilen apaçık bir uyarıcıyım."
52-       Bunun için, kendilerinden önce gönderilen hiçbir peygamber yoktur ki, ona sihirbaz yahut mecnûn dememiş olsunlar.
53-       Birbirine bunu mu tavsiye ettiler? Hayır; onlar, isyan etmiş kimselerdir.
54-       Bu itibarla {ey Muhammedi) onlardan uzak dur. Sen, (onların davranışları yüzünden elbette) kötülenecek değilsin.
55-       Sen yine de nasihat et; zira nasihat mü'minlere fayda verir.
56-       Ben, cinleri ve insanlan, ancak bana ibadet etmeleri için yarattım.
57-       Ben onlardan bir rızık istemiyorum.
58-       Şüphesiz asıl rızık veren, çetin kuvvet sahibi olan Allah'tır.
59-       Zulmedenlerin, geçmiş kavimlerdeki benzerlerinin günâhları gibi günâhları vardır. Bu itibarla benden cezalarını istemekte acele etmesinler.
60-       Kendilerine va'dedilen o günlerden dolayı kâfirlerin vay haline.