Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

060 – MUMTAHiNE SURESi - Talat - 60. Sayfa

60-MÜMTEHINE SÛRESİ


Kufân-ı Kerîmin altmışıncı sûresi olup 13 âyetten müteşekkildir. Medine'de Ahzâb sûresinden sonra nazil olmuştur. Hudeybiye andlaşması hükümlerine göre, Mekke'den kaçıp müslümanlara sığınan bir Kureyşli, müslümanlar tarafından müşriklere hemen iade edilecekti. Ancak bu sürenin 10 uncu âyetinde. Mekke'den kaçan kadınların imtihan edilmeleri, eğer gerçekten îman etmiş oldukları anlaşılırsa, kâfirlere teslim edilmemeleri emredilmiştir, işte, "İmtihan edilen kadın" manasına gelen mumtehine, bu sebeple süreye ad olarak verilmiştir.


Rahman ve Rahîm olan Allah'ın adıyla


1-         Ey îman edenler! Benim de düşmanım olan, sizin de düşmanınız oian kimseleri dost edinmeyin; zira aranızdaki dostluğa istinaden onlara, (Peygambere ait haberler) sızdırırsınız. Halbuki onlar, size gelen hakkı inkâr etmişlerdir. Peygamberi ve sizi, Rabbınız olan Allah'a îman ettiniz diye yurdunuzdan çıkarıyorlardı. Eğer benim yolumda cihad etmek ve benim hoşnudluğumu kazanmak için çıkmışsanız, onları dost edinmeyin. Zira dostluk sebebiyle onlara gizlice haber bildirmiş olursunuz. Ben, gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. İçinizden her kim bunu yaparsa, hak yoldan sapmış olur.
2-         Eğer onlar size üstün gelirlerse, size düşman olurlar. Ellerini ve dillerini kötülük etmek için size uzatırlar. Bir küfretseniz diye arzu duyarlar.
3-         Kıyamet günü, ne akrabanız ve ne de evlâdlarınız size hiçbir fayda sağlamayacak, Allah onlarla sizin aranızı ayıracaktır. Allah, yaptıklarınızı hakkıyle görendir.
4-         İbrahim'in, babasına söylediği "senin için Allah'tan mutlaka mağfiret dileyeceğim. Fakat Allah'tan sana gelecek bir şeyi savmaya gücüm yetmez" sözü dışında, İbrahim'de ve onunla beraber olanlarda, sizin için uyulacak güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine demişlerdi ki:"Biz sizden ve sizin Allah'tan başka ibadet ettiğiniz şeylerden uzağız. Biz, sizin putlarınızı inkâr ediyoruz. Siz, tek bir Allah'a îman etmedikçe, bizimle sizin aranızda ebedî olarak kin ve düşmanlık belirmiştir. Rabbımız! Sana tevekkül ettik; sana yöneldik. Dönüş sanadır."
5-         "Rabbımız! Bizi, inkâr edenlerle deneme ve bizi bağışla. Şüphesiz dâima gâlib ve hikmet sahibi olan sensin."
6-         Gerçek olan şu ki, onlarda, sizin için, Allah'ı ve âhiret gününü uman kimseler için uyulacak güzel bir örnek vardır. Kim yüz çevirirse, bilsin ki Allah, onun îmanına muhtaç değildir; hamdolunmaya lâyıktır.
7-         Belki Allah'ın, sizinle, onlardan düşman olduğunuz kimseler arasına bir sevgi koyması mümkündür. Allah, buna kaadirdir. Allah, çok bağışlayıcıdır; çok merhametlidir.
8-         Allah, dîn hususunda sizinle savaşmayan ve sizi yurdunuzdan çıkarmayan kimselere iyilik etmekten ve onlara karşı adaletli davranmaktan sizi menetmiyor. Şüphesiz Allah, adil davrananları sever.
9-         Allah sizi, ancak dîn hususunda sizinle savaşan, yurdunuzdan çıkaran ve çıkarılmanıza yardım eden kimselerle dost olmaktan menediyor. Kim onlarla dost olursa, işte asıl zâlim olanlar onlardır.
10-       Ey îman edenler! Mü'min kadınlar size muhacir olarak geldikleri zaman, onları imtihan edin. Allah, onların îmanlarını daha iyi bilir. Eğer onların mümin olduklarını anlarsanız, onian kâfirlere geri döndürmeyin. Ne bu kadınlar o kâfirlere helâldir, ne de o kâfirler bu kadınlara helâl olur. Kâfirlere, kadınlar için sarfettiklerini verin. O kadınlara mehirlerini verdiğiniz takdirde, onlarla evlenmenizde size bir günâh yoktur. Kâfir kadınlarla evlilik bağlarını tutmayın. Onlar için sarfetiğiniz mehiri isteyin; onlar da (kâfir erkekler) sarfettikleri mehiri istesinler. Bu, Allah'ın hükmüdür; aranızda O hükmeder. Allah, her şeyi hakkıyle bilendir; hikmet sahibidir.
11-      Eşleriniz için sarfettiklerinizden bir şey (eğer onların dînden çıkmaları sebebiyle) kâfirlere gider, siz de onlara gâlib gelirseniz, ganimetten, eşleri giden erkeklere, sarfettikleri kadarını verin. îman ettiğiniz Allah'a karşı gelmekten de sakının.
12-       Ey Peygamber! Mü'min kadınlar, Allah'a hiçbir şeyi şirk koşmamak, hırsızlık etmemek, zina işlememek, evlâdlannı öldürmemek, elleriyle ayakları arasında bir yalan düzüp getirmemek ve iyilik hususunda karşı gelmemek üzere sana bey'at etmek için geldiklerinde, onların bey'atlarını kabul et ve onlar için Allah'tan mağfiret dile. Şüphe yoktur ki Allah, çok bağışlayıcıdır çok merhametlidir.
13-       Ey îman edenler! Allah'ın, kendilerine gazab ettiği bir kavmi dost edinmeyin. Zira onlar. Mezar ehlinden ümidlerini kesen kâfirler gibi, âhiretten ümidlerini kesmişlerdir.