Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

064 – TEGABUN SURESi - Talat - 64. Sayfa

64-TEĞABUN SÛRESİ


Kur'ân-ı Kerîmin altmış dördüncü sûresi olup 18 âyetten müteşekkildir. Medine'de Tahrîm sûresinden sonra nazil olmuştur. Sûrenin 9 uncu âyetinde, kıyametin toplanma günü, kâfirler için "aldanma" manâsına gelen teğâbun günü olarak tavsif edildiğinden, sûreye bu ad verilmiştir.


Rahman ve Rahîm olan Allah'ın adıyla


1-         Göklerde ve yerde bulunan her şey Allah'ı tesbîh eder. Hükümranlık Onundun hamd O'na mahsustur. O, her şeye kaadirdir.
2-         Sizi yaratan O'dur. Bir kısmınız kâfir, bir kısmınız da mü'mindir. Allah, yaptıklarınızı hakkıyle görendir.
3-         Gökleri ve yeri hak ile yaratmış, size şekil vermiştir. Şeklinizi de güzel yapmıştır. Dönüş O'nadır.
4-         Göklerde ve yerde olan her şeyi bilir. Gizlediğinizi de açığa vurduğunuzu da bilir. Allah, göğüslerde olanı da hakkıyle bilendir.
5-         Evvelce küfredip de, yaptıklarının cezasını tadanların haberi size gelmedi mi? Onlar için acı bir azâb vardır.
6-         Bu, peygamberlerinin kendilerine apaçık delillerle gelip de, onların, "bize bir insan mı hidayet edecek?" diyerek küfretmiş ve yüz çevirmiş olmalarındandı. Oysa Allah, onların îmanlarına muhtaç değildi. Allah, zengindir; hamd olunmaya lâyıktır.

7-         İnkâr edenler, yeniden asla dirilmeyeceklerini iddia etmektedirler. (Ey Muhammedi) De ki: "Hayır, Rabbıma yemin ederim ki, siz, mutlaka diriltileceksiniz; sonra da yaptıklarınızdan mutlaka haber verileceksiniz. Bu, Allah'a göre çok kolaydır."
8-         Allah'a,  Rasûlüne ve indirdiğimiz nura îman edin. Allah, yaptıklarınızdan
hakkıyle haberdârdır.
9-         Sizi toplanma günü için toplayacağı gün, bu, aldanma günüdür. Kim Allah'a îman eder ve sâlih amel işlerse, Allah, onun günâhlarını örter ve onu, içinde daimî olarak kalacağı, (ağaçları) altından ırmaklar akan cennetlere sokar. İşte bu büyük kurtuluştur.
10-       İnkâr edenler ve âyetlerimizi yalanlayanlar ise, bunlar da ateş ehlidirler ve orada daimîdirler. Orası varılacak ne kötü bir yerdir.
11-       Hiçbir musibet, Allah'ın izni olmadıkça isabet etmez. Kim Allah'a îman ederse, Allah da onun kalbine hidayet verir. Allah, her şeyi hakkıyle bilendir.
12-       Allah'a itaat edin; Rasûle de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki. Peygamberimize düşen, apaçık tebliğdir.
13-       Allah... O'ndan başka ilâh yoktur. Bu itibarla, mü'minler, Allah'a tevekkül etsinler.
14-       Ey îman edenler! eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar bulunur. Onlardan sakının. Eğer affederseniz, kusurlarından geçer ve bağışlarsanız, şüphesiz Allah da çok bağışlayıcıdır; çok merhametlidir.
15-       Mallarınız ve evlâlarınız da sizin için birer denemedir. Büyük mükâfat da Allah katındadır.
16-       Bu itibarla, gücünüzün yettiği kadar Allah'tan sakının. Dinleyin, itaat edin ve kendi iyiliğiniz için Allah yolunda mal sarfedin. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte asıl kurtuluşa erenler bunlardır.
17-       Eğer Allah'a güzel bir borç verirseniz, Allah onu sizin için kat kat yapar ve sizi bağışlar. Allah şükre karşılık verendir; ceza vermekte de aceleci değildir.
18-      Gaybı ve hazır olanı bilendir; dâima gâlibtir; hikmet sahibidir.