Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

069 – HAKKA SURESi - Talat - 69. Sayfa

69-HAKKA SÛRESİ

 

Kur'ân-ı Kerîm'in altmış dokuzuncu sûresi olup 52 âyetten müteşekkildir. Mekke'de Mülk sûresinden sonra nazil olmuştur. Sûrenin ilk âyetinde hak olan ve gerçekleşeceğinde hiçbir şüphe olmayan kıyamet gününün dehşetinden bahsedildiği bu güne, vukuu vâcib gün manasında hakka denildiği için, sûreye de bu ad verilmiştir.

 

Rahman ve Rahîm olan Allah'ın adıyla

 

1-2-     Gerçekleşecek olan gün; nedir o gerçekleşecek olan gün?

3-         Gerçekleşecek olan günün ne olduğunu sana ne bildirdi?

4-         Semûd ve Âd, korkusu yüreklerinin derinliklerine kadar vuracak olan o günü yalanlamıştı.

5-6- Semûd, şiddetli bir sarsıntı ile helak edilmişti. Âd ise, son derece acımasız, uğultulu bir fırtına ile yok edilmişti.

7- Allah, o fırtınayı onlara, hiç kesilmeksizin yedi gece sekiz gün musallat etmişti. Sen olsan, bu süre içinde onların sanki içi boş hurma kütükleri gibi yere serildiklerini görürdün.

8-         Şimdi sen, onlardan, orada kalmış herhangi bir şey görüyor musun?

9-         Firavun da, ondan öncekiler de, altüst olmuş kasaba halkları da günâh işlemişlerdi.

10-       Rablarının Peygamberine karşı gelmişlerdi. Bunun üzerine Allah da onları, şiddetli bir şekilde yakalamıştı.

11-12- Sular azgınlaşıp taştığı zaman, size kurtuluşunuzu bir ibret kılmak için ve anlayışlı kulaklar da duyup anlasınlar diye, sizi gemide biz taşıdık.

13-16- Sûı^a bir üfürülüşle üfürüldüğü, yer ve dağlar kaldırılıp bir vuruşla birbirine vurulduğu zaman, işte o gün ne olacaksa olacak, kıyamet kopacak, gök parçalanacaktır, çünkü o gün o, çökmeye yüz tutmuştur.

17-       Melekler göğün yanlarındadır ve Rabbının Arş'ını, o gün onlardan sekiz tanesi başlarının üzerinde taşıyacaktır.

18-       O gün hesap için siz de Rabbınıza arzulununsunuz. Hiçbir sırrınız. O'na gizli kalmaz.

19-20- Kitabı sağından verilen "alın, kitabımı okuyun. Ben, zaten hesabıma kavuşacağımı anlamıştım" der.

21-23- Artık o, meyveleri kolayca toplanabilecek yüksek bir bahçede hoşnûd edici bir

yaşayış içindedir. 24-      (Onlara denir ki:) "Geçmiş günlerde yaptıklarınıza karşılık afiyetle yeyin ve için."

25-29- Kitabı solundan verilen ise, şöyle der: "Kitabım keski bana verilmeseydi de, hesabımın ne olduğunu bilmeseydim. Keski ölüm her şeye son verici olsaydı. Malım bana hiçbir fayda sağlamadı. Bütün saltanatım da yok olup gitti."

30-32- Allah şöyle buyurur: "Tutun onu bağlayın; sonra cehenneme yollayın; sonra da boyu yetmiş arşın olan zincire vurun."

33-34- "Zira o, yüce Allah'a îman etmez, yoksulu yedirmeye de özendirmezdi."

35-      "Bu itibarla, bugün onun için burada hiçbir yakın dost yoktur."

36-37- "Günahkârlardan başka hiç kimsenin yemeyeceği kanlı irin dışında hiçbir yiyecek yoktur."

38-41- Görebildiklerinize ve göremediklerinize yemin ederim ki, Kur"ân, muhakkak şerefli bir Peygamberin sözüdür. Yoksa o, bir şâirin sözü değildir. Ne kadar da az îman ediyorsunuz.

42-43- O bir kâhin sözü de değildir. Ne kadar az düşünüyorsunuz. O. alemlerin Rabbından bir indirilmedir.

44-47- Eğer Muhammed, bize karşı bazı sözler iftira etmiş olsaydı, elbette ondan gücünü kuvvetini alır, sonra onun şah damarını elbette keserdik. İçinizden hiçbiri de buna engel olamazdı.

48-       Gerçek şu ki Kur"ân, Allah'tan sakınanlar için bir öğüttür.

49-       İçinizde yalanlayanların da bulunduğunu biz elbette biliyoruz.

50-       Şüphesiz Kur"ân, kâfirler için bir hasrettir.

51 -       O, kesin bir gerçektir.

52-      Bu itibarla sen yüce Rabbını teşbih et.