45- Sonra Musa ile kardeşi Harun'u ayetlerimiz ile ve açık
kanıtla destekli olarak gönderdik.
46- Firavun ile onun önde gelen adamlarına. Fakat onlar büyüklük
kompleksine kapılarak iman etmeye yanaşmadılar.
Zaten onlar kendilerini beğenmiş kimselerdi.
47- Onlar dediler ki; "Kendimiz gibi birer insan olan
şu iki adama mı inanacağız ki, onların
soydaşları bize tapıyorlar?"
48- Onları yalanladılar ve bu yüzden yok edildiler.
Burada da peygamberlerin birer insan oluşuna ilişkin
itiraz ön plana çıkıyor "Kendimiz gibi birer
insan olan şu iki adama mı inanacağız."
Bir de İsrailoğullarının
Mısır'daki durumlarını ortaya koyan şu
özel noktayı da ekliyorlar. "Onların
soydaşları bize tapıyorlar." Bizim
emirlerimize uyup, bize boyun eğiyorken... Firavun ve
kurmaylarına göre bu durum Musa ve Harun'un küçümsenmesi
için bir nedendir.
Musa ve Harun'un getirdiği ayetlere, ellerinde bulunan
belgelere gelince, bunların yeryüzünün çirkefine batmış,
batıl rejimlerinin esiri olmuş, ucuz değerlerin
peşine takılmış bu körelmiş kalplere
etki etmeleri imkânsız bir şeydir.
Burada Meryemoğlu İsa'ya, annesine,
yaratılışındaki belirgin mucizeye kısaca
işaret ediliyor. Tıpkı Hz. Musa'nın gösterdiği
mucizeler gibi yalanlayanlar Hz. İsa'nın
yaratılışındaki mucizeyi de yalanlıyorlar.
49- .Soydaşları doğru yolu bulsunlar diye
Musa'ya kitap verdik.
50- Meryemoğlu İsa ile annesini gücümüzün bir kanıtı
olarak ortaya çıkardık. Onları yaşamaya
elverişli ve akarsulu bir tepeye yerleştirdik.
Bu ayette işaret edilen tepenin neresi olduğuna
ilişkin değişik rivayetler vardır. Nerede bu
yer?.. Mısır'da mı? Şam'da mı? Yoksa Kudüs'te
mi? Buralar Meryem'in oğluyla birlikte gittiği yerlerdir.
Kitaplarında da yazıldığı gibi Hz.
İsa çocukluğunda buralara annesiyle birlikte
gitmiştir. Ama buraları yer olarak belirlemek önemli değildir.
Amaç yüce Allah'ın temiz, taze hoş kokulu bitkilerin
bulunduğu, suların aktığı, gözetip
korundukları bir yerde onları
barındırdığına işaret etmektedir.
Peygamberlik zincirinin bu halkasına
ulaşılınca, hitap peygamberler ümmetine
yöneltiliyor. Aynı zamanda ve aynı bölgede toplanmış,
hep birlikte dinliyorlar gibi... Çünkü onları birbirine
bağlayan tek ve değişmez gerçek karşısında
zaman ve mekana bağlı farklılıklar bir anlam
ifade etmez.
O
O
×
Hata Bildir
Bu sayfada bir hata mı gördünüz? Bize bildirin, düzeltelim.
×
Hata Bildir / Öneri Gönder
Bir hata mı gördünüz, ya da bir öneriniz mi var? Bize yazın. Hata başka bir sayfadaysa, o sayfanın adresini eklemeniz işimizi çok kolaylaştırır.