A’râf ve Enfâl Sûreleri; Kavram, - Kuran - Sorularsinavlar - 21. Sayfa
A’râf ve Enfâl Sûreleri; Kavram, 180-187
KUR’AN KAVRAMLARI DERSİ
YİRMİ BİRİNCİ SINAV SORULARI
1) A’râf sûresinde, insanlar için çirkin yerlerini örtecek giysi, süslenecek elbise indirildiği ifâde edildikten sonra, daha hayırlı bir elbiseden bahsedilir. Nedir bu elbise?
a- Hayâ elbisesi b- Takvâ elbisesi c- Tesettür elbisesi d- İtaat elbisesi
2) Deve mûcizesi hangi peygambere verilmiştir?
a- Hûd (a.s.) b- Lût (a.s.) c- Sâlih (a.s.) d- Şuayb (a.s.)
3) Homoseksüellikle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?
a- Erkeklerin birbirlerine yaklaşarak fuhuş yapmaları, karşıt cinslerin fuhşundan daha çirkindir.
b- Homoseksüellik bireylerin azap, toplumların helâk sebebidir.
c- Homoseksüelliğe ilk olarak Lût kavminde rastlandığı için bu peygamberin ismine nisbet edilerek buna İslâmî literatürde Lûtîlik denilir; Lûtîliğe livâta demek doğru değildir.
d- Homoseksüellik, günümüzde de tedavisi mümkün olmayan AIDS gibi değişik bir helâke yol açmaktadır.
4) Her müslüman, yakınlarından başlayarak çevresindeki insanlara dinini tebliğ etmek ve İslâm’ı hâkim kılmaya çalışmak zorundadır. Ancak, insan bu dâvet, tebliğ ve iyiliği emretme görevini yerine getirmeye çalıştığı halde, bazen en yakınlarının bile müslüman olmasını sağlayamayabilir. Hz. İbrâhim’in babası, Hz. Nûh’un oğlu, Peygamberimiz’in amcası bu örnekler arasındadır. Allah, kâfir Firavun’un hanımını müslüman hanımlara örnek verirken, iki peygamberin hanımının da kâfir kadınlardan olduğunu vurgular (66/Tahrîm, 10). Allah’ın tek rab ve yegâne ilâh olduğuna ve peygamber kocalarına inanmayan bu kadınların müşrik kavimleriyle birlikte helâk olduklarını Kur’an haber verir. Hanımları müslüman olmayan ve kâfir eşleriyle sınanan bu peygamberler kimlerdir?
a- Nûh (a.s.) ve Lût (a.s.)
b- Lût (a.s.) ve Şuayb (a.s.)
c- Sâlih (a.s.) ve Hûd (a.s.)
d- Süleyman (a.s.) ve Yûsuf (a.s.)
5) Hûd, Sâlih, Lût ve Şuayb peygamberler, sırasıyla hangi kavimlere gönderilmişlerdir?
a- Şuayb, Semûd, Lût, Âd
b- Sâlih, Âd, Lût, Medyen
c- Hûd, Medyen, Lût, Semûd
d- Âd, Semûd, Lût, Medyen
6) Lügat anlamı “örtünmek, gizlenmek, bir şeyin içinde veya arkasında gizlenmek” demek olan ve bir fıkıh terimi olarak; erkek veya bayanın şer’an örtülmesi gereken yerlerini örtmesi demek olan kavram, aşağıdakilerden hangisidir?
a- Hicap b- Cilbâb c- Tesettür d- Libas
7) Kur’an’da sözü edilen bir kabilenin ve yerleşim merkezinin adı olan, şark edebiyatlarında olduğu gibi, Divan edebiyatında da daha çok güzel bağları, mâmur ve gösterişli binalarıyla (maalesef olumlu) bir mazmun olarak kullanılan bir isimdir. Halk arasında, Şeddâd tarafından, Cennet’e karşılık olarak bina edildiğine inanılan bağ ve bahçeleriyle ünlü bir şehir olarak bilinen, Fecr sûresi 7-8. âyetlerde helâk edildiği belirtilen ve günümüzde bazı kızlara da (yanlış şekilde) isim olarak verilen bu yerin adı nedir?
a- Eyke b- İrem c- Ubar d- İber
8) Bugünkü çirkin kapitalizmin öncüsü konumunda olan ve bozuk düzenlerin bozuk terazisine örnek verilebilecek şekilde, ölçü ve tartılarda hile yaparak halkı kandıran ve içlerindeki az sayıdaki mü’minleri tehdit ederek Allah yolundan alıkoymak için yol başlarını tutan kavim hangisidir?
a- Medyen b- Semûd c- Âd d- Eyke
9) Semud kavminin ileri gelenlerinden müstekbirler/büyüklük taslayanlar, aşağıda belirtilen suçlardan hangisini işlemişlerdi?
a- Kendilerinden önce hiçbir kavmin yapmadığı çirkin fiil olan homoseksüellik suçunu işlemişlerdi.
b- Peygamberlerini öldürmüşlerdi.
c- Kendi peygamberlerine mûcize olarak verilen dişi deveyi, ayaklarını keserek öldürmüşlerdi.
d- Mü’minleri diri diri ateşe atmışlar, onları yanarken keyifle seyretmişlerdi.
10) Esmâü’l-Hüsnâdan el-Müızz ve el-Müzill ne demektir?
a- El-Müızz: İzzet ve kuvvet veren, yükselten, onurlandıran demektir. El-Müzill: (Daha çok âhirette) Zillete düşüren, hor ve hakir eden demektir.
b- El-Müızz: Hesap gören, kullarının yaptıklarını muhâsebeye tâbi tutan, amellerinin karşılığını verme hususunda kâfi olan demektir. El-Müzill: Keremi ve bağışı bol olan, cömert ve bir karşılık gözetmeden inâyetiyle ihsan eden anlamına gelir.
c- El-Müızz: Bütün varlık üzerinde gözcü olan, bütün işler kendisinin kontrolü altında bulunan; kullarının her şeyini gözeten ve müşâhedesi altında tutan demektir. El-Müzill de: Duâ ve isteklere cevap veren; Kendine yalvaranların isteklerini veren anlamına gelir.
d- El-Müızz: Geniş; bütün sıfatları sonsuz ve sınırsız olan, geniş rahmeti ile bütün varlıkları kuşatan demektir. El-Müzill ise: Mahlûkatını seven ve onların hayrını isteyen, iyi kullarını seven, onları rahmet ve rızâsına erdiren; sevilmeye ve dostluğu kazanılmaya tek lâyık olan anlamına gelir.
11) Bilindiği gibi kadın, kocasının yanında dilediği gibi giyinebilir. Eşler arasında örtünme bakımından bir sınır söz konusu değildir. Müslüman bir hanımın yakın akrabası dışındaki nâmahrem erkeklere karşı ise el ve yüzü dışındaki bütün vücudunu örtmesi gerekmektedir. Nur Sûresi 31. âyette müslüman hanımların diz kapağı ile göbeği (göğsü) arası, karın ve sırtı dışında diğer yerlerini yanlarında örtmek zorunda olmadığı akrabaları sayılmıştır. Aşağıdaki seçeneklerden hangisi, kendileriyle evlenilmesi haram olan ve yanlarında saç gibi organlarının örtülmesi şart olmayan bu yakın akraba gruplarından değildir?
a- Babası, kayınpederi
b- Oğlu, kocasının oğlu
c- Amcasının oğlu, halasının oğlu, teyzesinin oğlu
d- Erkek kardeşi, erkek kardeşinin oğlu, kız kardeşinin oğlu
12) Yaşadıkları bölgenin düzlüklerinde saraylar, köşkler yapıp oralarda keyif süren, helâkten kurtulmak için dağlarını, kayalarını yontarak muhkem binalar inşa eden, içlerinden iman eden müstaz’aflara baskılar yapan ve Allah’ın mûcize olarak verdiği emânete ihânet eden kavim hangisidir?
a- Âd b- Semûd c- Medyen d- Eyke
13) İman etmemekte ve suçlarını bırakmamakta direnen isyankâr homoseksüel Lût kavmi, hangi şekilde helâk olmuştur?
a- Üzerine uğradığı her şeyi toz haline getiren kurutucu, kavurucu bir rüzgârla helâk edildiler.
b- Suların azgınlaştırılıp tûfâna tutulmalarıyla yok olup gittiler.
c- Şiddetli depremle yurtlarında diz üstü donakalarak helâk oldular, sanki ülkelerinde hiç oturmamış gibi oldular.
d- Çığlık ve taş yağmuru ile helâke uğradılar.
14) Varlıkları daha önce bir misli ve benzeri olmaksızın ilk defa yaratan anlamına gelen güzel isim (esmâü’l-hüsnâdan biri) aşağıdakilerden hangisidir?
a- El-Muhsî b- El-Mümît c- El-Mübdî d- El-Müheymin
15) Kendilerine hak din tebliğ edildiği halde, tevhidî bir imana yönelmeyen geçmiş toplumların başlarına gelenler Kur’ân-ı Kerim’de niye anlatılmaktadır?
a- İbret ve ders alınması için ve benzer suçların fecî sonuçları bilinsin diye
b- Tarih bilgisi verilmek ve kültür artırmak için
c- İnsanların hoşlanacağı bir hikâye/kıssa olsun diye
d- Eski toplumların büyük uygarlık ve medeniyetlerine atıfta bulunmak için
16) Kendilerinden önce hiçbir kavimde bu denli yaygın olmayan çirkin bir fuhşu işleyip kadınları bırakarak şehvetle erkeklere giden homoseksüel kavim, hangi Peygamber’in kavmidir?
a- Hûd (a.s.) b- Sâlih (a.s.) c- Şuayb (a.s.) d- Lût (a.s.)
17) Kullarına muâmelesi, tam adâlet ve merhamet üzere olan; adâletini dünyada ve âhirette kullarına gösterecek olan anlamına gelen güzel isim (esmâü’l-hüsnâdan biri) aşağıdakilerden hangisidir?
a- El-Muksıt b- El-Muğnî c- Er-Raûf d- El-Metîn
18) Esmâü’l-Hüsnâ ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?
a- Esmâü’l-Hüsnâ, en güzel isimler demektir, Allah’a ait isimler bu tâbirle ifâde edilmektedir.
b- Kur’ân-ı Kerim’de doksan dokuz isimden bahsedilmektedir; Kur’an’dan yola çıkarak Allah’ın isimlerinin kesinlikle 99 olduğunu belirtmek gerekir.
c- Meşhur hadis-i şerifte, esmâü’l-hüsnâyı ihsâ eden kimsenin cennete gireceği belirtilir. “İhsâ” kelimesi, lügatta ezberleyip sayan, anlayan, benimseyen demektir. Ama burada "İslâm'ın ulûhiyyet inancını nasslara başvurmak sûretiyle tesbit edip anlamak, benimsemek ve bu inanca uygun bir ruhî yetkinlik kaydetmek" anlamını içermektedir.
d- A’râf sûresi 180. âyetinde “Allah’ın isimleri konusunda ilhâda düşen kimseleri bırakın, terk edin, onlardan uzak durun!” denmektedir. İlhâd; sapmak, inkâr etmek, O’nun niteliklerinin anlamını eğip bükmek, hafife almak, tahrif etmek, bu sıfat ve isimleri başka varlıklara yakıştırmak, ya da Allah’ı bu güzel isim ve sıfatlarla belirtmekten kaçınmak demektir. Bu tür ilhâdı işleyenlerden uzaklaşmak, onları sevmemek mecbûriyetimiz vardır.
19) Mallar ve çocukların insanlara lutfedilmesinin sebebi nedir?
a- Onlarla iftihar edilip gururlanılması
b- Bunların dünya işlerinde büyük faydalarından dolayı, sahip olmayanın yarım insan sayılması
c- Zenginlik, çokluk ve övünç vâsıtası olması
d- Fitne/imtihan aracı olması
20) Kendi güçlerine aldanıp büyüklük taslayan ve “bizden daha kuvvetli kim var?” deyip kendilerine Hûd (a.s.) tarafından gelebilecek bir zararın olamayacağını ileri sürerek peygamberlerini sapıklık ve beyinsizlikle suçlayıp onu yalanlayan, âhireti inkâr edip yaşayışın sadece dünya hayatından ibâret olduğunu ileri süren ve bu özellikleriyle âdîlikte sembol olan kavim hangisidir?
a- Medyen b- Semûd c- Âd d- Eyke
21) Dünyevî çıkarı için imanını ve ilmini satan, atmalar veya katmalarla dini tahrif etmeye çalışan, Firavnî düzenleri devirmeye çalışan muvahhidlere hırlayan karakteriyle her devirde ve her ülkede görülebilecek olan ve belli bir şahıs olmaktan çok, bir karakter/tip olan Bel’am Kur’an’da köpeğe benzetilir; tâğutî düzenin kapılarında ev sahibinden kemik bekleyen ve kuyruk sallayan bir köpeğe. Kur’an’ın çeşitli âyetlerinde hakka bâtılı karıştıran, hakkı gizleyen, ilmiyle amel etmeyen, başkalarına iyiliği emretse bile kendini unutan, Allah’ın âyetlerini azâba karşılık çok ucuza satan; menfaatçi, uzlaşmacı ve menfaatçi tip, şiddetle sakınılması gereken bir karakter olarak tanıtılır. A’râf sûresi, 179. âyette hayvanlar gibi, hatta daha aşağı ve sapık oldukları belirtilen bu tiplerin aynı sûrenin 175-176. âyetlerinde köpeğe benzetildiğini biliyoruz. Cum’a sûresi, 5. âyette ise sorumluluklarını yerine getirmeyen ve ilmiyle amel etmeyen bu bilginler hangi hayvana benzetilir?
a- Kitaptan beslenip kitaba zarar vermeye çalışan böceklere
b- Kitap yüklü eşeklere
c- İnsanları zehirleyen akreplere
d- Dilediği yerde bağırıp dilediği yeri pislediği halde akılsızların kendisine taptığı kutsal(!) ineklere
22) Şirki terk etmemekte ve sahtekârlığı bırakmamakta direnen isyankâr kapitalist Medyen kavmi, hangi şekilde helâk olmuştur?
a- Üzerine uğradığı her şeyi toz haline getiren kurutucu, kavurucu bir rüzgârla helâk edildiler.
b- Helâk edici bir sarsıntıya tutularak yok olup gittiler.
c- Çığlık ve taş yağmuru ile helâke uğradılar.
d- Şiddetli depremle yurtlarında diz üstü donakalarak helâk oldular, sanki ülkelerinde hiç oturmamış gibi oldular.
23) Esmâü’l-Hüsnâdan en-Nâfi’ ve ed-Dârr ne demektir?
a- En-Nâfî’: Daraltıp sıkan, kıtlık veren; Ruhları kabzeden demektir. Ed-Dârr: Genişleten, açan ve bolluk veren anlamında güzel isimdir.
b- En-Nâfi’: Dilediğine fayda veren demektir. Ed-Dârr: Dilediği kuluna zarar veren; O'nun takdiri olmadan kimseye zarar verilemeyen, elem verici şeyler yaratan anlamındadır.
c- En-Nâfi’: Allah'ın her şeye, her istediğini yapacak sûrette gâlip ve hâkim olması, en zorlu zâlimlerin bile O'na boyun eğmek mecburiyetinde oldukları, hükmünün dışına hiçbir şeyin çıkamayacağı anlamına gelir. Ed-Dârr: Çok rızık veren ve yeteri kadar rızıklandırıp yiyecek ve içecek veren anlamında güzel isimdir.
d- En-Nâfi’: Her şeyde ve her olayda büyüklüğünü gösteren demektir. Ed-Dârr: Hidâyet lütfederek bâtıldan ve dalâletten uzaklaştıran anlamına gelir.
24) Kur’an’da Şuayb (a.s.)’ın gönderildiği Medyen’den başka, aynı peygamberin tebliğine muhâtap bir bölgenin ismi olarak geçen bir kelime vardır. Bazı bilginler, bu beldede yaşayanların Medyen kavminden ayrı bir kavim olduğu kanaatini taşırlar. Ama, farklı adlandırmaya rağmen, Medyen kavminin diğer ismi olduğu daha doğrudur. “Ağaçlı vâdiler, sık ağaçlı orman” anlamına gelen ve Kur’an’da dört âyette zikredilen bu topluluğun, tüm bu yerlerde “kavm” kelimesiyle bahsedilmeyip ashâb kelimesiyle kullanılması, buranın Medyen’deki en önemli yerleşim yeri olduğunu düşündürmektedir. Şuayb Peygamber’in kavmi Medyenlilerin yurdu olan ve Tebük’ün kuzeyinde, Ürdün nehrinin doğu yakasında yer alan bu yerleşim yerinin adı nedir?
a- Semûd b- İrem c- Eyke d- Ubar
25) Evrenin bütün işlerini düzenleyen, gözeten, koruyan ve yöneten; insanları murâkabe eden, üstün gelen anlamına gelen güzel isim (esmâü’l-hüsnâdan biri) aşağıdakilerden hangisidir?
a- El-Musavvir b- El-Kaviyy c- Er-Reşîd d- El-Müheymin
26) Putperestliği bırakmamakta direnip tevhidî inanç ve ahlâka dâvet çağrılarına uymayan isyankâr Âd kavmi, hangi şekilde helâk olmuştur?
a- Helâk edici bir sarsıntıya tutularak yok olup gittiler
b- Çığlık ve taş yağmuru ile helâke uğradılar.
c- Üzerine uğradığı her şeyi toz haline getiren kurutucu, kavurucu bir rüzgârla, kasırgayla helâk edildiler.
d- Şiddetli depremle yurtlarında diz üstü donakalarak helâk oldular, sanki ülkelerinde hiç oturmamış gibi oldular.
27) Basit dünya karşılığında dinini satan, bir çanak yal uğruna sahibinin onca itip kakmasına kuyruk sallayan it gibi ilminin izzetini yok eden, dinî bilgisini kâfir yöneticilerin hizmetine veren resmî ulemâ tipi, saray mollası, makam sevdâlısı, yüzsüz ve onursuz, ırkçı, her şeye dilini sarkıtarak salya akıtan köpek karakterli, dünya arzularının peşinden koşup asla tatmin olmayan, doymayan, Kitab bilgisine rağmen azgınlaşan, istismarcı bir din bilgini karakterinin anlatılmasını ister Kur’an. Kitabımız’da adı geçmediği halde, A’râf sûresinin 175-176. âyetlerinde işaret edilip bazı özellikleri açıklanan bu kişinin kabul görmüş adı nedir?
a- Bel’am b- Karun c- Sâmirî d- Münâfık âlim
28) Tüm uyarılara rağmen şirk inanç ve ahlâkından vazgeçmeyen, Allah’ın mûcize ve emânetine saldırmaktan sakınmayan isyankâr Semûd kavmi, hangi şekilde helâk olmuştur?
a- Üzerine uğradığı her şeyi toz haline getiren kurutucu, kavurucu bir rüzgârla helâk edildiler.
b- Helâk edici bir sarsıntıya tutularak yok olup gittiler.
c- Başlarına gökten balçık yağarak helâke uğradılar.
d- Şiddetli depremle yurtlarında diz üstü donakalarak helâk oldular, sanki ülkelerinde hiç oturmamış gibi oldular.
“Ey Âdem oğulları! Size ……… yerlerinizi örtecek giysi, süslenecek elbise indirdik. ……… elbisesi ise daha ……… İşte bunlar, Allah’ın âyetlerindendir. Belki düşünüp ……… alırlar (diye onları indirdi).” (7/A’râf, 26) “Ey Âdem oğulları! ………, ana-babanızı (Âdem ve Havvâ’yı), çirkin yerlerini ……… göstermek için elbiselerini ……… cennetten çıkardığı gibi sizi de şaşırtıp bir ……… /belâya düşürmesin. Çünkü o ve ………, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz Biz şeytanları ……… etmeyenlerin dostları kıldık.” (7/A’râf, 27)
29) Yukarıdaki âyet meallerinde boş bırakılan yerlere, seçeneklerden sırasıyla hangi kelimeler gelmelidir?
a- ayıp; takvâ; güzeldir; elbise; Allah; onlara; unutturarak; fitneye; taraftarları; ibâdet
c- avret; hayâ; iyidir; ibret; Rabbiniz; size; çıkartarak; musibete; Allah; itaat
d- çıplak; cennet; süslüdür; hikmet; İblis; Âdem’e; süsleyerek; sıkıntıya; melek; infak
d- çirkin; takvâ; hayırlıdır; öğüt; şeytan; kendilerine; soyarak; fitneye; kabilesi; iman
“Âd kavmine de kardeşleri ……… (gönderdik). O, (kavmine) dedi ki: ‘Ey kavmim! Allah’a ibâdet/kulluk edin, sizin O’ndan başka ……… /tanrınız yoktur. (Hâlâ O’na karşı gelmekten) sakınmayacak mısınız?” (7/A’râf, 65) “Kavminden ……… gelen kâfirler dediler ki: ‘Biz seni bir ……… içinde görüyoruz ve gerçekten seni yalancılardan sanıyoruz.” (7/A’râf, 66) “(Bunun üzerine Hûd): ‘Ey kavmim! dedi, bende beyinsizlik yoktur, fakat ben âlemlerin Rabbinin gönderdiği bir ………” (7/A’râf, 67) “……… kavmine de kardeşleri Sâlih’i (peygamber olarak gönderdik). Dedi ki: ‘Ey kavmim! Allah’a ……… edin, sizin O’ndan başka ilâhınız/tanrınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir ……… gelmiştir. İşte o da, size bir mûcize olarak (gönderilmiş) Allah’ın şu ……… Onu (kendi haline) bırakın, Allah’ın arzında yesin (içsin). Sakın ona herhangi bir kötülükle dokunmayın; sonra sizi acıklı bir ……… yakalar. (7/A’râf, 73)
30) Yukarıdaki âyet meallerinde boş bırakılan yerlere, seçeneklerden sırasıyla hangi kelimeler gelmelidir?
a- Sâlih’i; rabbiniz; önde; sapıklık; insanım; Semûd; ibâdet; hüküm; mûcizesidir; helâk
b- Hûd’u; ilâhınız; cehennemden; yanlışlık; peygamberim; Âd; itaat; kitap; dinidir; cehennem
c- Hûd’u; ilâhınız; ileri; beyinsizlik; peygamberim; Semûd; kulluk; delil; devesidir; azap
d- İbrâhim’i; yaratıcınız; kılıçla; hayalcilik; liderim; Medyen; iman; deve; emanetidir; ateş
“……… da (peygamber olarak) gönderdik. Kavmine dedi ki: ‘Sizden önce âlemlerden hiç birinin yapmadığı fuhşu mu yapıyorsunuz?” (7/A’râf, 80) “Çünkü siz ……… bırakıp da şehvetle erkeklere gidiyorsunuz. Doğrusu siz, haddi aşan (azgın) bir kavimsiniz.” (7/A’râf, 81) “Kavminin cevabı: ‘Onları (Lût’u ve ona inanan taraftarlarını) memleketinizden çıkarın, çünkü onlar fazla ……… insanlarmış!’ demelerinden başka bir şey olmadı.” (7/A’râf, 82) “Biz de onu ve ……… başka âile efrâdını (iman edenleri) kurtardık. Çünkü karısı geride kalanlardan (kâfirlerden) idi.” (7/A’râf, 83) “Ve üzerlerine (taş) yağmuru yağdırdık. Bak ……… sonu nasıl oldu!” (84) (7/A’râf, 84) “……… (oğullarına) da kardeşleri Şuayb’ı (peygamber olarak gönderdik). Dedi ki: ‘Ey kavmim! Allah’a ibâdet/……… edin. Sizin O’ndan başka ilâhınız/tanrınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir ……… gelmiştir: Artık ölçüyü ……… tam yapın. İnsanların eşyalarını eksik vermeyin. Islah edildikten sonra yeryüzünde ……… /bozgunculuk yapmayın. Eğer inananlardan iseniz bunlar sizin için daha hayırlıdır.” (7/A’râf, 85)
31) Yukarıdaki âyet meallerinde boş bırakılan yerlere, seçeneklerden sırasıyla hangi kelimeler gelmelidir?
a- Şuayb’ı; evliliği; dürüst; kâfirlerden; müşriklerin; Semûd; iman; hüküm; kaçırmayın; kâfirlik
b- Lût’u; kadınları; temizlenen; karısından; günahkârların; Medyen; kulluk; delil; tartıyı; ifsâd
c- Mûsâ’yı; nikâhı; akıllı; oğlundan; kâfirlerin; Lût; itaat; mûcize; ölçün; taşkınlık
d- Lût’u; eşlerinizi; ahlâklı; eşinden; putperestlerin; Âd; infak; deve; dosdoğru; gâvurluk
“Onlara (yahûdilere) kendisine ……… verdiğimiz ve fakat onlardan sıyrılıp çıkan, o yüzden de ……… tâkibine uğrayan ve sonunda azgınlardan olan kimsenin (………) haberini oku.” (7/A’râf, 175) “Dileseydik elbette onu ……… yükseltirdik. Fakat o, yere saplandı ve hevâsınınn/……… peşine düştü. Onun durumu, üstüne varsan da, kendi haline bıraksan da, dilini sarkıtıp soluyan ……… durumu gibidir. İşte âyetlerimizi yalanlayan ……… durumu budur. Bu ……… anlat, umulur ki düşünür, ……… alırlar.” (7/A’râf, 176) “Âyetlerimizi yalanlayan ve kendilerine ……… olan kavmin durumu ne kötüdür!” (7/A’râf, 177)
32) Yukarıdaki âyet meallerinde boş bırakılan yerlere, seçeneklerden sırasıyla hangi kelimeler gelmelidir?
a- âyetlerimizden; şeytanın; Bel’am’ın; âyetlerle; hevesinin; köpeğin; kavmin; kıssayı; ibret; zulmetmekte
b- ilim; kâfirlerin; Sâmirî’nin; göklere; nefsinin; eşeğin; kâfirlerin; âyetleri; hisse; zararda
c- akıl; müşriklerin; Bel’am’ın; yücelere; arzusunun; kedinin; Bel’am’ın; hidâyeti; akıl; kastı
d- hidâyet; azgınların; Bel’am’ın; peygamberliğe; nefsinin; hayvanın; Karun’un; dini; öğüt; güveni
“Esmâü’l-Hüsnâ (En güzel isimler) Allah’ındır. O’nu o ……… çağırın (adlandırın). O’nun isimleri konusunda ……… (eğriliğe) sapanları bırakın. Onlar yaptıklarının ……… göreceklerdir.” (7/A’râf, 180) “Ey iman edenler! Allah’a ve Peygamber’e ……… etmeyin. (Sonra) bile bile kendi ……… hâinlik etmiş olursunuz.” (8/Enfâl, 27) “İyi bilin ki ……… ve çocuklarınız birer ……… /imtihandan ibârettir. Allah yanında ise büyük ……… /mükâfatlar vardır.” (8/Enfâl, 28)
33) Yukarıdaki âyet meallerinde boş bırakılan yerlere, seçeneklerden sırasıyla hangi kelimeler gelmelidir?
a- âyetlerle; küfre; karşılığını; inançsızlık; dininize; hanımlarınız; belâdan; cennetler
b- duâlarla; dalâlete; ürününü; itaatsizlik; cennetinize; babalarınız; sınavdan; ödüller
c- adlarla; yanlışlığa; suçunu; düşmanlık; huzurunuza; sağlığınız; cezâdan; sevaplar
d- isimlerle; ilhâd’a; cezâsını; hâinlik; emânetlerinize; mallarınız; fitneden; ecirler
İslami Okul Okulların En Önemlisi