Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Cüz : 29 - Kuran - Abd - 69. Sayfa

 

Cüz : 29

  78 / 69 HÂKKA (1-8)

565

 

 

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

اَلْحَاقَّةُ -1, مَا الْحَاقَّةُ -2, وَمَا اَدْرَيكَ مَا الْحَاقَّةُ -3, كَذَّبَتْ ثَمُودُ وَعَادٌ بِالْقَارِعَةِ -4, فَاَمَّا ثَمُودُ فَاُهْلِكُوا بِالطَّاغِيَةِ -5, وَاَمَّا عَادٌ فَاُهْلِكُوا بِرِيحٍ صَرْصَرٍ عَاتِيَةٍ -6, سَخَّرَهَا عَلَيْهِمْ سَبْعَ لَيَالٍ وَثَمَانِيَةَ اَيَّامٍ حُسُومًا فَتَرَى الْقَوْمَ فِيهَا صَرْعَى كَاَنَّهُمْ اَعْجَازُ نَخْلٍ خَاوِيَةٍ -7, فَهَلْ تَرَى لَهُمْ مِنْ بَاقِيَةٍ -8,

 

69    HÂKKA SÛRESİ

 

Dünyada herkesi, ahirette sadece mü’minleri rahmetine alan Allah adına.

 

/ 1 Gerçek olan o kıyamet! 2 Nedir o gerçekleşecek olan kıyamet? 3 O gerçekleşecek olan kıyameti sana bildirecek olan nedir? 4 Semud ve Ad kavimleri pat-lak verecek kıyameti yalan saydılar. 5 Derken Semud taşkınlığıyla veya şiddetli öldü-rücü bir gürültü ile helak edildiler. 6 Ad kavmi ise uğultulu azgın bir kasırga ile yok olup gittiler. 7 Allah kökünü kurutmak üzere, üzerlerinde o kasırgayı yedi gece sekiz gün estirdi. Öyle ki; kendi yurtlarında yıkılıp öldüklerini görürdün. Sanki onlar içleri bomboş hurma kütükleri gibiydiler. 8 Şimdi sen onlardan geriye kalan bir şeyler ve iz görüyor musun? 8

 

 

566

78 / 69 HÂKKA (9-34)

Cüz : 29

 

 

وَجَآءَ فِرْعَوْنُ وَمَنْ قَبْلَهُ وَالْمُؤْتَفِكَاتُ بِالْخَاطِئَةِ -9, فَعَصَوْا رَسُولَ رَبِّهِمْ فَاَخَذَهُمْ اَخْذَةً رَابِيَةً -10, اِنَّا لَمَّا طَغَى الْمَآءُ حَمَلْنَاكُمْ فِى الْجَارِيَةِ -11, لِنَجْعَلَهَا لَكُمْ تَذْكِرَةً وَتَعِيَهَآ اُذُنٌ وَاعِيَةٌ -12, فَاِذَا نُفِخَ فِى الصُّورِ نَفْخَةٌ وَاحِدَةٌ -13, وَحُمِلَتِ اْلاَرْضُ وَالْجِبَالُ فَدُكَّتَا دَكَّةً وَاحِدَةً -14, فَيَوْمَئِذٍ وَقَعَتِ الْوَاقِعَةُ -15, وَانْشَقَّتِ السَّمَآءُ فَهِىَ يَوْمَئِذٍ وَاهِيَةٌ -16, وَالْمَلَكُ عَلَى اَرْجَآئِهَا وَيَحْمِلُ عَرْشَ رَبِّكَ فَوْقَهُمْ يَوْمَئِذٍ ثَمَانِيَةٌ -17, يَوْمَئِذٍ تُعْرَضُونَ لاَ تَخْفَى مِنْكُمْ خَافِيَةٌ -18, فَاَمَّا مَنْ اُوتِىَ كِتَابَهُ بِيَمِينِهِ فَيَقُولُ هَآؤُمُ اقْرَؤُا كِتَابِيَة -19, اِنِّى ظَنَنْتُ اَنِّى مُلاَقٍ حِسَابِيَة -20, فَهُوَ فِى عِيشَةٍ رَاضِيَةٍ -21, فِى جَنَّةٍ عَالِيَةٍ -22, قُطُوفُهَا دَانِيَةٌ -23, كُلُوا وَاشْرَبُوا هَنِيئًا بِمَآ اَسْلَفْتُمْ فِى اْلاَيَّامِ الْخَالِيَةِ -24, وَاَمَّا مَنْ اُوتِىَ كِتَابَهُ بِشِمَالِهِ فَيَقُولُ يَالَيْتَنِى لَمْ اُوتَ كِتَابِيَةْ -25, وَلَمْ اَدْرِ مَا حِسَابِيَةْ -26, يَالَيْتَهَا كَانَتِ الْقَاضِيَةَ -27, مَا اَغْنَى عَنِّى مَالِيَةْ -28, هَلَكَ عَنِّى سُلْطَانِيَة -29, خُذُوهُ فَغُلُّوهُ -30, ثُمَّ الْجَحِيمَ صَلُّوهُ -31, ثُمَّ فِى سِلْسِلَةٍ ذَرْعُهَا سَبْعُونَ ذِرَاعًا فَاسْلُكُوهُ -32, اِنَّهُ كَانَ لاَ يُؤْمِنُ بِاللهِ الْعَظِيمِ -33, وَلاَ يَحُضُّ عَلَى طَعَامِ الْمِسْكِينِ -34,

 

7 9 Firavun da ondan önceki altı üstüne getirilip yok edilen kasabalar halkı da hepsi günah üstüne günah işlemişlerdi. 10 Derken hepsi de Rablerinden gönderilen peygamberlere karşı geldiler. Böylece Allah da onları şiddetli bir azap ile yakalayıverdi.

11 Ve bakın sizin atalarınızı Nuh tufanının suları bütün bentleri aşıp pat-ladığında o akıp giden gemi ile biz taşıdık 12 ki, onu size bir ibret yapalım belle-yici kulaklar onu bellesin dinleyip, anlayıp, düşünerek gereğine göre hareket etsin.

13 Sûra bir kerecik üfürülünce, 14 arz ve dağlar yerlerinden kaldırılıp bir çarpılışla birbirlerine çarpıldığı ve hepsi darmadağınık olduğu zaman 15 İşte o za-man olan olmuş, kıyamet kopmuştur. 16 Ve gök yarılacak, artık o gün dayanıksız olup çökmeye yüz tutacak. 17 Melekler o gün göklerin etrafında ve çevresinde bu-lunmaktadır. Tüm bu meleklerin üzerinde sekiz melek Rabbinin arşını taşımakta-dır. 18 O gün hesaba çekileceksiniz. En gizli işiniz bile gizli kalmayacak.

19 Derken kimin kitabı sağ yanından verilirse, haykırarak der ki: “Gelin, hepiniz gelin, şu kitabımı okuyun. 20 Ben zaten hesabımın bir gün önüme konula-cağını bilip inanıyordum.” 21 Artık o razı olduğu bir yaşayış ve zevk içindedir 22 yüce bir cennette. 23 O cennetin meyvelerini yakınca kolayca erişilecek bir yerde bulacak. 24 “Geçirdiğiniz dünya günlerinde işlediğiniz güzel amellerinize karşılık afiyetle gönül rahatlığıyla yiyiniz içiniz” denilir.

25 Kitabı sol tarafından verilenlere gelince; “Keşke kitabım elime veril-meseydi. 26 Hesabımın ne olacağını keşke bilmeseydim. 27 Keşke ölümümle her iş olup bitseydi. 28 Malım bana bir fayda sağlamadı. 29 Kudretim, saltanatım yok olup gitti veya tartışma ve karşı koyma gücüm elimden kayıp gitti.” 30 Böyle kim-selere denilecek ki: “Tutun onu da zincire bağlayın 31 ve sonra cehenneme atın. 32 Sonra tekrar kendisi gibi suçluların bağlandığı, uzunluğu yetmiş arşın olan bir zincire bağlayın onu. 33 Çünkü o büyük olan Allah’a inanmadı 34 ve ihtiyaç için-de olanları yedirip içirmek için hiçbir istek ve kararlılık duymadı. 8

 

 

Cüz : 29

78 / 69 HÂKKA (35-52)  

567

 

 

فَلَيْسَ لَهُ الْيَوْمَ هَهُنَا حَمِيمٌ -35, وَلاَ طَعَامٌ اِلاَّ مِنْ غِسْلِينٍ -36, لاَ يَاْكُلُهُ اِلاَّ الْخَاطِؤُنَ -37, فَلآ اُقْسِمُ بِمَا تُبْصِرُونَ -38, وَمَا لاَ تُبْصِرُونَ -39, اِنَّهُ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَرِيمٍ -40, وَماَ هُوَ بِقَوْلِ شَاعِرٍ قَلِيلاً مَا تُؤْمِنُونَ -41, وَلاَ بِقَوْلِ كَاهِنٍ قَلِيلاً مَا تَذَكَّرُونَ -42, تَنْزِيلٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَمِينَ -43, وَلَوْ تَقَوَّلَ عَلَيْنَا بَعْضَ اْلاَقَاوِيلِ -44, لاَخَذْنَا مِنْهُ بِالْيَمِينِ -45, ثُمَّ لَقَطَعْناَ مِنْهُ الْوَتِينَ -46, فَمَا مِنْكُمْ مِنْ اَحَدٍ عَنْهُ حَاجِزِينَ -47, وَاِنَّهُ لَتَذْكِرَةٌ لِلْمُتَّقِينَ -48, وَاِنَّا لَنَعْلَمُ اَنَّ مِنْكُمْ مُكَذِّبِينَ -49, وَاِنَّهُ لَحَسْرَةٌ عَلَى الْكَافِرِينَ -50, وَاِنَّهُ لَحَقُّ الْيَقِينِ -51, فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظِيمِ -52,

7 35 Bundan dolayı onun bugün ne bir candan yakın bir dostu var, 36 ne de kan, irin ve pislikten başka bir yiyeceği. 37 Günahkarlardan başkasının yemediği bir yiyecek.”

 

/ 38 Artık iş sizin sandığınız gibi değil ey inkârcılar! Andolsun gördüğü-nüz şeylere 39 ve göremediğiniz şeylere ki; 40 bu Kur’ân gerçekten şerefli bir elçinin vahiy yoluyla getirdiği sözüdür. 41 O bir şairin sözü de değildir. Ne kadarda az inanı-yorsunuz. 42 O bir kahin sözü de değildir, siz ne az düşünür adamlarsınız. 43 O Kur’-ân alemlerin Rabbinden indirilmiştir. 44 Eğer O peygamber bize karşı kendi kafasın-dan bazı sözler uydursaydı, 45 mutlaka güç ve kudretimizle O’ndan intikam alırdık. 46 Sonra O’nun can damarını keser koparırdık da ölür giderdi. 47 O zaman sizden hiç kimse O’nu bizden kurtaramaz, azabı O’nun üzerinden savuşturamazdı.

48 Gerçek şu ki, bu Kur’ân yolunu Allah ile bulanlara bir öğüt ve uyarıdır. 49 Elbette biz içinizde O Kur’ân’ı yalanlayacakların bulunacağını çok iyi biliriz. 50 Kur’ân Allah’tan gelen gerçekleri örtbas edenlere acı bir pişmanlık kaynağı olacaktır. 51 Şüp-hesiz O Kur’ân en kesin bilgi ve doğrunun kendisidir. 52 Öyleyse; Kudret sahibi Rab-binin ismini yücelt.