Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Muhtevası - Kuran - Giris - 6. Sayfa

Muhtevası:

 

İnanca, ahlaka ve hayat nizamına dair hükümlerin önemli bir kısmı bu surede yeralmıştır. [1]

1) 1-20. ayetler: Bu giriş ayetleri Kur'an'ı bir Hidayet Kitabı olarak ilân eder: İman'ın temellerini, yani Allah'a, peygamberliğe, öldükten sonra dirilmeye olan inancı belirler; insanları kabul etme ve reddetme hususunda üç gruba ayırır: Müminler, kâfirler ve münafıklar.

2) 21-29. ayetler: Allah insanları Hidayet'i kabul etmeye, Alemlerin Yaratıcısı ve Rabbi olan kendisine boyun eğmeye, gönderdiği Hidayet'e, yani Kur'an'a ve öldükten sonra dirilmeye inanmaya davet eder.

3) 30-39. ayetler: Hz. Adem'in (a.s.) yeryüzünde Allah'ın halifesi olarak tayin edilmesinin; onun Cennet'teki hayatının; şeytan'ın saptırmalarına kapılmasının; tövbe edip, tövbesinin kabul edilişinin hikâyesi, insanoğluna (Hz. Adem'in nesline) en doğru şeyin Hidayet'e (doğru yola) uymak olduğunu göstermek üzere anlatılmıştır. Bu hikâye aynı zamanda, İslâmî Hidayet'in Hz. Adem'e (a.s.) verilenle aynı olduğunu ve İslâm'ın insanoğlunun hakiki dini olduğunu da göstermektedir.

4) 40-120. ayetler: Bu bölümde Hidayet'e davet, özellikle İsrailoğulları'na yöneltiliyor ve onların düşüş nedenlerinin, Hidayet'ten sapmaları olduğunu göstermek üzere geçmiş ve bugünkü tutumları eleştiriliyor.

5) 121-141. ayetler: Yahudiler, ataları olarak çok değer verdikleri ve bir peygamber olarak kabul ettiklerini söyledikleri İbrahim Peygamber'e (a.s.) verilen Hidayet'in aynısını getiren O'nun torunu ve izleyicisi olan Hz. Muhammed'e (s.a.) tâbi olmaları konusunda ikaz ediliyorlar. Hz. İbrahim'in (a.s.) Kâbe'yi inşa edişinin hikâyesi, Kâbe, İslâm toplumunun kıblesi olacağı için anlatılmıştır.

6) 142-152. ayetler: Bu bölümde sanki liderliğin, daha önceden Yahudilerin yurtlarından çıkarılmalarına neden olan haddi aşmalarına karşı birçok kez uyarılan İsrailoğulları'ndan alınıp, müslümanlara verildiğini ifade edercesine, kıble'nin Mescid-i Aksa'dan (Kudüs) Kâbe'ye (Mescid-i Haram, Mekke) çevrildiği ilân ediliyor.

7) 153-251. ayetler: Bu bölümde, müslümanlara Hidayet'i tebliğ etmeleri için emanet edilen liderliğin ağır sorumluluklarını kaldırabilmeleri için pratik çözümler sunuluyor. Ümmet'i ahlâken eğitmek için namaz, oruç, zekât, hac ve cihad farz kılınıyor. Müminler ulu'l-emre itaat etme, adil olma, verdikleri sözde durma, anlaşmalara sadık kalma, mallarını Allah yolunda harcama konularında teşvik ediliyorlar. Günlük hayatlarını düzenlemeleri ve ahenkli bir şekilde devam ettirebilmeleri için yine sosyal, ekonomik, politik ve uluslararası meselelerin çözümü için gerekli kanun ve düzenlemeler bildiriliyor. Diğer taraftan Ümmet'i bozulup dağılmaktan korumak üzere içki, kumar, faizle borç vermek vs. yasaklanıyor. Bunların arasında, uygun yerlerde imanın temel esasları da yerleştiriyor; çünkü, ancak bunlar, kişinin Hidayet'e bağlanmasını sağlayıp destekleyebiliyor.

8) 252-260. ayetler: Bu ayetler, faizle borç vermenin yasaklanmasına bir giriş niteliğindedir. İnsanların hesaba çekileceği gerçeğini canlı tutabilmek için Allah'a, Vahy'e ve Ahiret'e iman tekrar vurgulanıyor. Allah'ın her şeye kâdir olduğunu ve ölüyü diriltip ondan hesap sormaya muktedir olduğunu göstermek üzere, Hz. İbrahim (a.s.) ve yüzyıl uyuyup, sonra uyananlar hakkındaki kıssalar anlatılıyor. Bu nedenle müminler bunu gözönünde bulundurmalı ve faizle borç para vermekten kaçınmalıdırlar.

9) 261-283. ayetler: 153-251. ayetlerin özetini vermiştik. Orada müminler sadece Allah'ın razı olması için O'nun yolunda infak etmeye teşvik ediliyorlardı. Buna karşılık burada, faizle borç vermenin kötülüklerine karşı uyarılıyor. Günlük alış-verişlerde dürüst davranmaları konusunda da talimatlar veriliyor.

10) 284-286. ayetler: Surenin başında olduğu gibi bu son ayetlerinde de, imanın temel ilkeleri tekrarlanıyor. Daha sonra sure, müslümanların İslâm'ı tebliğde çektikleri güçlükler nedeniyle o sırada çok ihtiyaç duydukları bir dua ile bitiyor.[2]

 

Diğer sûrelerde de olduğu gibi, içinde bulunan telkin ve emirlerle Allah’ın gösterdiği yolda yürüyenlerin gerçek mutluluğa eren kimseler olacağını anlatır. Bu mutluluğa ermek için hep bu yola davet ve çağrı vardır. Bu eksen etrafında da sûre imanın temellerini belirler. Uymayanların akıbetlerini ve sıfatlarını anlatır. Bu konular anlatılırken de ayetlerde Adem ve İsrailoğullarından örnekler verilerek Hz. Muhammed’in getirdiği din olan İslâm’a uymak ilkeleri emredilir.

Bu sûrede kulluğumuzun gerekleri olan namaz, oruç, hac, zekat ve cihad emirleri farz kılınırken içki, kumar, faiz yasaklanır. Günlük hayatın ahengini temin için sosyal, ekonomik, politik ve uluslararası mes’elelerin çözümü için gerekli kanun ve düzenlemeler belirlenir. Ayrıca nikah, evlenme, boşanma prensipleri belirtilerek; sosyal yardımlaşma sistemi olan infakın değeri ve mecburiyeti müslümanlara önemle işaret edilir.

Kur’ân’ın en uzun sûresi olup, tek tek okunan harflerle başlayan sûrelerin de ilkidir.[3]

Bakara Sûresi Medine döneminde hicretten hemen sonra nazil olmaya başlamış ve takriben on yıla yayılan vahiy parçaları halinde devam etmiştir. Kur'an-ı Kerimin en uzun sûresi olup 286 ayettir. Hacim itibariyle Kur'anın 1/12 sini teşkil eder. Kur'anın, ayrıntılı bir muhtasarı durumundadır. Sûre bir mukaddime, dört ana maksad ve bir neticeden oluşur. Mukaddimede Kur'anın şanını, görevini bildirir ve ondaki hidayetin temiz kalb taşıyanlar nezdinde âşikâr olup kalbi hasta ve bozuk olanların ondan yüzçevireceklerini bildirir. Birinci maksad: Bütün insanları İslama davet eder. İkinci maksad: Özellikle Ehl-i Kitabın yanlışlarını düzeltip Kur'anı tasdik etmeye çağırır. Üçüncü maksad: Bu dinin ahkâmını ayrıntılı olarak bildirir. Dördüncü maksad: Bu hükümlerin yerine getirilmesini sağlayacak müeyyidelere ve teşvik edici hususlara yer verir. Netice: Mezkûr maksadları içeren daveti kabul edenleri tanıtır; onların dünya ve ahiretteki akıbetlerini açıklar. [4] 

Bu sure belli aralıklarla ve dönem dönem indiği için bir hedef üzerinde yoğunlaşmaz. Ancak surenin geneli açısından belirgin bir hedefin olduğunu söyleyebiliriz. Bu hedef doğrultusunda Allah'a yönelik kulluğun bir gereği olarak kulun Allah'ın indirdiği ve peygamberleri aracılığıyla duyurduğu her şeye inanması, vahiyler ve peygamberler arasında bir ayırım gözetmemesi vurgulanmakta, buna bağlı olarak da kâfirler ve münafıklar azarlanmakta, Allah'ın dininde ayırımcılık icat ettikleri ve peygamberler arasında ayırım gözettikleri için Ehlikitab'a mensup topluluklar kınanmaktadır. Bu husus iyice vurgulandıktan sonra da birtakım pratiğe dönük hükümlerin açıklanmasına geçiliyor. Kıble değişikliği, hac, miras ve oruç hükümleri gibi. [5] 

 

Seyyid Kutub diyor ki:

 


 

[1] Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru, Milliyet Yayınları: 3.

[2] Mevdudi, Tefhimu’l-Kur’an, İnsan Yayınları: 1/41-42.

[3] Kur’ân’daki bu sûreler; arapça alfabetik sıraya göre     الم2/1, 3/1, 29/1, 30/1, 31/1, 32/1,    الر 10/1, 11/1, 12/1, 15/1, 16/1,    المر 13/1,    المص 7/1,    حم 40/1, 41/1, 42/1, 43/1, 44/1, 45/1, 46/1,    ص 38/1,    طس 27/1,    طسم 26/1, 28/1,    طه 20/1,    عسق 42/2,    ق 50/1,  كهيعص 19/1,    ن 68/1,    يس 36/1, sûresinin başında bulunmaktadır. Bu harfler topluluğu, şu anlamlara gelebilir:

a) Öğrenme harflerle başlar.

b) İşte Kur’ân bu ve benzeri harflerden meydana gelmiştir. Buyurun benzerini yapabilirseniz aynı harfleri kullanarak siz de yapın.

c) Allah ve Rasûlü arasında bir şifredir.

d) Okuyanlara bir bildiridir: Yani dikkat edin şu anda Allah’tan size vahyedileni okumak üzeresiniz gibi.

Abdullah Parlıyan, Kur’an-ı Kerim ve Özlü Tefsir, Tefsirlerin Özü: 1.

 

[4] Suat Yıldırım, Kur’an-ı Hakim ve Açıklamalı Meali, Işık Yayınları: 1.

[5] Allame Muhammed Hüseyin Tabatabai, El-Mizan Fi Tefsiri’l-Kur’an, Kevser Yayınları: 1/ 69-70.