Bakara, - Kuran - Bakara11 - 13. Sayfa
Bakara, 106-123; Kavram, 91-100
KUR'AN KAVRAMLARI DERS
İON B
İRİNCİ SINAV SORULARI
1) Lügatta, “bir şeyi iptal etmek ve onun yerine başka bir şeyi getirmek, yok etmek, nakletmek, kaldırmak, hükümsüz kılmak, yazdırmak ve değiştirmek” gibi anlamlara gelen; ıstılahta ise, “şer’î bir delille sâbit şer’î bir hükmün daha sonra gelen yeni şer’î bir delille kaldırılması, ilgâsı, değiştirilmesi” demek olan, “önceden gönderilmiş olan kitapların Allah tarafından yürürlükten kaldırılıp yerine bir benzerinin getirilmesi” için kullanılan Kur’ânî kavram, aşağıdakilerden hangisidir?
a- hüküm b- nesh c- nisyân d- sehv
2) İslâm tarihi boyunca, dünyanın başka hiçbir ülkesinde bugüne kadar bir benzerine şâhit olunmayan bir uygulama ile, Türkiye’deki tüm câmilerde ezanın Arapça aslıyla okunuşu yasaklanmıştı. Namaz vakti gelince, minâreden “Tanrı uludur” diye başlayan Türkçe resmî ezan(!) okumayı kabullenmeyip “Allahu ekber!” diye başlayan esas ezanı okuyanlar, büyük işkence ve cezalara çarptırılıyordu. Bu uygulama, hangi yıllarda oldu?
a- 1932-1950 b- 1938-1946 c- 1940-1950 9; d- 1944-1960
3) İbâdetlerin en büyüklerinden biri olan “zikir”, toplumumuzda sadece bir-iki anlamda kullanıldığı halde, Kur’ân-ı Kerim’de 30’un üzerinde farklı mânâlarda kullanılmaktadır. Seçeneklerden hangisi, zikrin anlamlarından belli başlılarını tümüyle doğru olarak vermektedir?
a- Anlamak, delil, düşünmek, namaz, oruç, zekât, görmek, işitmek, yaşamak, sevmek, saymak, ihsan...
b- Anmak, besmele, düşünmek, hatırlamak, ibâdet etmek, ibret almak, Kitab, Kur’an, namaz kılmak, okumak, öğüt, şükretmek...
c- İbret almak, iman etmek, dille anmak, tefekkür etmek, tesbih çekmek, cihad etmek, haccetmek, takvâ, hidâyet, ihsân, şükür, infak etmek...
d- Velî edinmek, hâkimiyet, rükû, secde, sabretmek, inzâr, müjdelemek, duâ etmek, rızık, bilmek, şefaat, affetmek...
4) Hevâ sahibi insanlara ve özellikle hevâsını tanrı edinenlere ceza olarak sunulan ve kelime anlamı “çukur”, “düşülen uçurum” olan Kur’ânî kavram, aşağıdakilerden hangisidir?
a- hızy 9; b- râzıye 9; c- cahîm d- hâviye
5) Bugün halk ve kültürlü kesim arasındaki kullanıldığı şekilde, anlamı tümüyle tahrif edilmiş Kur’an kavramlarından biri olan “millet” kavramı, Kur’ân-ı Kerim’de 15 yerde geçer. Bütün bu âyetlerde millet kelimesi, hangi mânâda kullanılır?
a- ulus b- halk 9; c- din d- İslâm
6) “Mutlak .......... yoktur. .......... varlığı, aslî değil; ârızîdir, yani .......... zâtı yoktur. .........., bir şeyin veya bir kemâlin yokluğudur, eksikliktir. Allah hikmetsiz bir şey yaratmadığından, var olan bir şeyde mutlaka .......... yönü de vardır. Yani, .......... mutlak; .......... ise ârızî (yani, nisbî, göreceli)dir. Mutlak .......... vahiy bildirmiştir. Beşer kaynaklı .......... ise bilinmeyebilir; yani beşer açısından hoşa giden bir şey .......... olabildiği gibi; hoşa gitmeyen bir şey de .......... olabilir.”
Hayır-şer konusunda, İslâm düşünürlerinin Kur’an’dan yola çıkarak değerlendirmelerini belirten yukarıdaki ifadede boş bırakılan yerlere sırasıyla hangi kelimeler gelmelidir?
a- şer; şerrin; hayrın; hayır; hayır; şer; şer; hayrı, şer; şer; hayır
b- hayır; şerrin; hayrın; şer; hayır; hayır; hayır; şerri; şer; şer; hayır
c- şer; şerrin; şerrin; şer; hayır; hayır; şer; hayrı; hayır; şer; hayır
d- şer; şerrin; şerrin; hayır; şer; şer; şer; hayrı; şer; hayır; şer
7) İhtilâf konusuyla ilgili olarak aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?
a- Fıkhî/ictihadî konularda ihtilâf kaçınılmazdır. Asr-ı saâdet döneminde ashâbdan itibaren bu tür ihtilâflar hep olagelmiştir.
b- Kur’an’da müteşâbih, müşterek ve mecâzî lafızların varlığı, insanların ihtilâfına zemin hazırlamıştır. İhtilâfın tümü, gayr-ı meşrû olsaydı, bu tür ifadeler yerine daha açıkları kullanılırdı. Demek ki hükmü açıkça bildirilen emir ve yasakların dışında; bazı konularda ihtilâf kaçınılmazdır; Allah kullarının nasıl ihtilâf ettiklerine bakmakta, ihtilâf ahlâkına uyup uymadıkları konularında kullarını imtihan etmektedir.
c- Hz. Peygamber’in Kur’an ve Sünnette cevabını bulamadıkları konularda sahâbeye verdiği ictihad izninin ihtilâfa sebep olacağı gayet açıktır. İctihadda isâbet eden kimsenin iki, hata edenin bir sevap kazanacağını ifade eden hadis-i şerifte, hata edene de sevap verileceğinin belirtilmesi, ictihadla ilgili ihtilâfın kınanmadığı, tam aksine tasvip edildiğine dair bir delildir.
d- Kur’an ve hadislerde “ihtilâf” kelimesi, mutlak olarak zikredildiğinde hep olumlu anlamda kullanılmış, daima ihtilâfın kaçınılmaz olduğu vurgulanmıştır. Özellikle dinî inançlarla, akîdevî konularla ilgili olarak ihtilâflar, rahmet olarak değerlendirilmiştir.
8) Hatırlama ve ezberin zıddı olan; yeni bir çabayı gerektirecek şekilde bir şeyin kalpten ve bellekten kaybolması veya insanın, ya düşünce zayıflığından veya gaflet ve kasıttan dolayı kendisine emânet bırakılan bir şeyi terk edip anmaması, ihmal etmesi anlamına gelen kelimeye, Kur’an kavramı olarak ne denir?
a- sehv b- nesh ; c- gaflet ; d- nisyân
9) Velî kavramıyla ilgili olarak aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?
a- Kur’an’ın dost olarak gösterdiği insanları sınırsız bir şekilde sevmek; Kur’an’ın düşman olarak tanıttıklarını da aşırı şekilde düşman kabul edip her durumda düşmanca tavır takınmak gerekir.
b- “Evliyâ” kelimesi velî kelimesinin çoğuludur; dostlar demektir. Kur’ân-ı Kerim’e göre, “Evliyâullah (Allah’ın dostları)” olduğu gibi; “evliyâu’ş-şeytan (şeytanın dostları)” da vardır.
c- Mü’minler; mü’minleri bırakıp kâfirleri, müşrikleri, hıristiyan ve yahûdileri dost edinemezler. Kâfirler birbirlerinin velîleri/dostlarıdır.
d- Düşmanlık ve dostluk, tevhidin gereğidir; imanın dışa yansımasıdır. Her din ve ideolojinin dostluk-düşmanlık anlayışı kendine hastır.
10) Sözlük anlamı, “yargı ve yargıda bulunmak, hükmetmek, karar vermek, idare etmek, ata gem vurmak” olan; terim olarak, “hakkında âyet ve hadis olan itikada ve ibâdete ait bütün prensipler” demek olan Kur’an kavramı, seçeneklerden hangisidir?
a- hükm b- nesh ; c- insâ ; d- ictihad
11) Bilindiği gibi, namaz ve Kur’an okumaktan sonra en faziletli zikirler; “tehlîl”, “tesbîh”, “tahmîd” ve “tekbîr”dir. Bunlardan “tehlîl” ne demektir?
a- “Elhamdü lillâh (Hamd ve senâ, her çeşit övgü Allah içindir)” sözünü söylemektir.
b- “Sübhânallahi ve bi-hamdihî (Allah’ım, Seni hamdinle tesbih ederim)” demektir.
c- “Lâ ilâhe illâllah (Allah’tan başka ilâh/tanrı yoktur)” sözünü söylemektir.
d- “Muhammedur rasûlullah” sözünü söylemektir; bunun birinci kısmı olan “Lâ ilâhe illâllah” ifadesine ise tevhid veya kelime-i tevhid denir.
12) İslâm’a göre üç mescid, diğer câmilerden daha yüce ve ayrıcalıklıdır. Diğer câmilere göre bu mescdilerde kılınan namazlar çok daha faziletlidir. Hadis-i şerifte belirtildiği üzere, başka mescidlere özel olarak seyahat ve ziyaret câiz olmadığı halde; bu üç mescide özel olarak ziyaret yapılabilir. Bu üç mescidin adları, seçeneklerden hangisinde tümüyle doğru sıralanmıştır?
a- Mescid-i Harâm, Mescid-i Aksâ, Mescid-i Ayasofya
b- Mescid-i Harâm, Mescid-i Aksâ, Mescid-i Nebevî
c- Kâbe, Mescid-i Nebî, Mescid-i Kubâ
d- Kâbe, Mescid-i Aksâ, Mescid-i Selimiye
13) “Bir şeye karşı aşırı sevgi ve bağlılık, arzu ve istek, nefsin tabiatında olan hislerinin icabına göre hareket ederek yükseklerden yüz çevirip süflî tarafa eğilim göstermesi, benliğin şehvet tarafına geçerek ruha sırt çevirmesi” anlamına gelen Kur’an kavramı seçeneklerden hangisidir?
a- nefis b- şirk ; c- endâd d- hevâ
14) Sözlük anlamı olarak, “dost, arkadaş, yakınlık duyan, sevgi bağıyla bağlanan” gibi anlamlara gelen; ıstılah olarak, “bir kimsenin veya bir topluluğun menfaatleri ve elde etmek istedikleri amaçlar doğrultusunda her türlü işlerini üzerine alan ve bu konularda tam bir tasarruf hakkına sahip olan idareci, hâkim otorite, koruyucu, gözetici, mâlik, yardımcı, sırdaş ve dost” mânâlarında kullanılan, akîdeyi de yakından ilgilendiren Kur’an kavramı nedir?
a- kardeş b- mü’min c- velî d- muhsin
15) Bilindiği gibi, İslâm’ın kesin bir şekilde yasakladığı câhiliyye özelliklerinden biri ırkçılıktır. Yanlış olarak “milliyetçilik” de denilen ırkçılık ve kavmiyetçilik, hadis-i şeriflerde ve İslâmî literatürdeki hangi Arapça kelimenin karşılığıdır?
a- ırkiyye b- asabiyye c- milliye d- cinsiyye
16) “Hayır ve şer” konusuyla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?
a- Şirk, küfür, isyan ve günahlar dahil, hiçbir şey aslında şer değildir; bizim şer zannettiğimiz her şeyde hayır vardır.
b- İmtihan için, kulun terbiyesi ve olgunluğuna yönelik belâlar, sonuç itibarıyla şer değil; hayırdır.
c- Vahiy ve vahiyle irtibatlı olan ilim ve hikmet mutlak hayırdır. Aslında hayır, bizim değil; Allah’ın hoşlandığı (râzı olduğu) şey, şer de O’nun hoşlanmadıklarıdır.
d- Kötülüklerin, günahların cezası olarak karşılaşılan musîbetler, aslında şer değil; hayırdır.
17) Aşağıdaki unutkanlık çeşitlerinden hangisi, sorumluluğu olmayan, kişiyi günahkâr yapmayan, beşer olmanın sonucu normal bir unutmadır?
a- önemsememekten dolayı unutmak; Mâun sûresinde “namazdan sehv (namaza önem vermemekten dolayı unutma)”, Hz. Âdem’in Allah’ın yasakladığı ağaçla ilgili unutması gibi.
b- nankörlük anlamındaki unutma; insanın başına bir sıkıntı gelince sadece Rabbine yalvardığı halde; Allah nimet verince, yalvardığını unutup, O’na eşler koşması gibi.
c- insanın yaptığı işte özenin kaybolmasından dolayı unutma; gafletten dolayı, dünyaya aşırı meyil ve şeytana uymaktan dolayı Allah’ı, ibâdeti unutmak gibi.
d- hayat tecrübesi esnasında kazanılan yeni bilgiler sebebiyle, eski bilgilerin zihinden çıkması şeklindeki unutma; Hz. Mûsâ ile genç arkadaşının denizin birleştiği yerde balıklarını unutması gibi.
18) Kur’ân-ı Kerim, “Allah’ın mescidlerinde O’nun adının anılıp zikredilmesine engel olan ve onların harap olmasına çalışandan daha zâlim kim vardır?!... Bunlar için dünyada rezillik, âhirette de büyük azap vardır.” (2/Bakara, 114) buyuruyor. Ayasofya Câmiinin vakfiyesini hazırlatan Fâtih de, “câmi vakfının bir şartını bile değiştirip farklı uygulama yapanlara lânet etmekte, azaplarının hafiflememesi için bedduâ” etmektedir. Bir câminin ibâdete kapatılıp müzeye dönüştürülmesi, sadece T.C.’de görülen bir uygulamadır. Doğu Roma İmparatorluğu’nun en önemli kiliselerinden biri olarak 537 yılında yapılan ve 29 Mayıs 1453 yılına kadar kilise olarak kullanılan yapı, İstanbul’un fethiyle birlikte câmiye çevrildi. Yaklaşık 480 yıl câmi olarak kullanılan, fetihle birlikte “İslâmbol”a dönüşen İstanbul’un en büyük fetih sembolü olan Ayasofya câmii, hangi tarihte müzeye çevrildi?
a- 1960 b- 1946 c- 1934 d- 1928
19) Bakara sûresi, 109. âyette ifade edildiği üzere, yahûdi ve hıristiyanların çoğu, gerçeği bildikleri halde, müslümanları niçin imanlarından vazgeçirip küfre döndürmek istemektedir?
a- müslümanları sevdikleri ve onların kurtulmalarını istedikleri için
b- düşmanlıklarından dolayı, onların cehenneme gitmelerini istedikleri için
c- içlerindeki kıskançlıktan ötürü, hasetçilik sebebiyle onların iyiliğini istemediklerinden
d- müslümanların kendilerini öldüreceklerini düşündüklerinden dolayı
20) Lügat anlamı; “fırka fırka, grup grup olma, ayrılma, anlaşmazlık” anlamına gelen, mü’minler arasına düşmanlık sokmak, onları parçalara ve bölüklere ayırmak, bir bütün olan (olması gereken) ümmeti bölüp parçalamak demek olan ve Tevhid dini İslâm’ın kesin bir şekilde yasakladığı ihtilâf şekline, Kur’an kavramı olarak ne denilir?
a- ihtilâf b- tefrika c- fırka d- münâzara
21) Bilindiği gibi, bir müslümana göre, hâkimiyet/egemenlik, kayıtsız şartsız Allah’a âittir. İslâm’a göre, Allah’ın indirdikleri ile insanları yönetmek zorunda olan yöneticide bulunması gereken bazı şartlar vardır. Seçeneklerden hangisi, bu şartlardan biri değildir?
a- Müslüman (ve müctehid) olmalı, ehil olmalıdır.
b- Özel bir seçim şekli olan “biat”la işbaşına gelmelidir.
c- Yönetimde şûrâyı (istişâre/danışma) esas almalı, adâletle hükmetmelidir.
d- Anlaşmazlık olursa, halkın hakemliğine gitmeli; halkın çoğunluğuna uymalıdır.
22) Kur’ân-ı Kerim’e göre, Allah’ın velîleri (evliyâullah) kimdir?
a- Müttakî mü’minler, yani iman edip Allah’tan korkup sakınanlar
b- Kerâmet gösterebilen, yani olağanüstü güçleri olan büyük insanlar
c- Kabirlerinde yattıkları yerden kâinatta tasarruf yapan, insanlara yardım eden zâtlar
d- Peygamberimizin zamanında yaşayan, günümüze kadar insanların örnek aldığı şahsiyetler
23) Sözlükte “terk etmek, önemsememek, dikkatsizlik, dalgınlık ve ihmal” gibi anlamlara gelen; terim mânâsıyla, “bir şeyin gerekliliği ortada iken bunun idrâk edilmemesi, ya da yeterince dikkatli ve uyanık hareket edilmediği için insana gelen yanılgı, bir şeyi bile bile terketmek, ona karşı unutkan bir tavır takınmak” şeklinde anlaşılan ve “zikir” kelimesinin karşıtı olan Kur’an kavramı nedir?
a- nisyan b- isyan c- unutma d- gaflet
24) Bakara sûresi, 116. âyette ifade edildiği üzere, “Allah çocuk edindi” diyerek Allah’a çirkin şekilde iftirâ edenler, kimleri Allah’ın çocuğu olarak iddiâ etmişlerdir?
a- yahûdiler Hz. Uzeyr’i, hıristiyanlar Hz. İsa’yı, Mekke’li müşrikler melekleri
b- yahûdiler Hz. Mûsâ’yı, hıristiyanlar Hz. İsa’yı, Mekke’li müşrikler Hubel’i
c- yahûdiler Hz. Uzeyr’i, hıristiyanlar, Hz. Meryem’i, Mekke’li müşrikler atalarını
d- yahûdiler Hz. Mûsa’yı, hıristiyanlar, Hz. İsa’yı, Mekke’li müşrikler melekleri
25) Günümüzde mescidler/câmiler, sadece namaz kılmak için kullanılmaktadır. Temel örneğimiz olması gereken asr-ı saâdette ise, mescidlerin namaz kılma yanında; bireysel, sosyal ve siyasal hayatın hemen her alanıyla ilgili fonksiyon icrâ ettiğini görmekteyiz. Seçeneklerden hangisi, asr-ı saâdetteki mescidin fonksiyonlarından değildir?
a- hastahane, hapishane, askerî karargâh
b- ticaret, kayıp ilân yeri ve kısas uygulama mahalli #9;
c- nikâh salonu, eğitim ve kültür merkezi
b- irşad, buluşma ve istirahat yeri
26) Medine’de, müslümanların arasına tefrika sokmak, onlara zarar vermek amacıyla, münâfıklarca inşâ edilen, içinde mü’minlerin namaz kılmaları Allah tarafından yasaklanan mescide Kur’an-ı Kerim’de ne ad verilmiştir?
a- karar b- zarar c- dırar d- ficâr
27) Sözlükte; “istenmeyen, arzu edilmeyen, her açıdan kendisinden kaçınılan şey” anlamlarına gelen, “fesat, bozukluk, kötülük, kötü şey, zulüm, cezayı gerektiren iş, sıkıntı, belâ, musîbet ” gibi mânâlarda kullanılan kavram nedir?
a- zarar b- haram c- fısk d- şer
28) Bakara sûresi 120. âyette ifade edildiği üzere, yahûdiler ve hıristiyanlar, ne zaman müslümanlardan râzı olup onları kendilerine yakın hissederler?
a- Müslümanlar, onları taklit edip, onlara benzedikleri zaman
b- Müslümanlar, kendileri için tehlike oluşturmadıkları zaman
c- Müslümanlar, İslâm’ı terkedip onların milletine, yani dinine girdikleri zaman
d- Müslümanlar, cihadı terkedip onlarla iyi ilişkiler içinde oldukları zaman
29) Câmiye giren kimsenin, mescidi selâmlama ve câmiye saygı gösterme kasdıyla Allah rızâsı için, kılması tavsiye edilen iki rekâtlık namaza ne ad verilir?
a- tahiyyetü’l-mescid
b- tahlîsu’l-mescid
c- tahliyetü’l-mescid
d- takıyyetü’l-mescid
“Biz, bir âyeti .......... eder (yürürlükten kaldırır) veya onu .......... (ertelersek), mutlaka daha iyisini veya benzerini getiririz. Bilmez misin ki, .......... her şeye kadirdir.” (2/Bakara, 106) "Bilmez misin, göklerin ve yerin .......... ve hükümranlığı yalnızca Allah'ındır. Sizin için Allah'tan başka bir .......... /dost ve bir .......... yoktur." (2/Bakara, 107) "Yoksa siz de (ey müslümanlar), daha önce .......... sorulduğu gibi peygamberinize sorular sormak (,onu sorguya çekmek; daha önce Mûsâ’dan istenen şeyler gibi talepte bulunmak) mı istiyorsunuz? Kim .......... küfre değişirse, şüphesiz dosdoğru yoldan .......... olur." (2/Bakara, 108) "Ehl-i kitaptan çoğu, hak/hakikat kendilerine apaçık belli olduktan sonra, sırf içlerindeki .......... ötürü, sizi imanınızdan vazgeçirip .......... döndürmek istediler. Yine de siz, Allah onlar hakkındaki .......... getirinceye kadar .......... bağışlayın. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir." (2/Bakara, 109)
30) Yukarıdaki âyet meallerinde boş bırakılan yerlere, seçeneklerden sırasıyla hangi kelimeler gelmelidir?
a- yok; unutturursak; Kur’an; zenginliği; velî; cennet; İbrâhim’e; imanı; sapmış; kıskançlıktan; dininizden; azâbı; sevip
b- nesh; yanıltırsak; Peygamber; hükmü; sevgi; hidâyet; İsa’ya; hidâyeti; çıkmış; düşmanlıktan; küfre; hükmünü; salıverip
c- mesh; yanıltırsak; Rabbin; mülkiyet; evliyâ; yardımcı; Mûsâ'ya; İslâm’ı; geçmiş; hasedden; küfre; emrini; affedip
d- nesh; unutturursak; Allah; mülkiyet; velî; yardımcı; Mûsâ'ya; imanı; sapmış; kıskançlıktan; küfre; emrini; affedip
"Namazı kılın, .......... verin, önceden kendiniz için yaptığınız her .......... /iyiliği Allah'ın katında .......... Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızı noksansız görür." (2/Bakara, 110) "(Ehl-i kitap:) 'Yahûdiler yahut .......... hâriç hiç kimse cennete giremeyecek' dediler. Bu onların .......... Sen de onlara: 'Eğer sâhiden doğru söylüyorsanız .......... getirin' de." (2/Bakara, 111) "Hayır, kim .......... olarak yüzünü Allah'a döndürürse (Allah'a hakkıyla kulluk ederse) onun .......... Rabbi katındadır. Öyleleri için ne bir korku vardır, ne de .......... çekerler." (2/Bakara, 112) "Hepsi de .......... (Tevrat ve İncil'i) okumakta oldukları halde yahûdiler: 'Hıristiyanlar .......... yolda değillerdir' dediler. Hıristiyanlar da: 'Yahûdiler doğru yolda değillerdir' dediler. Kitabı .......... de birbirleri hakkında tıpkı onların söylediklerini söylediler. Allah, .......... düştükleri hususlarda kıyâmet günü onlar hakkında hükmünü verecektir." (2/Bakara, 113)
31) Yukarıdaki âyet meallerinde boş bırakılan yerlere, seçeneklerden sırasıyla hangi kelimeler gelmelidir?
a- zekâtı; hayrı; görürsünüz; hıristiyanlar; uydurduklarıdır; Kitabınızı; muhsin; mükâfatı; sıkıntı; zikri; iyi; okuyanlar; tartışmaya
b- zekâtı; sevabı; bulacaksınız; müşrikler; avuntusudur; belgenizi; müslüman; ecri; dert; Kitabı; doğru; görmeyenler; sürtüşmeye
c- zekâtı; hayrı; bulacaksınız; hıristiyanlar; kuruntusudur; delilinizi; muhsin; ecri; üzüntü; Kitabı; doğru; bilmeyenler; ihtilâfa
d- infakı; güzeli; göreceksiniz; hıristiyanlar; kuruntusudur; hükmünüzü; mü’min; sevabı; üzüntü; Kitapları; doğru; okumayanlar; ihtilâfa
"Allah'ın ......... O'nun adının zikredilip anılmasına .......... olan ve onların .......... olmasına çalışandan daha zâlim kim vardır?! Aslında bunların oralara ancak .......... girmeleri gerekir (Başka türlü girmeye hakları yoktur). Bunlar için dünyada rezillik, âhirette de büyük azap vardır." (2/Bakara, 114) "Doğu da Allah'ındır batı da. Nereye .......... Allah'ın yüzü (zâtı) oradadır. Şüphesiz Allah('ın rahmeti ve nimeti) .......... O, her şeyi bilendir." (2/Bakara, 115) "Allah .......... edindi' dediler. Hâşâ! O, bundan münezzehtir. Oysa göklerde ve yerde olanların hepsi .......... hepsi O'na boyun eğmiştir." (2/Bakara, 116) "(O,) Göklerin ve yerin eşsiz .......... Bir şeyi dilediğinde ona sadece .......... der, o da hemen oluverir." (2/Bakara, 117) "Bilmeyenler (câhiller) dediler ki: 'Allah bizimle .......... ya da bize bir .......... (mûcize) gelmeli değil miydi?' Onlardan öncekiler de işte tıpkı onların dediklerini demişlerdi. Kalpleri (akılları) nasıl da birbirine ..........?! Gerçekleri iyice bilmek isteyenlere âyetleri apaçık gösterdik." (2/Bakara, 118)
32) Yukarıdaki âyet meallerinde boş bırakılan yerlere, seçeneklerden sırasıyla hangi kelimeler gelmelidir?
a- câmilerinde; engel; boş; müslümanca; dönerseniz; geniştir; ortak; ibâdettedir; hâkimidir; 'ol!'; olmalı; delil; benzedi
b- mescidlerinde; engel; harap; korkarak; dönerseniz; geniştir; çocuk; O'nundur; yaratıcısıdır; 'ol!'; konuşmalı; âyet; benzedi
c- evlerinde; karşı; harap; kibarca; yönelirseniz; geniştir; şirk; kuludur; yaratıcısıdır; 'canlan!'; konuşmalı; âyet; uydu
d- arzında; karşı; harap; dürüstçe; giderseniz; büyüktür; çocuk; tesbihtedir; yaratıcısıdır; 'ol!'; gezmeli; âyet; yaklaştı
"Doğrusu Biz seni .......... (Kur'an) ile müjdeleyici ve .......... olarak gönderdik. Sen cehennemliklerden .......... değilsin." (2/Bakara, 119) ".......... (dinlerine) uymadıkça yahûdiler de hıristiyanlar da .......... senden râzı (hoşnut) olmayacaklardır. De ki: 'Doğru yol/hidâyet, ancak Allah'ın yoludur.’ Sana gelen .......... sonra onların .......... /arzularına uyacak olursan, andolsun ki, Allah'tan sana ne bir velî/dost ne de bir yardımcı vardır." (2/Bakara, 120) "Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler(den bazısı) onu, hakkını gözeterek .......... Çünkü onlar, ona iman ederler. Onu inkâr edenlere gelince, işte gerçekten .......... uğrayanlar onlardır." (2/Bakara, 121) "Ey İsrâiloğulları! Size verdiğim .......... ve sizi (bir zamanlar) cümle âleme üstün kılmış olduğumu ..........." (2/Bakara, 122) "Ve bir günden sakının ki, o günde hiç kimse başkası nâmına bir şey .......... kimseden fidye kabul edilmez, hiç kimseye .......... fayda vermez. Onlar hiçbir yardım da görmezler." (2/Bakara, 123)
33) Yukarıdaki âyet meallerinde boş bırakılan yerlere, seçeneklerden sırasıyla hangi kelimeler gelmelidir?
a- hak; uyarıcı; sorumlu; milletlerine; asla; ilimden; hevâlarına; okurlar; zarara; nimetimi; hatırlayın; ödeyemez; şefaat
b- Kitap; korkutucu; sorumlu; milletlerine; hiç; vahiyden; hevâlarına; okumazlar; zarara; nimetimi; zikredin; ödeyemez; fidye
c- hak; kolaylaştırıcı; biri; uluslarına; bugün; Kitaptan; nefislerine; okumazlar; zarara; nimetimi; hatırlayın; ödeyemez; şefaat
d- Kitap; uyarıcı; asla; inançlarına; Benden; hükümden; isteklerine; hükmederler; zarara; ihsânımı; unutmayın; ödeyemez; şefaat
KUR'AN KAVRAMLARI DERS
İON B
İRİNCİ SINAV CEVAP ANAHTARI
1 B 11 C 21 D 31 C
2 A 12 B 22 A 32 B
3 B 13 D 23 D 33 A
4 D 14 C 24 A
5 C 15 B 25 B
6 C 16 A 26 C
7 D 17 D 27 D
8 D 18 C 28 C
9 A 19 C 29 A
10 A 20 B 30 D
İslami Okul Okulların En Önemlisi