Tefsir Kulliyati - 16. Sayfa - 031Lokman
50. DERS ANNE-BABAYA HAYİR VE İTAAT ETMEK
Ayetlerin Lafzî Tahlili
Ayetlerin Nüzul Sebebi
Âyetlerin Tefsırindeki İncelikler
Ayetlerdeki Şer'ı Hükümler
Birinci Hüküm; Haramlığa Sebeb Olan Süt Emzirmenin Müddet Ne Kadardır?
İkinci Hüküm: Gebeliğin Şer’i Müddeti Ne Kadardır?
Üçüncü Hüküm: Oğlunu Öldüren Baba Kısas Edilir Mi?
Dördüncü Hüküm: Dinen Mahzurlu Ofan Şeylerde Anne Ve Babaya Taat Edilir Mi?
Ayetlerden Alınacak Dersler
Âyetlerdeki Teşri'î Hikmetler
50. DERS ANNE-BABAYA HAYİR VE İTAAT ETMEK
12 — Andol sun ki biz Lokman'a, Allaho şükret diye(rek) hikmet verdik. Kim şükrederse ancak kendi faidesi için şükreder. Kim de nankörlük ederse hiç şüphe* yok ki Allah ganidir (müstağnidir), her hamde layıktır.
13 — Hani Lokman oğluna —o ona öğüt verirken— (şöyle) demişti: «Oğulcağızım, Allaha ortak koşma Çünkü şirk elbette büyük bir zulümdür.»
14 — Biz insana ana ve babasını tavsiye ettik. Onun anası kendisini zaaf üstüne zaaf ile taşımıştır. Sütten ayrılması da iki yıl (sürmüştür). «Bana ve ana ve babana şükret. Dönüşün ancak banadır.» (dedik).
15 — Eğer onlar sence itimde (yeri) olmadık herhangi birşeyi bana eş tutman üzerinde seni zorlarlarsa kendilerine itaat etme. Onlarla dünyada iyi geçin. Bana dönenlerin yoluna uy. Nihayet dönüşünüz ancak banadır. (O vakit) ben de size ne yapıyordunuz haber veririm.»
Ayetlerin Lafzî Tahlili
(El hikmete): Hikmet işte ve sözde isabet etmedir. Diğer bir'deyişle herşeyi tam yerine koymadır.
(Ganlyyün): Gani, halka ihtiyacı olmayan. (Hamidün): Hamid, yer ve gök ehlinin hamdettiği
(Yelzuhu): Izetü kökünden gelir. Nasihat ve irşad demektir.
(Vehnen): Zayıflama demektir.
(Fisalühü); Fisal, sütten kesmek.
(El masîr): Masîr, dönülecek yer demektir.
(Cehadâke): Cehd kökünden gelir. Cehd ise insanın bütün gücünü sarfetmesi demektir.
(Marufen): Maruf, bilinen. Fiillerden güzel olanlar. .
(Enabe): Allah (cc)'a dönmek demektir.
Allahu taala salih kulu Hz. Lokman'ın yüksek mevklsine işaret etmek İçin onun ağzından anne-babanın hakkını beyan etmiş ve Allah (cc) katında en büyük günah otan şirkten kaçınmayı emretmiştir. Allahu toala bu yolla o salih kuluna bağışlamış olduğu aklı ve hikmeti de haber vermektedir. Çünkü o, hikmetli konuşur, halka hikmeti öğretirdi.
Allahu taala bu âyetlerde Lokman hakimin oğluna tavsiye ettiği na-sihatlardan bazılarını saymıştır. Bu nasihatlann en mühimi de küfür ve şirkten kaçınmaktır. Zira küfür ve şirk en çirkin şeydir. Nitekim Allahu taala, «Kim Alla ha eş koşarsa o, yüksekten düşüpde (parçalanmış ve) kendisini kuş kapmış, yahut rüzgar onu uzak bir yere atrruş (nesne) gibidir.» (Hac: 31) buyurmuştur.
Allahu taala, Resulullah (sav)-a şöyle buyurmaktadır: Kavmine Lokman'ın oğluna yaptığı nasihatlan hatırlat. O, oğlunu çok seven bir insandı. Bu yüzden oğluna şirkin kötülüğünü bildirmiş, nimetleri İnkâr etmemesini öğütlemiştir. Şirk açık bir zulüm ve düşmanlıktır. Her kim Halik ile mahluk arasını bir tutar, rezzak olan Allah (cc)'a konuşmayan, duymayan, hiçbir faydası olmayan bir putu eş tutarsa, şüphesiz halkın ilim ve hikmetten en uzağı, en ahmağıdır. Onu hayvanlar sırasında saymak ve zulümle vasıflandırmak elbtteki yerindedir.
Allahu taala, Lokman aleyhisselamın oğluna yaptığı bir başka nasihati daha bildirmiştir. Bu da anne ve babaya karşı saygı göstermesidir. Biz anne ve babaya karşı şefkat göstermeyi, onlara iyilik yapmayı emret-mişizdir. Çünkü onlar çocukları yetiştirmek İçin birçok zahmetler çekmişlerdir.
Bununla beraber anne ve baba, insanı Allah (cc)'a karşı şirk ve isyana sevkederse elbetteki onların bu hareketinden kaçınmalısınız. Zira Allah (cc)'a isyan olacak yerde anne ve babaya İtaat edilemez.
Evlad ile anne-baba arasında en sağlam kanun, anne ve babaya itaat ve onlara İyilik etmektir. Çünkü onlar çocuğu yetiştirme çağında birçok zahmetler çekmişlerdir. Buna karşı yapılması gerekenler şöyle Duyurulmuştur: «Onlara acıyarak tevazu kanadını (yerlere kadar) İndir ve: «Yarat), onlar beni çocukken nasıl terbiye ettilerse Sen de onları (öylece) esirge.» (İsra: 24)
Baba ile evlâd arasındaki kural bozulur, anne ve baba çocuklarını şirk ve isyana davet ederlerse, çocuğun onlara itaat etmemesi lazımdır. Allahu taala, âyeti kerimenin sonunda, anne ve baba insanı şirke davet etmedikleri müddetçe müşrik dahi olsalar, kendilerine itaat edilmesini ve emirlerinin yerine getirilmesini emretmektedir. Çünkü onların evlâd üzerindeki hakları çok büyüktür. Onların müşrik olmaları, çocuğun büyütülmesi konusunda çekmiş oldukları meşakkate karşı hakettikteri iyiliği zayi etmez. Ancak Allah (cc)'a isyan edilecek yerde onlara itaat yasaktır. İnsanı Allah (cc)'ın rızasına kavuşturacak en sağlam yol, sadık müminlerin yoludur.
Ayetlerin Nüzul Sebebi
İbni Kesir tefsirinde Saad bin Ebi Vakkas (ra)'tan şöyle rivayet eder: «Anneme karşı çok saygılı've hayırlı idim. Ben müslüman olunca annem, «Oğlum senin icad ettiğin din nedir? Andolsun ki sen bu dini terkedene kadar hiçbir şey yiyip içmeyeceğim.» diye yemin etti. Ona, «Anne, böyle yapma. Muhakkak ben hiçbir şey için dinimi terketmem.» dedim. Annem bir gün bir gece hiçbir şey yemedi. Bitkin bir hale geldi. Yine de ikinci gün blrşey yemedi. Gittikçe meşakkati arttı. Bu halini görünce yanına giderek, «Anne, sen bilirsin. Allah (cc)'a yemin ederim ki senin yüz ruhun olsa ve teker teker senden çıkmış olsalar ben yine de dinimi terketmem. Dilersen ye, dilersen yeme.» dedim.» Annesi Saad (ra)'ın bu salabetini görünce yemek yemeye başladı. Bu hadise üzerine, «Eğer onlar sence İlimde (yeri) olmadık herhangi birşeyi bana eş tutman üzerinde seni zorlar-larsa kendilerine İtaat etme...» âyeti nazil oldu. [1]
Âyetlerin Tefsırindeki İncelikler
Birinci İncelik: Allahu taala anne ve babaya karşı itaati emir mahiyetinde tavsiye ettikten sonra anneye yapılacak saygıyı da bilhassa beyan etmiştir. Çünkü annenin hakkı, babanın hakkından daha büyüktür. Bundan dolayı da Allahu taala, müstakilen anne hakkını beyan etmiştir. Bu sebeble Resulullah (sav)'a, «Kime hayırlı olalım?» diye sorulduğunda, «Annene... annene... annene.» diye üç kere tekrar ettikten sonra, «Sonra da babana.» buyurmuştur. Bu sebeble bazı müslümanlarm hakkını Ödemek için annelerini sırtlarıyla hacca götürdükleri rivayet edilmiştir.
İkinci İncelik: Allahu taala anne ve babaya şükredilmesin i bildirirken önce kendisine şükredilmestni emretmiştir. İşte bu takdim, Allah (cc)'ın hakkının anne-baba hakkından büyük olduğuna işaret etmektedir. Şu halde evvela Allah (cc)'a şükretmemiz farzdır. Çünkü bütün nimetleri veren O'dur. Anne ve babaya şükretmek ise, Allah (cc)'a şükretmenin bir parçasıdır. İnsan yaratılışmdaki gerçek sebeb Allah (cc)'tır. Anne ve baba ise zahirî sebebtlr. Uygun olan önce hakiki sebebe, sonra da zahirî sebebe şükretmektir.
Üçüncü İncelik: Âyetteki «dünya» kelimesi, anne ve baba ile iyi geçinmenin kolaylığına ve geçinme süresinin kısalığına işarettir. Çünkü dünya günleri sayılı ve çok sınırlıdır, öyleyse bu az bir zamana tahammül etmek zor olmamalıdır. Bir şair bu hususu çok güzel ifade etmiştir: «İnsanın kalb atışları, ona hal dili İle hayatın saniye ve dakikalardan ibaret olduğunu söylemektedir.»
Dördüncü incelik: «Bana dönenlerin yoluna uy.» âyeti, selefin ve salihlerin yollarına uyulmasına İşaret etmektedir.
Bazı müfessirlere göre âyetteki abana dönenlerden maksat Hz. Ebu-bekir'dir. Yani Hz. Ebubekir'in yoluna uyulması emredilmektedir. Çünkü âyetin nüzul sebebi olan Saad bin Ebi Vakkas (ra)'ın müslümanlığına Hz. Ebubekir sebeb olmuştur.
Sahih olan görüş, Alusî'nin de dediği gibi, «bana dönenler» tabiri hususillk değil, umumilik ifade eder. Buna göre kim gerçekten Allah (cc)'a t dönmüşse ona uyulması emredilmektedir.
Ayetlerdeki Şer'ı Hükümler
Birinci Hüküm; Haramlığa Sebeb Olan Süt Emzirmenin Müddet Ne Kadardır?
Fakihler, «Sütten ayrılması da İki yıl (sürmüştür).» âyetine dayanarak hürmete sebeb olacak emzirme müddetinin iki yıl olduğuna hükmetmişlerdir. Bu ik) sene emme müddetinin tamamıdır. [2] Fakihler ayrıca, «Anne-
ler çocuklarını iki bulun yıl emzlrirler.» (Bakara: 233) âyetine de istinad ederler. Bu âyet de gösteriyor ki, süt emme miktarının en çoğu iki sene dir. Bu görüş cumhurun (Şafii, Maliki ve Hanbeliler) görüşüdür.
Imam-ı Azam Ebu Hanife fra) ise. «Onun bu taşınması ile sütten kesilmesi (müddeti) otuz aydır.» (Ahkaf: 15) âyetine dayanarak harama sebeb olacak emme müddetinin iki sene altı ay olduğuna hükmetmiştir.
İmam-ı Azam (ra) bu âyeti kerimeyi İki vecihle delil almaktadır:
Birincisi, âyetteki «taşınması» kelimesinden maksat ceninin anne karnında taşınması değildir. Buradaki «taşınma» çocuğun annesinin elleri üzerinde taşınmasıdır. Buna göre âyetin anlamı, «Anne çocuğu doğumundan sonra emzirmek için otuz ay taşır.» olmaktadır. Dolayısıyla bu müddetin hepsi süt emzirme müddeti olur.
İkincisi ise, Allahu taala bu âyette iki şey zikretmiştir. Birisi «taşınmak» diğeri «sütten kesilmek»tir. Bu iki şeyi zikrettikten sonra bir de müddet beyan etmiştir ki bu da «otuz aysdır. O zaman bu otuz ay, her ikisine de ayrı ayrı birer müddet olur. Bu ikinci tevcihe göre âyetin manası, «Otuz ay karnında taşımıştır ve otuz ay da emzirmiştir.» olur. İmam-i A-zam (ra), bu tevcihlerle çocuğun emme müddetinin otuz ay olduğuna hükmetmiştir.
İmam-ı Azam (ra)'ın bu görüşüne talebeleri olan İmam Muhammed (ra) ve Ebu Yusuf (ra) muvafakat etmemişlerdir. Bunlar da cumhur gibi çocuğun emme müddetinin İki sene olduğuna hükmetmişlerdir.
İmam-ı Azam (ra)'ın delilleri ile cumhurun delilleri karşılaştırıldığında cumhurun görüşünün tercihe layık olduğu görülür. Zira talebeleri bile o-na muhalefet etmişlerdir.
En iyisini Allah (cc) bilir.
İkinci Hüküm: Gebeliğin Şer’i Müddeti Ne Kadardır?
Fakihler, «Onun bu taşınması ila sütten kesilmesi (müddeti) otuz aydır.» {Ahkaf: 15) ile, «Sütten ayrılması da iki yıl (sürmüştür).* âyetlerine dayanarak gebelik müddetinin enaz altı ay olduğunda icma etmişlerdir. Zira bu İki âyetin farkı gebeliğin enaz altı ay olduğunu göstermektedir.
İbnü'l-Arabî, tefsirinde şöyle der: «Hz. Osmanın hilafetinde bir kadın evlendiği günden altı ay sonra doğum yaptı. Hadise Hz. Osman'a haber verildi. Hz. Osman kadının recmedilmesini emretti. İbni Abbas (ra) ona,
«Bu kadın seni Allanın Kitabı İle muhakeme ederse haksız çıkarsın. Zira Allahu taala, «Onun bu taşınması İle sütten kesilmesi (müddeti) otuz aydır.» (Ahkaf: 15) ve «Anneler çocuklarını iki bütün yıl emzirirler. (Bu hüküm) emmeyi tamam yaptırmak isteyen(ler) İçindir.» (Bakara: 233) buyurmaktadır. Buna göre gebeliğin enoz müddeti altı aydır. Sütten kesme müddeti İse yirmldört aydır.» dedi. Bunun üzerine Hz. Osman kadını salıverdi. Diğer bir rivayete göre Hz. Osman'ı bu hususta uyaran İbni Abbas (ra) değil, Hz. Ali'dir.» [3]
Üçüncü Hüküm: Oğlunu Öldüren Baba Kısas Edilir Mi?
Fakihlerin cumhuru, oğluna zina iftirası atan babaya had uygulanamayacağı gibi, çocuklarını öldüren anne veya babaya da kısas uygulana-mayacına ittifakla hükmetmişlerdir. Bu husustaki delilleri de, Allahu taala-nın «Onlarla dünyada iyi geçin.» emridir. Allahu taala ayrıca evlada anne ve babaya iyilik yapmayı da emretmiştir. Şu halde, çocuğunu öldüren babanın kısas edilmesi ona iyilik olmaz. Zira anne ile baba çocuğun dünyaya gelmesinin sebebidirler. Çocuk İse onların helakine sebeb olamaz. Bu görüşü Resulullah (sav)'ın, «Baba çocuğundan dolayı kısas edilemez.• sözleri de teyid etmektedir.
Dördüncü Hüküm: Dinen Mahzurlu Ofan Şeylerde Anne Ve Babaya Taat Edilir Mi?
Allame Kurtubî şöyle der: «Günah işlemekte veya farzlardan birisini terketmekte anne ve babaya itaat edilemez. İtaat ancak mubah olan şeylerde lazımdır. Hasan-ı Basrî'den şöyle rivayet edilmiştir: «Bir anne şefkatinden dolayı çocuğunun yatsı veya sabah namazına mani olmaya çalışırsa ona bu hususta itaat edilmez.» [4]
Kurtubi, sözlerine şöyle devam eder: «Bu âyet anne ve baba kafir ve fakir oldukları takdirde mümkün olduğu kadar yardım edilmesine delalet eder. Çocuk anne ve babasını tatlı bir dille İslama davet etmelidir. Hz. Ebubekir'in kızı Esma, müşrik olan süt annesi yardım istemek için gelinçe Resulullah (sav)'a, «Süt annem yardım istemek için yanıma gelmiş.
- Yardım edebilir miyim?» diye sordu. Resulullah {sav). «Evet, yardım edebilirsin.» buyurdu.» [5]
Alimler bu hükümleri, «Eğer onlar sence ilimde (yeri) olmadık herhangi blrşeyi bana eş tutman üzerinde seni zorlarlarsa kendilerine İtaat etme.» âyetinden İstinbad etmişlerdir. Şirkte anne ve babaya itaat nasıl haram ise bütün günahlarda da itaat Öyle haramdır. Zira Halık'a isyan olan şeyde mahluka itaat edilmez.
Bu hususu raşid halife Hz. Ebubekir ilk hutbesinde halka açıkça şöyle beyan etmiştir: «Ey İnsanlar, ben sizin en hayırlınız olmadığım halde size emir oldum. Eğer emirliği iyi yaparsam bana yardımcı oiun. Eğer iyi yapamazsam beni düzeltin. Ben Allah (cc)'a itaat ettiğim müddetçe bana itaat edin. Şayet Allah {cc)'a isyan edersem, bana itaat etmeniz farz değildir.»
Beşinci hüküm: Mümin olmayanların yoluna gitmek sahih midir?
«Bana dönenlerin yoluna uy.» âyetinin zahiri selefin ve salih müminlerin yolundan gitmenin farz olduğuna delalet, münafık ve kafirlerin yoluna gitmenin de haram olduğuna işaret eder. Bu maksadı Allahu taala, «Kim kendine doğru yol besbelli olduktan sonra peygambere muhalefet eder, müminlerin yolundan başkasına uyup giderse onu döndüğü o yokla bırakırız. (Fakat ahirette) kendisini cehenneme koyarız. O ne kötü bir yol- '* dur.» (Nisa: 115) âyetiyle en sarih şekilde beyan etmektedir. Öyleyse tev-hid ehlinin bayrağı altında toplanmak, onların yolundan gitmek lazımdır. Zira havır onlara katılmakta ve onların yolundan gitmektedir.
Ayetlerden Alınacak Dersler
1- Hikmet İlahi bir bağıştır. Ona ancak takva ve salih amelle ulaşılabilir.
2- Nimete şükretmek farzdır. İnsanlara şükretmeyen Allah (cc)'a şükretmez.
3- Anne ve babaya itaat Allah (cc)'a itaattir. Anne ve babaya hayır yapmak ibadettir.
4- Şirk en büyük günahtır. Şirk, insanların bütün salih amellerini yok eder.
5- Anne hakkı baba hakkından daha büyüktür. Zira anne daha çok zahmet çeker.
6- Allah {cc)'a İsyanda anne ve babaya itaat yoktur. İtaat ancak hayır ve mubah olan şeydedir.
Âyetlerdeki Teşri'î Hikmetler
Allahu taala, anne ve babaya iyilik yapmayı tavsiye ederek onlara itaat etmeyi emretmiştir. Bilhassa anneye karşı ihtimamlı bir ifade kufla-harak onun hakkının baba hakkından daha büyük olduğunu beyan etmiştir. Çünkü anne çocuğu yetiştirmede daha çok zahmet çekmiştir. Uzun bir müddet onu karnında taşımtş, onun İçin uykularını terketmlş ve onun bakımı İle meşgul olmuştur. Bu ağır yükü çekmesindeki başlıca amil de meyve verecek bir ağaç gibi gördüğü çocuğundan gelecekte evladlar beklemesldir.
Annenin yaptıklarına karşı hangi akıllı insan, akıllı evlad kötülük yapabilir, ona eziyet edebilir. Çünkü anne Allah (cc)'tan sonra İnsanın yaşama vesilesidir. Eğer annenin sevgisi ve bakımı olmasa, karşılaştığı güçlüklere tahammül etmese, hiçbir çocuğun normal yetişmesi mümkün değildir.
Allahu taala, müşrik dahi olsalar anne ve babaya itaat etmeyi ve onlara şükretmeyi emretmiştir. Yalnız şu var ki, anne ve baba evladı küfre yöneltmek isterlerse elbette bu hususta onlara itaat yoktur. Hatta bu hususta onlara karşı gelip isyan etmekte bir günah da yoktur. Zira Allahu taala, «Biz insana ana ve babasına iyilik etmesini tavsiye ettik. Anası onu tutman üzerine seni zorlarlarsa kendilerine' İtaat etme.» buyurmaktadır. Allah (cc)'a isyan olan yerde hiçbir mahluka itaat edilemez.
Anne ve babaya itaat, Allah (cc)'a itaat şartına bağlanmıştır. Bu İtaat şeriatin kabul ettiği hududlar çerçevesinde olmalıdır. Bu çerçeve içinde ne Allah (cc)'ın hukukuna tecavüz vardır, nede kulların hukuku zayi olur.
Anne ve babaya şükretmek Allah (cc)'a şükretmektir. Allah (cc)'a isyan olmayan şeyde onlara İtaat etmek Allah (cc)'a İtaattir. Zira Allahu taala, «Biz İnsana ana ve babasına İyilik etmesini tavsiye ettik. Anası onu zahmetle (karnında) taşıdı. Onu zahmetle de doğurdu. Onun bu taşınması İla sütten kesilmesi (müddeti) otuz aydır.» {Ahkaf: 15} buyurmaktadır.
[1] tbn-i Kesir. Tefsir, C. 3, S. 445. Süyüti, Dürrü'l-Mensur. İbni Cevzl, Zadü'l-Mesir.
[2] Emme müddetinin iki seneye kadar oluşu şöyle izah edilin Bir çocuk doğumundan iki yaşını dolduruncaya kadar başka bir kadını emdiği takdirde kadın onun süt annesi, çocuklar/ da kardeşleri olur. Çocuk iki yaşını doldurduktan sonra bir başkasını emerse bu, haramlığı icabeti irmez. Meşru süt emme süresi içinde Hanefilere göre bir. Şafiilere göre beş defa emmesi beramlığt icabettirir. (Çev.)
[3] İbnül-Arabî. age, C. 3.
[4] Kurtubi, age, C. 14. S. 84
[5] Kurtubi. age, C. 14, S. 65.
İslami Okul Okulların En Önemlisi