Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Tefsir Kulliyati - 4. Sayfa - 040Mumin

 

40- ĞÂFİR (MÜ'MİN) SÛRESİ

 

Mekke'de ve Zümer Sûresinden sonra nazil olmuştur. Ebu Hayyân, Sûre­nin Mekkî oluşunda icmâ olduğunu söyler.

Ancak Hasen'den, beş vakit namazın Medine-i Münevvere'de farz kılındı­ğı gerekçesiyle (Halbuki beş vakit namaz Medine'de değil Mekke'de farz kı­lınmıştır, meşhur ve sahih olan budur)"Şimdi sen sabret, Allah'ın va'di mutlaka haktır ve günahının mağfiret olunmasını dile. Sabah akşam Rabbını hamd ile teşbih et." (âyet: 55) âyetinin; İbn Abbâs ve Katâde'den de "Kendilerine gelmiş kesin bir delil olmadan Allah'ın âyetleri üzerinde tartışanların göğüslerinde şüphesiz ki ulaşamıyacakları bir büyüklenme vardır. Öyleyse sen, Allah'a sığın . Hiç şüphesiz ki O, Semî'dir, Basîr'dir.Elbette ki göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyüktür. Ne var ki insanların çoğu bilmezler." (âyet: 56-57) âyetlerinin Medine'de nazil olduğu rivayet edilmiştir.[1]

 

4. Küfredenlerden başkası Allah'ın âyetleri üzerinde mücadeleye girişmez. Öyleyse onların ülkelerde (serbestçe nimet içinde) dönüp dolaşmaları seni al­datmasın.

İbn Ebî Hatim'in Süddî'den, onun da Ebu Mâlik'ten rivayetle tahricine gö­re bu âyet-i kerime el-Hâris ibn Kays es-Sehmî hakkında nazil olmuştur.[2]

 

56. Kendilerine gelmiş kesin bir delil olmaksızın Allah 'in âyetleri üzerinde tartışanların göğüslerinde şüphesiz ki ulaşamıyacakları bir büyüklenme vardır. Öyleyse sen, Allah 'a sığın. Hiç şüphesiz ki O 'dur O Semî’, Basîr.

57. Elbette ki göklerin ve yerin yaratılması insanların yaratılmasından da­ha büyüktür. Ne var ki insanların çoğu bilmezler.

Ka'b ve Ebu'l-Aliye şöyle diyor: Bu âyet-i kerime yahudiler hakkında na­zil oldu. Ebu'l-Aliye der ki: Bu âyet-i kerime onlar hakkında nazil oldu. Çünkü onlar Deccâl'in kendilerinden çıkacağını ve onun sayesinde bütün yeryüzüne hakim olacaklarını iddia etmişlerdi. İşte onların bu iddiaları üzerine Allah Tealâ Rasûlü'ne bu âyet-i kerimeleri indirerek Deccâl'in fitnesinden Allah'a sığınma­sını emretti.[3]

Bu rivayet âyet-i kerimenin medenî olduğuna delâlette açıktır .[4]

 

66. De ki: "Rabbımdan bana apaçık deliller gelince sizin Allah'tan başka tapınmakta olduıklarınıza kulluk etmekten kat 'iyyetle nehyolundum ve âlemlerin Rabbına teslim olmakla emrolundum. "

Cüveybir'in İbn Abbâs'tan rivayetine göre el-Velîd ibnu'l-Muğîra ve Şeybe ibn Rabîa: "Ey Muhammed, Söylediğinden vazgeç, ondan dön. Sana ba­balarının ve atalarının dini gerektir." dediler de Allah Tealâ bu âyet-i kerimeyi indirdi.[5]


 

[1] Kurtubî, age. XV, 188; Alûsî, age. XXIV,39.

Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/768.

[2] Suyûtî, Lübâbu'n-Nukûl, 11,100.

Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/768.

[3] İbn Kesîr, age. VII.141.

[4] Alûsî, age. XXIV,78.

Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/769.

[5] Suyûtî, Lübâbu'n-Nukûl, 11,101-102.

Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/769.