Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Tefsir Kulliyati - 4. Sayfa - 080Abese

80- ABESE SÛRESİ

 

Sûrenin tamamı Mekke'de nazil olmuştur. İbnu'l-Cevzîbu görüş üzerinde icma olduğunu da kaydeder.[1] Nüzul sırası itibariyle Necm Sûresinden sonra nazil olmuştur.[2]

Tirmizî'nin Saîd ibn Yahya kanalıyla Hz. Aişe'den rivayetinde o şöyle an­latıyor: "Yüzünü asıp çevirdi" (Sûresi) A'mâ olan İbn Ümmi Mektûm hakkında nazil olmuştur. Rasûlullah (sa)'a gelip "Ey Allah'ın elçisi beni irşad et." deme­ye başlamış. Rasûlullah (sa)'ın yanında da müşriklerin büyükleri (ileri gelenle­rimden birisi varmış. Rasûl-i Ekrem îbn Ümmi Mektûm'dan yüz çevirip diğeri­ne yönelmiş İbn Ümmi Mektûm: "Söylediğimde bir sakınca mı var?" diye sor­muş da Hz. Peygamber (sa): "Hayır." buyurmuş ve işte bunun hakkında nazil olmuş.[3]

Avfî kanalıyla İbn Abbâs'tan rivayette o şöyle demiştir: Rasûlullah (sa), Utbe ibn Rabîa, Ebu Cehl ibn Hişâm ve Abbâs ibn Abdülmuttalib'le konuşur­ken -onlara fazla ilgi gösteriyor ve iman etmelerini hırsla istiyordu- o esnada Abdullah ibn Ümmü Mektûm adındaki kör bir adam gelip onlarla birlikte yürü­dü. Hz. Peygamber (sa), onlarla alçak sesle (veya onlarla özel olarak) konuşu­yordu. Abdullah ise Hz. Peygamber (sa)'in yanında, O'ndan Kur'ân'dan bir şeyler okumasını istiyor ve: "Ey Allah'ın elçisi, Allah'ın sana öğrettiğinden sen de bana öğret." diyordu. Rasûlullah (sa) ondan uzaklaşıp yüzünü astı, geri dön­dü ve onun sözünden hoşlanmadı, öbürlerine yöneldi. Konuşmasını bitirip de ailesine doğru gitmek üzere ayrıldığında Allah Tealâ O'nun görme gücünü kal­dırdı ve başını önüne eğdirdi, sonra da "Yüzünü asıp çevirdi, kendisine a'mâ geldi diye. Ne bilirsin belki de o temizlenecekti. Yahut öğüt alacaktı da bu ken­disine fayda verecekti..." âyetlerini indirdi. Onun hakkında bu âyetler inince Hz. Peygamber (sa) kendisine ikramda bulundu, onunla konuştu, "İhtiyacın var mı? Bir şey istiyor musun?" dedi. Onun yanından ayrılırken de tekrar: "Bir ihtiyacın var mı?" diye sordu. Bu, Allah Tealâ'nın: "Ama kendini müstağni gören, işte sen onu karşına alıyorsun. Halbuki onun temizlenmesinden sana ne..." âyetleri­nin indirilmesi üzerineydi.[4]

İbn Kesîr de bu rivayeti İbn Cerîr'den rivayetle verdikten sonra ğarib ve münker olduğunu ve isnadı hakkında konuşulduğunu (isnadının zayıf olduğunu) da İlâve eder.[5]

Başka bir rivayette Hz. Peygamber (sa)'in o sırada konuştuğu Kureyş bü­yüklerinden Abbâs ibn Abdülmuttalib'in yerine Ümeyye ibn Halef ve Übeyy ibn Halefin isimleri verilmiştir.[6]

Mukatil'in de içlerinde bulunduğu bir cemaat Abdullah ibn Ümmi Mektûm'un Hz. Peygamber (sa)'e iman etmek üzere geldiği, Hz. Peygamber (sa)'in ise onunla meşgul olmak yerine ondan yüz çevirerek konuşmakta olduğu

Kureyş müşrikleriyle meşgul olmayı tercih ettiği ve bu âyet-i kerimelerin bunun üzerine nazil olduğu görüşündedirler.[7]

Katâde'den gelen rivayette İbn Ümmü Mektûm'un adı Abdullah ibn Zaide ibn Ümmi Mektûm olarak verilirken konuştuğu müşriğin de Kureyş'in ileri ge­lenlerinden Ümeyye ibn Halef olduğu belirtilmiştir.[8] Bu İbn Ümmi Mektûm'un isminin Amr ibn Kays ibn Zaide veya Abdullah ibn Amr olduğu da söylenmiştir[9] ve Hz. Hadice'nin dayısının oğludur.[10]

 

5. Amma kendisim müstağni gören;

6..İşte sen onu karşına alıyorsun.

Süfyan'dan rivayete göre bu âyet-i kerimeler Hz. Abbâs (ibn Abdülmuttalib hakkında nazil olmuştur.[11]

 

17. Canı çıksın o insanın ki ne de nankördür o!

Dahhâk'in İbn Abbâs'tan rivayetine göre Utbe ibn Ebî Leheb hakkında na­zil olmuştur. Babasına kızarak iman etmişken Necm Sûresi nazil olunca irtidad etmiş ve: "Bütün Kur'ân'a iman ettim, ama Necm hariç." demiş ve Allah Tealâ da onun hakkında bu âyet-i kerimeyi indirmiş.[12] Bu Utbe'nin, Hz. Peygamber (sa)'in bedduası üzerine bir kervanla yolda iken bir arslan tara­fından parçalanarak öldüğü rivayet olunur.[13]

 

37. O gün herkesin kendine yeter bir işi vardır.

Ebu Saîd ibn Ebî Amr kanalıyla Enes ibn Mâlik'ten rivayete göre Hz. Aişe, Hz. Peygamber (sa)'e: "Bizler çıplak olarak mı hasredileceğiz?" diye sormuş. Hz. Peygamber (sa): "Evet." buyuranca da "Vay ut yerimizden'" demiş işte bu­nun üzerine Allah Tealâ "O gün herkesin kendine yetecek bir işi vardır." âyet-i kerimesini indirmiş.[14]


 

[1] lbnu'i-cevzî, age. k,26.

[2] Kurtubi, age. xix,i38.

[3] Tirmizî, Tefsîru'I-Kur'ân, Abese, 80/1, hadis no: 3331.

[4] Taberî, age. xxx,33.

[5] İbn Kesîr, age. VII1343.

[6] lbnu'i-cevzî, age. ix,26.

[7] İbnu’l-Cevzî, age. ix,27.

[8] Taben, age. xxx,33.

[9] ibnui-Cevzî,age.ix,27.

[10] Alûsî, age. XXX,39.

Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/934-935.

[11] Taberî, age. xxx,34.

Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/935.

[12] Kurtubî, age. xix,i42.

[13] Alûsî. age. xxx,43.

Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/935.

[14] Vahidî, age. s. 324.

Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/935.