İnşikak Süresi - Kuran - 084Insikak - 19. Sayfa
İNŞİKAK SÜRESİ
Mekkîdir, 25 ayettir. Kıyamet gününün mukaddimelerini ve her insanın nihayeti ile kıyamet gününde olacak şeylerin anlatımını içermektedir. Sonra da şafak'a, Ay'a yemin ederek insanların ahirette de dünya hayatı gibi eski durumlarına döneceklerini bildirmekte, bunun ardı sırada kafirleri, iman etmeyip hakkı yalanlamaları sebebiyle protesto etmektedir.
Rahman ve Rahim olan Allah adıyla.
1-2- Gök yarılıp Rabbine boyun eğdiği zaman ki gök boyun eğecektir—.
3-5- Yer düzeltilip, içinde olanları dışarı atarak boşaldığı zaman ve yer Rabbine boyun eğdiği zaman —ki yer boyun eğecektir— (herkes yaptığının karşılığım görecektir).
6- Ey insanoğlu! Sen Rabbine kavuşuncaya kadar çalışıp çabalarsın, sonunda O'na kavuşacaksın,
7-9- Amel defteri kendisine sağından verilen kimse, kolay geçireceği bir hesaba çekilir ve arkadaşlarının yanma sevinçle döner.
10-12- Ama amel deften kendisine arkasından verilen kimse: "Mahvoldum" diye bağırır ve çılgın alevli cehenneme girer.
13- Çünkü o, dünyada adamlarının yanında iken zevk İçindeydi.
14- Zira; o, bir daha dkilip dönmeyeceğini sanmıştı.
15- Bilin ki, Rabbi onu şüphesiz görmekteydi.
16- Akşamın alaca karanlığına and olsun;
17- Geceye ve gecenin içinde olan şeylere and olsun;
18- Dolunay halinde ay'a and olsun kî:
19- Ey insanlar! Şüphesiz siz 6ir durumdan diğerine uğratılacaksınız.
20- Onlar ne oluyor da inanmıyorlar?
21- Onlara Kur'an okunduğu zaman neden secde etmiyorlar?
22- Aksine, inkarcılar yalanlıyorlar.
23- Oysa, Allah, onların sakladıklarını çok iyi bilir.
24- Ey Muhammedi Onlara can yakıcı azabı müjde et.
25- Yalnız, inanıp yararlı işler işleyenlere, onlara, kesintisiz ecir vardır.[1]
Bazı Kelimeler:
Rabbinin emrini işitti ve itaat etti. İtaat etmesi kendişine hak ve vacip oldu. İçinde birşey kalmadı ve boşaldı. Genişledi. Dünyayı elde etmek için çok çaba sarfedip gayret gösteren.
Döner. Koyalca.Ölüm ve helak. Müslüman kardeşleri.Cehennem sıcaklığı.
İçine girer, Şımarıklık ve sevinç içinde.Dünyada.Evet. Olumsuz soruya verilen cevap edatıdır.Allah'a döner. Gruptan sonra ufukta kalan güneş kızıllığı. Bazıları bu kelimenin gündüz manasına geldiğini de söylemişlerdir. Toplandı ve tamam oldu.Topladı.Onu şirk ve masiyete karşı kalplerinde muhafaza ederler. Kesintisiz.[2]
Açıklama:
Cenab-ı Allah bu alemin bitmesini ve kıyamet saatinin gelmesini istediği zaman her ne şekilde olursa olsun bu dünyanın nizamı bozulur. İşte tam bu esnada göğün varıldığını, atmosferi bir bulut kapladığını görürsün. "O gün ki gök beyaz bulutlarla parçalamr!'[3] O zaman göğün, Rabbinin emrine icabet edip teslim olduğunu görürsün. Nasıl öyle olmasın ki. Çünkü gök, Rabbinin kabzası ve saltanatı altındadır. O Allah'tır ki göklerle yeri, yerlerinden gitmesinler diye tutmaktadır. Kıyamet saati geldiğinde güneş dürülür, yıldızlar etrafa saçılıp savrulur; yer de, yerinde duramaz hale gelir. Dağları birbirine çarpılır, ovalan genişler, kütlesi uzar. İçinde bulunan hazineleri, cesetleri, çürümüş kemiklerle gömüleri ortaya çıkarıp atar. İçi bomboş hale gelir. "Kendisine yaraştığı üzere Rabbine kulak verip boyun eğdiği zaman!" Evet gök yaratıldığı, yer uzatılıp dümdüz hale geldiği, yerin içindeki şeylerin ortaya çıkarılıp atıldığı ve yerin içi bomboş hale geldiği zaman ne olacaktır? O zaman Kur'an-ı Kerim'in muhtelif ayetlerinde anlatıldığı gibi Cenab-ı Allah'ın dilediği şeyler olacaktır. Evet o zaman ne olacaktır? Bunun cevabının mahzuf olduğunu söylemişlerdir ki buna da ile başlayan ayet-i kerime delalet etmektedir. Şu halde ayet-i kerimenin mânası şöyle olacaktır: Gök varıldığı ve yer uzatılıp dümdüz hale getirildiği zaman ölüler diriltilecek ve insanlar Rablerinin huzuruna çıkacaklar, hesaplarını tam olarak ödeyeceklerdir!
Geçimini temin edip kazanç sağlamak gayesi ile çalışıp çabalayan ey insan! Sen dünyalık elde etmek İçin çaba sarfederken zamanın hareketini ağır buluyordun. Zamanın çarklarının ağır döndüğünü söylüyordun. Maksadını elde etmek için çok defalar günün, ayın, senenin nihayete ermesini temenni ederdin. Ey insan sen ne kadar da cahilmişsin! Bilmez miydin ki bütün bu zamanlar senin ömrünü tüketmektedir ve sen- Rabbine doğru yol almak üzere çalışıp çabalıyordun. Ölümüne ve nihayetine kavuşmak üzere sa'yü gayret sarfedi yordun.
Gecelerin gidişi insanın hoşuna giderdi.
Onların gidişi aslında kendisinin gidişi idi.
Ey insan! Rabbine giden yolda çalışıp çabalamakta ve O'na doğru gitmektesin. Amelinin karşılığını orada gün ışığından daha açık bir şekilde göreceksin. Şu halde dünyada bu esas üzere çalış. Ey insan, kıyamet gününde Rabbinin huzuruna çıkacaksın. İnsanların saltanat sahibi ve cab-bar olan hükümdarın huzuruna arz olunduklarında ameünin karşılığını göreceksin, "O gün (hesap için padişahlar padişahı Allah'a) arz olunursunuz. Sizden hiçbir sır (Allah'a) gizli kalmaz."[4] İşte o zaman gerçek ortaya çıkacak ve herkes kendi ameli ile karşılaşacaktır. Kitabı sağından verilen kimselere gelince onlar Allah'a yaklaştırılmış olan saiih amel sahibi kimselerdir. Onlar kolay bir hesapla işin İçinden kurtulacak ve mü'min kardeşlerine sevinç içinde döneceklerdir. Çünkü onlar mükafatlarına nail olmuşlardır, "Sabrettiklerinden dolayı onları Cennet ve ipekle mükafatlandırmıştır! "[5] Kitabı solundan veya arkadan verilen kimselere gelince onlar kâfirlerle facirierdir. Onlar zorlu bir hesaba tabi tutulacaklardır. Karşılaştıkları şiddetli manzaradan Ötürü vay bizim halimize, keşke helak olsaydık, diyecek ve çılgın alevli ateşin içine atılarak Cehennemin kavurucu sıcağına maruz kalacaklardır.
Kitabın sağ'dan veya sol'dan veyahut arkadan verilmesi bir temsildir. Onların amellerine muttali olan kimsenin sevinç ve ferah duymasının yahut üzüntü ve keder hissetemesinin bîr tasviridir. Araplar sağ tarafı hayır, sol tarafı da şer için istiare olarak kullanırlar.
Bunların azaplandırılmalarmın sebebi nedir? Bunlar dünyada kendi aile efradı ve aşiretleri içinde sevinçli, ferahlı ve şımarık kimseler idiler. Orada konfor içinde olup şehvetperest olmuşlar ve çeşitli lezzetlerden yararlanmışlardı. Onları bugünki azaba iten sebep, hesap için Rablerinin huzunura dönmeyeceklerine dair besledikleri bir zan idi. Hayır bilakis onlar Rablerinin huzuruna dönecek ve Rableri tarafından tam Mr sorgulamaya tabı tutulacaklardır. Şüphesiz Rabbi onu görmektedir. Onun yaptıklarını bilmekte ve hareketlerinden haber almaktadır. Onun, yaratmış olduğu varlık hakkında tam bir bilgiye sahip olmasının bîr gereği olarak yarattığını başıboş bırakmayacaktır. Bilakis-iyilik yapana iyiliğinin karşılığını, kötülük yapana da kötülüğünün karşılığım verecektir. Onun yaratıkları hakkında eksiksiz bilgiye sa-hİp olmasının ve tam adaleti tatbik etmesinin gereği olarak yaratıklarını hesapsız, sevapsız ve cezasız bırakmayacaktır. Çünkü onları başıboş bırakması İki şeyden kaynaklanır: O'nun, yaratıklarının durumunu bilmemesi, Allah için böyle birşeyi düşünmek mümkün değildir. Çünkü O insanları ve bütün mevcudatı yaratmıştır. Veyahut da hükmünde adil olmaz, o sebeple kullarını başıboş bırakır ki bu da O'nun hakkında imkânsız olan birşeydir. Sonuç olarak öyleyse şu gerçeğe varmaktayız: Evet bütün insanlar hesaba çekilmek üzere Rablerinin huzuruna döneceklerdir. Çünkü O, yaratıklarının durumunu görmektedir.
Şafaka ve onun kızıllığına, geceye ve onun karanlığına, gündüzleyin etrafta savruk vaziyette bulunupta geceleyin gecenin karanlık kanatlan altında toplanan varlıklara, yavrularının üzerine kanatlarını geren analara, hayvanları, duvarları arasında toplayan ağıllara, semada bir araya gelen yıldızlara yemin olsun ki... Özetle gündüzde hareket ve intikal, gecede de dinlenme ve sükûn vardır. Ayrıca Cenab-ı Allah Ay'a da yemin ederek şöyle demiştir: Dolunay şeklini alıp toparlanak tekâmül eden ve Bedir halinde kâmil nuru ile kâinatı aydınlatan Ay'a yemin olsun ki, ey insanlar siz mutlaka tabakadan tabakaya geçeceksiniz. Yani halden hale, nesilden nesile geçecek ve değişikliklere uğrayacaksınız.
Bazı alimler ayet-i kerimenin şu manaya geldiğini söylemişlerdir: Ben ölüm sonrası dirilişin isbatı hususunda bu saydığım şeylere yemii) ederim. Çünkü ölüm sonrası diriliş işi çok önemli ve muazzam bir iştir. Bu sayılan şeylerin eza ve zararından korkulmaz. Bu saydığım şeylere yemin ediyorumki ölüm sonrası diriliş, haddi zatında çok büyük bir iştir.
Cenab-ı Allah mezkur eşya üzerine yemin ettiki insanların nazarlarım Ölüm sonrası diriliş konusuna çeksin. Ölüm sonrası diriliş işi de ilahî kudretin eserlerinden biridir. Kaldıki ölüm sonrası dirilişin niteliklerinde, Allah'tan başka tapılacak tanrıların bulunmayacağına delalet eden unsurlar vardır: Cenab-ı Allah, insanların tabakadan tabakaya ineceklerine ve halden hale geçeceklerine dair yemin etmiştir. Ey insanlar! Bu hallerden sonra en sonunda Rabbinizin bir ve tek olan Allah'ınızın huzurunda istikrar bulacak ve her biriniz amelinizin karşılığım göreceksiniz.
Ey insan! Yüksek sema tabakalarında bulunan gök cisimlerini ve semavî felekleri değiştirerek halden hale geçirmeye muktedir olan zatın, ölümlerinden sonra insanları yeniden diriltmeye muktedir olacağını kabul etmiyor mu-, sun? O inkarcılara ne olmuş ki buna İnanmıyorlar ve Allah ile ahiret gününü inkâr ediyorlar? Halbuki bütün şahitler ve diller bu gerçeğin mutlak olduğuna tanıklık etmektedirler. Onlara ne olmuş ki Kur'an kendilerine okunduğu zaman şükür için Allah'a secde etmiyorlar. O'nun i'cazı önünde secdeye kapanmıyorlar?! Hayır o kâfirler hiçbir hüccet ve burhana dayanmaksızın Kur-an'ı yalanlıyorlar. Onların kalplerinde sakladıkları küfürü, hasedi ve kini Allah pek iyi bilmektedir. Şu halde e,y Muhammedi Onları elem verici bir azap ile müjdele. îman edip salih amel işleyen kimseler içinse kesintisiz bir mükâfat vardır. Hakikati en iyi bilen elbettekİ yüce Allah'tır.[6]
[1] Prof. Dr. Muhammed Mahmud Hicazi, Furkan Tefsiri, İlim Yayınları: 6/481-482.
[2] Prof. Dr. Muhammed Mahmud Hicazi, Furkan Tefsiri, İlim Yayınları: 6/482-483.
[3] Furkan sûresi: 25.
[4] Hakka sûresi: 18.
[5] insan sûresi: 12.
[6] Prof. Dr. Muhammed Mahmud Hicazi, Furkan Tefsiri, İlim Yayınları: 6/483-486.
İslami Okul Okulların En Önemlisi