Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Târik Sûresi Mekke-İ Mükerremede İnmiştir - Kuran - 086Tarik - 10. Sayfa

TÂRİK SÛRESİ

Mekke-i Mükerremede inmiştir. On yedi âyettir. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

"Andolsun o göğe ve Târik'a. Tarık'ın ne olduğunu sana hangi şey bildirdi? (O), delen yıldızdır."

İbn-i Abbas (r.a)'a göre, Gece gelen, gündüz kaybolan nesneye "Târik" denir. Ona "ziyadesiyle karanlığı delen" denmesinin bir sebebi de, ondan ateş parçası alınır, şeytanlara atılmasından dolayıdır. Bu görüş, Hasan Basrî (r.a)'nindir.

Allah göğe, yıldızlara, Tarık'a yemin etti. Şimdi de onların cevâbı olarak şöyle buyurmuştur:

"Hiçbir nefis hâriç değildir, yoktur ki; onun üzerinde bir gözeten olmasın."

Allah'ın meleklerinden insanın söz ve işlerini zapdedip yazan ve onları saklayanlar vardır. "Gözeten" diye tekil zikredilmesine bakılırsa bu Alla-hü Teâlâ'dır.

Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

406    Tank Sûresi (Cü2: 26 Âyet: 8-12)

"Şimdi İnsan hangi şeyden yaratıldı? Baksın. O, atılıp dökülen bir sudan yaratılmıştır. Ki (erkeğin) arka kemiği İle (kadının) göğüs kemikleri arasından çıkıyor o."

Allahü Teâlâ kıyameti inkâr edenlere yaratılışlarını ibretle incelemelerini murat etmiştir. Böylece akıbetlerini düşünmeleri hedeflenmiştir. Atalarının (babalarının) belinden çıkan bir damla atık su"dan yaratıldığını, şe-killendirildiğini insan ne çabuk unutuyor? '

Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

"Şüphe yok ki (Allah) onu döndürmeye elbette kadirdir."

Yüce Allah Mnutfe-spermalldan insanı ana rahminde yaratmağa kadir olunca elbette herkesi kıyamet gününde tekrar diriltmeye gücü yeter...

Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

"O günde ki (bütün) sırlar yoklanıp meydana çıkarılacaktır. Artık onun İçin ne bir kudret, ne de bir yardımcı yoktur."

Allahü Teâlâ o güçtür ki, kıyamet gününde nice sofi sûretindekileri "haramiler" sıfatında, nice fâsık sûretindekileri de "evliya" sıfatında diriltir. Hiçbir kimsenin gücü kendini azaptan kurtarmaya yetmez. Bir yardımcı da-Allah dilemedikçe- bulamaz ki müstehâk olduğu azabını ondan engellesin.

Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

"Andolsıın o dönüş sahibi olan göğe. O yanlan yere ki"

Göğün dönüş sahibi oluşu buharlaşan denizlerin, ırmakların tekrar "yağmur" olarak yere düşmesidir. Bunun sistematik olarak devam etmesidir. Veya her defa başlangıç noktasına ulaşan ve dönen göktür. O yağmur sebebiyle yerden otlar, ağaçlar, meyveler yetiren yere de Allahü Teâlâ yemin ediyor. Bütün bunlar dönüşümlü oluyor. İnsanoğlunun da yararınadır.

(Cüz: 26 Âyet; 13-18) Târik Sûresi      407

Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

"Hakîkaten o (Kur'an) hak İle (bâtılı ayırdeden) kesin bir kelâmdır. O, bir şaka değildir."

Müslümanın Kur'an ahlâkına bürünmesi kendisinin onu (Kur'an'ı) "başucu kitabı" yapması ve "hakem tutması" iledir.

Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

"Hakîkat, onlar alabildiklerine hileler düzerler. Ben de onların hilelerini (ceza ile) karşılarım."

O Mekke kâfirleri Rasûlümüze ve beraberindeki Müslümanlara tuzaklar kurarlar. Ona zahmet veriler. Biz de buna karşılık onlara cehennem azabını ha zırla mı sızdır. Onlar bu tuzağımızı bilemezler. Şirke ve mâsiyete
devam edip dururlar. Ayrıca dünyâ'da İslâm'a karşı silâh çeken mütecaviz müşrikler için "bulundukları yerde öldürülme" (         )

fermanımız da bir dünyevî tuzağımızdır. İki dünyâda da hetâklannı murâd eyledik.

Yüce Allah şöyle buyurmuştur:

"(HabîbLrn) sen şimdilik o kâfirlere mühlet ver. Onları biraz ge-ciktiriver."

Onlardan intikam almaya kalkma. Acele etme. Helâklarına duada İsrar etme. Cenâb-ı Hâk ilerde Bedir savaşında onlara cezalarını verecektir.

Übeyy bin Kaab (r.a), Rasûlullah (s.a.v)' in şöyle buyurduğunu bize rivayet etmektedir: "Kim Târik Sûresini okursa, Allahü Teâlâ ona dünyâ semâsının yıldızlan sayısınca on kat sevap verir."