Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Kâria Suresi - Kuran - 101Karia - 19. Sayfa

KÂRİA  SURESİ 2

Bazı Kelimeler: 2

Açıklama: 2


KÂRİA  SURESİ

 

Mekkîdİr. II ayettir. Bu,Sure-i Cclîlcdc kıyamet gününün bazı manzara­ları tasvir edilmektedir.

Rahman ve Rahim olan Allah adıyla.

1- Gürültü koparacak olan

2- Nedir o gürültü koparacak olan?

3- O gürültü koparacak olanın ne olduğunu sen bilir misin?

4- O gün insanlar, ateş etrafında çırpınıp dökülen pervaneye dönecekler.

5- Dağlar, atılmış renkli yüne benzeyecekler.

6-7- Ama tartıları ağır gelen kimse hoş bir hayat içinde olacaktır.

8- Tartılan hafif gelenler ise,

9- Onların yeri bir çukurdur.

10- O çukurun ne olduğunu sen bilir misin?

11- O, kızgın bir ateştir.[1]

 

Bazı Kelimeler:

 

kelimesi şiddetli darbe demektir. O büyük olaya, yani kıya­met kopmasına bu ad verilmiştir. Çünkü o olay insanların başlarına çarpıp kulaklarını sağırlaştırır. İnsanları şiddetli bir korku ile karşı karşıya getirir.

Kendini ateşe doğru fırlatan küçücük ve ahmak bir hayvan, per­vane. Darmadağın halde. Atılmış ve savrulmuş.

Renkli yün.

Cehennem ateşi.

Varacağı yer.

Alevli ve kızgın.[2]

 

Açıklama:

 

Kıyamet günü, korkulu halleri İle insanların başına çarpar ve şiddetli se­siyle insanların kulaklarını sağırlaştırır. O gün en büyük korku ve ürküntü günüdür. O günde göklerdeki varlıklar, yerdeki varlıklara çarparlar. O gün­de Allah'ın düşmanlarına şiddetli azap, rezillik ve rüsvayhk gelip çatar. İşte o en büyük olaydır. Başa çarpan bir hadisedir. Onun ne olduğunu sen nere­den bileceksin?

Bu, o günün korkunçluğunu ve azametini bildirmek için sorulan bir so­rudur: Başa çarpan şeyin ne olduğunu sen nereden bileceksin?! Evet onun hakikatini ve iç yüzünü sana öğreten ve bildiren kimdir? Onu yaratıcısı olan Allah'tan başka sana bildirebilecek hiçbir varlık yoktur. Ancak Rabbin sana anlatırsa sen onu öğrenebilirsin. O günde insanlar darmadağın olup ateşe doğru fırlayan pervaneler gibi şaşkın ve muzdarip olacaklardır. Kötülüklerinden ve kör yürüyüşü gibi sapıklık içinde bocaladıklarından ötürü şaşkın ve ıstıraplı halde olacaklardır. Daha önce yer kürreyi sabit kazıklar gibi tutan dağlar, atılmış yün parçacıkları gibi olacaktır. Ey Allah'ım Sen ne yücesin! Kıyamet gününde o korkulu manzaralarla karşılaşan kimselerin durumuna gelince, amellerinin güzelliğinden ve ihlaslarının çokluğundan ötürü tartıları ağır ge­len kimseler memnun edici bir hayat içinde olacaklardır. Yaşantılarından gözleri parıl parıl parlayacaktır. Nefisleri mut'main olacaktır. İmrenilecek halde ola­caklardır.

Amellerinin kötülüğünden, batıla tabi olduklarından ve Hak'tan uzaklaştıklarından ötürü tartıları hafif gelen kimselerin varacakları yerse Cehen­nem ateşidir.

Bu parlak bir ifadedir! Kötülerin varacakları yer kızgın alevli bir alestir. Kötü amel sahipleri o ateşin içine yuvarlanacaklardır. Onun ne olduğunu sen nereden bileceksin? Sen onun hakkında hiçbir bilgiye sahip değilsin. O yüz­leri dağlayan, ciltleri kavuran kızgın bir ateştir. Allah bizi onun şerrinden ko­rusun.[3]

 



[1] Prof. Dr. Muhammed Mahmud Hicazi, Furkan Tefsiri, İlim Yayınları: 6/589-590.

[2] Prof. Dr. Muhammed Mahmud Hicazi, Furkan Tefsiri, İlim Yayınları: 6/590.

[3] Prof. Dr. Muhammed Mahmud Hicazi, Furkan Tefsiri, İlim Yayınları: 6/590-591.