Hümeze Sûresi - Kuran - 104Humeze - 2. Sayfa
HÜMEZE SÛRESİ
104
İndiği Yer :
Mekke
İniş Sırası :
32
Âyet sayısı :
9
Nüzulü
Mushaf'taki sıralamada yüz dördüncü, iniş sırasına göre otuz ikinci sûredir. Kıyamet sûresinden sonra, Mürselât sûresinden önce Mekke'de inmiştir.[1]
Âdı
Sûre adını birinci âyette geçen ve "arkadan çekiştirme" anlamına gelen "hümeze" kelimesinden almıştır.[2]
Konusu
Sûrede insanları küçümseme, kusur arama gibi davranışlar eleştirilmekte; yanlış bir zenginlik zihniyetinin kişiye ne büyük zararlar getireceği anlatılmaktadır.[3]
Meali
Rahman ve rahim olan Allah'ın adıyla... 1-2. Servet toplamış ve onu sayıp durmuş olan, arkadan çekiştiren, ayıp kusur arayan herkesin vay haline! 3. O, malının kendisini sonsuzca yaşatacağını zanneder. 4. Hayır! Andolsun ki o, Hutame'ye atılacaktır. 5. Nedir o Hutame bilir misin? 6. Allah'ın tutuşturulmuş ateşi! 7-9. Uzatılmış direklere bağlı olarak içine hapsedildikleri, yükselip yürekleri saran ateş![4]
Tefsiri
1-3. "Vay haline" diye çevirdiğimiz "veyl" kelimesi "çetin azap, helak, yok olma, rezil rüsva olma, cehennemde bir vadi, beddua" anlamlarına gelmektedir. Mealde bunların tümüne işaret eden "vay haline" lafzı kullanılmıştır. "Arkadan çekiştiren" diye çevirdiğimiz "hîimeze" kelimesi ise "birini arkasından çekiştirmek, kaş-göz, el-kol işaretleriyle onunla alay etmek, aşağılamak" manalarına gelen "hemz" kökünden türemiş bir sıfat olup "insanları arkadan çekiştirmeyi, şeref ve haysiyetlerini yaralamayı alışkanlık haline getiren, bundan zevk alan kimse" demektir. "Ayıp kusur arayan" diye çevirdiğimiz "lümeze" kelimesi de benzer davranışları arkadan değil, kişinin yüzüne karşı gösteren kimseyi ifade eder. Bu âyetlerin, mal ve servetinin çokluğuyla gururlanıp insanlarla alay ederek onların şahsiyetlerini zedeleyen Ahnes b. Şüreyk isimli putperest Arap hakkında indiği rivayet edilmiştir.[5] Ancak sûrenin iniş sebebinin özel olması hükmünün genel olmasına engel değildir. İslâm dini, insan şahsiyetinin ve onurunun korunmasına son derece önem verdiği için Kur'an bu tür davranışları kınamakta ve böyle davranışlar sergileyenlerin âhirette ateşle cezalandırılacağım haber vermektedir. 2-3. âyetler servetinin çokluğuna gururlanıp insanlarla alay eden kimselerin aynı zamanda helâl haram demeden mal toplayan, onu saklayan, fakirlik korkusuyla cimrilik ederek onu hayır yolunda harcamaktan kaçman, fakirin hakkını vermeyen ve servetinin kendisini ebedîleştireceğini sanan kimseler olduklarını da ifade etmektedir.[6]
4-9. "Hutame", "kıran, parçalayan" anlamında bir sıfat olup içine atılan her şeyi yakarak kırıp geçiren cehennemi veya onun özel bir bölümünü ifade eder. "Hayır" anlamına gelen 4. âyetin başındaki "kellâ" kelimesi, asıl gerçeğin yukarıda nitelikleri anlatılan o bedbaht inkarcının düşündüğü gibi olmadığını gösteren bir uyan amacı taşır. Nitekim devamında onun mutlaka cehenneme atılacağı bildirilmektedir. 5. âyetteki soruyla cehennemin son derece korkunç bir yer olduğuna vurgu yapılmıştır.
Burada dünyadayken gönül incitip yürek yakan suçluların, günahkârların -zindandaki mahpuslar, esirler gibi- uzun direklere, sütunlara bağlandıkları, ateşten kaçıp kurtulmanın mümkün olmadığı bir cehennem tasviri yapılmaktadır. Öyle ki, her şeyi yakıp kavuran ateş, ta yüreklere kadar bütün vücudu sarıp kuşatıyor! Çünkü o günahkâr da dünyada zayıf, çaresiz masumların yüreklerini yakmıştı. Her kötülük önce kalptedir, oradan başlar ve inkâr, hakaret, küfür, alay, aşağılama, çekiştirme, saldın vb. eylemler olarak dışa taşar. Onun için âyette azabın da kalpleri saracağı belirtilmiştir.[7]
[1] Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Prof. Dr. İbrahim Kafi Dönmez, Prof. Dr. Sabrettin Gümüş, Kur’an Yolu:V/645.
[2] Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Prof. Dr. İbrahim Kafi Dönmez, Prof. Dr. Sabrettin Gümüş, Kur’an Yolu:V/645.
[3] Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Prof. Dr. İbrahim Kafi Dönmez, Prof. Dr. Sabrettin Gümüş, Kur’an Yolu:V/645.
[4] Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Prof. Dr. İbrahim Kafi Dönmez, Prof. Dr. Sabrettin Gümüş, Kur’an Yolu:V/645.
[5] bk. Kurtubî, XX, 183
[6] Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Prof. Dr. İbrahim Kafi Dönmez, Prof. Dr. Sabrettin Gümüş, Kur’an Yolu:V/645-646.
[7] Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Prof. Dr. İbrahim Kafi Dönmez, Prof. Dr. Sabrettin Gümüş, Kur’an Yolu:V/646.
İslami Okul Okulların En Önemlisi