Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Humeze Suresi - Kuran - 104Humeze - 19. Sayfa

HUMEZE SURESİ 2

Bazı Kelimeler: 2

Açıklama: 2


HUMEZE SURESİ

 

Mekkîdir. 9 ayettir. Bu sure-i celîlede Ccnab-i Allah başkalarım kötüle-yen, başkalarına dil uzatan, koğuculuk yapan kimseyi kınamakta ve onu,her taraftan kuşutacak olan şiddetli bir Cehennem ateşi ile tehdit etmektedir. .

Rahman ve Rahim olan Allah adıyla.

1-2- Mal toplayarak onu tekrar tekrar sayan, diliyle çekiştirip alay eden kimsenin vay haline!

3- Malının kendisini Ölümsüz kılacağını sanır.

4- Hayır; o, and olsun ki, Hutamc'ye atılacaktır.

5- Hutame'nin ne olduğunu sen bilir misin?

6-7- O, yüreklere çökecek olan, Allah'ın tutuşturulmuş ateşidir.

8-9- Onlar, uzun sütunlar arasında, her yönden o ateşle kapatılmışlar­dır.[1]

 

Bazı Kelimeler:

 

Çok ayıplayan, dil uzatan, koğuculuk yapan, insanlar ara­sında laf götürüp getiren.Helak ve azap.Lezzetlenerek onu defalarca saydı. Onu İçinde ebedî bıraktı.Elbette atılacaklardır.Hayır, asla. Şiddetli ateş.

Bu ateş, kemik­leri paraladığı, etleri yediği için bu adı almıştır. Şiddetli bir şekilde tutuşturulmuş.

Gönüllere ulaşan, kalplere tesir eden.Üzerlerine kilitlenmiş ve her taraflarını kaplamış.

Uzun direkler. [2]

 

Açıklama:

 

İnsanlara dilleri ile, kaş ve gözleriyle işaretler yapıp eziyet eden ve mal­larıyla mağrur olan kimseler İçin, mahiyetini bilemeyeceğimiz çok şiddetli bir azap ve helak vardır. Bunlar insanların şahsiyyetlerİne, ırzlarına dil uzatır. Yaptıkları işleri küçümser, kendi amellerinden memnun olarak başkalarının yaptıkları işi kötülerler. Kendilerini beğendikleri İçin başkalarını horlarlar. Mallarına aldandıkları için başkalarını küçümserler. Mallarını defalarca say­maktan zevk duyarlar, mağrurlukları nedeniyle başkalarına horlayıcı nazar­larla bakar, onlara dil uzatır, kaş ve göz işareti yaparak onları ayıplarlar. Ken­dilerinin bu dünyada ebedî kalacaklarım, hiç ölmeyeceklerini sanırlar.

Rivayete göre Ahnes bin Şureyk veya Velid bin Mugîre veya Ümeyye bin Halef Peygamber (S.A.V.) efendimize karşı böyle tavırlar takınırlarmış.

Malları üe mağrur olup başkalarını ayıplayan ve aleyhlerinde konuşan bu ve buna benzer kimseler için Cenab-ı Allah ne gibi azaplar hazırladığını anlatarak şöyle buyurmuştur: Bunlar istedikleri kadar fasid zanna ve yalancı bir düşünceye kapılsınlar, ama Cenab-ı Allah bu gibi kimseleri mutlak suret­te hutameye atacaktır. Hutame ki kemikleri parçalayan, etleri yiyen ve insan­ların kalplerine sardıran şiddetli bir ateştir. Hütamenin ne olduğunu sen ne­reden bileceksin?

Bu soru ile Cehennem ateşinin şiddetini tasvir etmek kastedilmiştir. Şa­nını yücelterek akılların idrak edemeyeceği, vehimlerin kapsayamayacağı de­recede müthiş şiddette bir ateş olduğunu bildirmek için Cenab-ı Allah bu so­ruyu Peygamber (S.A.V.) efendimize yöneltmiştir. Hütamenin mahiyetini an­cak yaratıcısı bilir. Bunu anca!k sana yaratıcısı tarif edebilir.

İşte bu nedenle Cenab-ı Allah Hutame'yi tarif ederek şöyle buyurmuş­tur: O, insanların yaktıkları bir ateş değildir. O Allah'ın tutuşturulmuş ve kalp-lere.te'sir edip kalpleri kahreden ve üzerlerine galip gelip yükselen bir ateştir. Çünkü o insanların içine girer. Nüfuz eder. Veya kalplerin sırlarını bilir. İta­atkârlarla isyankârları birbirinden ayırd eder. O gün o ateş, isyankârları her taraftan kuşatıp adeta üzerlerine kilitlenecektir. Onlar o ateşin içinden asla çıkamayacaklardır. Uzun direklerle bağlanmış kapıları asla açılmayacaktır.[3]

 



[1] Prof. Dr. Muhammed Mahmud Hicazi, Furkan Tefsiri, İlim Yayınları: 6/603.

[2] Prof. Dr. Muhammed Mahmud Hicazi, Furkan Tefsiri, İlim Yayınları: 6/604.

[3] Prof. Dr. Muhammed Mahmud Hicazi, Furkan Tefsiri, İlim Yayınları: 6/604.