Kureyş Suresi - Kuran - 106Kureys - 19. Sayfa
KUREYŞ SURESİ
Mekkîdir. 4 ayettir. Bu sure-i celîlede Kureyşe, kendilerine bu nimeti bahşeden Rablerine ibadet etmeleri emredilmiştir.
Rahman ve Rahim olan Allah adıyla.
1-2- Kureyş Kabilesinin yaz ve kış yolculuklarında uzlaşması ve anlaşması sağlanmıştır.
3-4- Öyleyse kendilerini açken doyuran ve korku İçindeyken güven veren bu Kabe'nin Rabbine kulluk etsinler.[1]
Bazı Kelimeler:
îlaf, bir şeye bağlanmak, devam etmek, ona alışmak demektir. Bununla ticarî muahedelerin ve başkalarıyla akdedilen bağlantıların kast edildiğini söyleyenler olmuştur. Rıhlekelimcsi sefere çıkmak için yükleri bağlamak manasına gelir. Bilahare bu kelime, seferin kendisi için bir isim olarak kullanılır olmuştur.Onları kurtarıp güvenliğe kavuşturdu. Kabe.[2]
Giriş:
Hepimiz biliriz ki Mekke ve çevresi ekin ve bitki bitirmeyen kurak bir mıntıkadır. "Rabbimiz, ben çocuklarımdan bazısını, Senin Beyt-i Haram (haram ev)inin yanında, ekinsiz bir vadiye yerleştirdim,"[3] Mekke ve çevresinin böyle bir konumda olması orada yaşayan kimseleri, geçimlerini ve maişetlerini temin etmenin yollarını arama hususunda düşündürmeye başlamış, böylece onlar da ticaret erbabı olmuşlardı. Şimalde ve cenupdaki komşularıyla ticaret etmeye başlamışlar; k;şm Yemen'e, yazın da !?am taraflarına doğru ticaret kervanları çıkarmaya başlamışlardı. Onlar Allah'ın evinin, yani Kabe'nin halkı ve komşuları olduklarından ötürü diğer insanlar onlara saygı göse-rip ikramda bulunur ve güzel muamele İle muamelede bulunurlardı. Bu vesî-le ile onların menfaatleri arttı, ticaretleri genişledi, kazançları çoğaldı. Komşuları ile ticarî antlaşmalar ve muahedeler akdettiler.[4]
Açıklama:
Nadr bin Kinane'nin evladı olan Kureyşliler hiçbir sebepten ötürü Rab-lerîne ibadet etmiyorlarsa dahi sadece şu beytin (Kabe'nin) Rabbi olduğu için Allah'a ibadet etsinler. Çünkü O, kendilerine her kış ve her yaz mevsimlerinde ticaret kervanları çıkarma ve kazanç sağlama işine alıştırdı. Böylece onlar güvenlik İçinde sağa, sola, diledikleri tarafa seferler düzenleyip zengin oldular. Allah kendi lutfu ile onları beytinin komşuları ve Hacıların da hizmetkârları yaptı. "Bu evin (Kabe'nin) Rabbine kulluk etsinler!' Minnet sadece Allah'adır. Lütuf da Mekkelileredir. Çünkü O Allah, beyti Ebrehe'den kurtardı ki Mekkelilerin itibarları ve komşuları ile olan ticaretleri devam etsin. Dolayısıyla kendilerini açhktan ve fakirlikten kurtararak doyuran, korku ve zilletten emin kılan bu beytin Rabbine iman etsinler.
Noksanlıklardan münezzeh yüce Allahtır kî, onların rızıklarmı genişletti. Emniyet yollarını onlara döşedi, insanlar nezdinde onları İtibarlı kıldı. Çünkü onlar Kabe halkıdırlar. Hacıların hizmetkârlarıdırlar. Bu vesile ile onlar güçlendiler. Canlarını ve ticaretlerini güvenlik içinde buldular. Bütün bu hususlarda kendilerine Iütufta bulunan Allah olduğuna göre onlar da sadece O'na kulluk etsinler. Çünkü O, onları şiddetli bir açlıktan kurtarıp doyurdu, korku ve zilletten kurtarıp güvenlik içine koydu.[5]
[1] Prof. Dr. Muhammed Mahmud Hicazi, Furkan Tefsiri, İlim Yayınları: 6/611.
[2] Prof. Dr. Muhammed Mahmud Hicazi, Furkan Tefsiri, İlim Yayınları: 6/611-612.
[3] İbrahim sûresi; 37.
[4] Prof. Dr. Muhammed Mahmud Hicazi, Furkan Tefsiri, İlim Yayınları: 6/612.
[5] Prof. Dr. Muhammed Mahmud Hicazi, Furkan Tefsiri, İlim Yayınları: 6/612.
İslami Okul Okulların En Önemlisi