Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Kâfirün Süresi - Kuran - 109Kafirun - 19. Sayfa

KÂFİRÜN SÜRESİ 2

Nüzul Sebebi: 2

Açıklama: 2


KÂFİRÜN SÜRESİ

 

Mekkîdir. 6 ayettir. Bu sure-i celîiede kafirlerin emelleri kesilmekte, on­ların ibadetleriyle Peygamber (S.A.V.) efendimizin ibadeti arasındaki fark açık­lanmakta ve bu farkın gerçekten büyük olduğu bildirilmektedir.

Rahman ve Rahim olan Allah adıyla.

1- Ey Muhammedi De ki: "Ey inkarcılar!"

2- "Ben sizin taptıklarınıza tapmam."

3- "Benim taptığıma da sizler tapmazsınız."

4- "Ben de sîzin taptığınıza tapacak değilim."

5- "Benim taptığıma sizler tapmıyorsunuz."

6- "Sizin dininiz size, benim dinim banadır."[1]

 

Nüzul Sebebi:

 

Rivayete göre şirkin önderleri, kendisinden ümit kestikleri ve davetinde umduğunu gördükleri, ama körü körüne taklitleri ile yalancı azametleri îa girmelerine engel olduğu için Resuluİlah'ın yanına gelerek ona şöyle i\x öneride bulundular: Gel bir müddet biz senin Tanrına ibadet edelim, sen de bir müddet bizim tanrılarımıza ibadet et. Böylece aramızda sulh ve barış meydana gelir. Aramızdaki düşmanlıklar ortadan kalkar. Eğer sende hayır varsa biz ondan bir pay alırız. Şayet bizde hayır varsa sen de ondan pay alır­sın... İşte sûre onların tekliflerini reddetmek ve ümitlerini kesmek için nazil oldu.[2]

 

Açıklama:

 

Ey Muhammedi Küfürle katmerlenmiş olan şu kâfirlere ve içlerinde ha­yır kalmayan şu inançsızlara, İmanlarından umut kesilen şu inatçılara de ki: Sizin tapmakta olduğunuz tanrılara ben tapmam. Siz onları tek ve kahhar olan Allah'ın yanında şefaatçiler zannederek tanrı diye kabul ediyor ve onla­ra tapıyorsunuz. O tanrıların şekle veya put biçimine girdiğini zannederek on­lara ibadet ediyorsunuz. Oysa ki ben, bir tek ve hiçbir şeye muhtaç olmayan eş ve evlat edinmeyen, benzersiz ve şeriksiz olup hiçbir şahsa, cisme ve bede­ne girmeyen,şefaatçilerden müstağni olup hiçbir mahlukun kendisine yanaşamayacağı, ancak ibadet ile yanaşabileceği Allah'a ibadet ediyorum. Benim ibadet ettiğim Allah ile sizin ibadet ettiğiniz Tanrılarınız arasında geniş bir mesafe ve büyük bir fark vardır. Sizin tapmakta olduklarınıza ben tapmam ve benim tapmakta olduğuma da siz tapacak değilsiniz! Ey küfürde sebat eden kâfirler, ben sizin yaptığınızı yapacak değilim; siz de benim yaptığımı yapa­cak kimseler değilsiniz.

Bu suredeki ikinci ve üçüncü ayetler tapınılan mabutlar arasında ihtilaf bulunduğuna delalet ediyorlar. Peygamber (S.A.V.) efendimiz Allah'a ibadet ediyor; onîarsa putlara ve Allah katında şefaatçi oldukları sanılan Tanrılara tapıyorlardı. Bu surenin dördüncü ve beşinci ayetleri ise yapılan İbadetteki ihtilafa da delalet ediyor. Peygamber (S.A.V.) efendİrniz İhlasla şirkten ve gaf­letten arınmış bir şekilde Allah'a ibadet ediyordu. Müşriklerin yaptığı ibadetse serapa şirk ve Allah'a ortak koşmak idi. Bu iki çeşit ibadet nasıl aynı noktada birleşebilirdi?! Bazı alimlerse tekrarı bertaraf etmek için ayet-i keri­menin şu manaya geldiğini söylemişlerdir: Ben gelecekte de sizin taptıkları­nıza tapmayacağım ve siz de benim tapmakta olduğuma tapıcılar değilsiniz. Geçmişte de ben sizin taptıklarınıza tapmadım. Benim mazîde taptığıma da siz tapıcı değildiniz.

Durum pek kolay anlaşılmaktadır. Sonuç aynıdır.

Sizin dininiz size ve sorumluluğu da sadece size aittir. Benim davetini yapmakta olduğum din ise bana aittir ve bu davetin sorumluluğu ile yükü de sırf benim üzerİmdedir.

Bu iki cümle sabık manayı te'kid etmek içindir.[3]

 



[1] Prof. Dr. Muhammed Mahmud Hicazi, Furkan Tefsiri, İlim Yayınları: 6/621.

[2] Prof. Dr. Muhammed Mahmud Hicazi, Furkan Tefsiri, İlim Yayınları: 6/621-622.

[3] Prof. Dr. Muhammed Mahmud Hicazi, Furkan Tefsiri, İlim Yayınları: 6/622.