Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Nasr Suresi - Kuran - 110Nasr - 19. Sayfa

NASR SURESİ 2

Açıklama: 2


NASR SURESİ

 

Medenîdir. 3 ayettir. Bu sure-i celîlede Peygamber (S.A.V.) efendimiz ile O1nun değerli sahabîlerine, kendilerine yardım geleceğine, dinlerinin muzaf­fer kılınacağına, insanların gönüllerinin bu dine açılacağına dair müjdeler vardır. Sonra onlar Allah'ı teşbih ve tenzih etmekle emrolunmaktadırİar ki başarının yegane sebebi de O'dur.

Rahman ve Rahim olan Allah adıyla.

1-3- Ey Muhammedi Allah'm yardımı ve zafer günü gelip, insanların Allah'ın dinine akın akın girdiklerini görünce, Rabbİniöverek teşbih et; O'ndan bağışlama dile, çünkü O, tevbeleri daima kabul edendir.

Bazı kelimeler:

Allah'm yardım ve desteği. Beldelerin fethi veya sizinle İslâm düşmanları arasındaki davanın sonuçlanıp karara bağlanması. Grup grup. Teşbih kelimesi yüce zatı takdis ve tenzih etmektir, hamd kelimesi ise O'nu layık olduğu bir şekilde övmektir.[1]

 

Açıklama:

 

Peygamber (S.A.V.) efendimiz insanların, özellikle Kureyşlilerin ve Arap­ların îman etmelerini büyük bir hırs ve tutku ile istiyordu. Peygamber (S.A.V.) efendimiz bir beşer olarak gaybı bilmezdi. Bu sebeple davetini yaparken bazı şeylerden Ötürü sıkıntıya düşüp ıstırap çekiyordu. Bu sure-i celîle nazil olup ona müjdeler verdi ve sıkıntı duymasının hata olduğunu bildirdi. Bu gibi şey­lerde uzak durmasının, yani sıkıntı ve ıstıraba düşmemesinin kendisi İçin da­ha uygun olacağını anlattı. Bu da.iyilerin hasenelerinin, Allah'a yakın mu-karreb kimselerin seyyîeleri türündendir. Yani ey Muhammed sana göre İyi olan şey, başkalarına göre küçük günah sayılabilir. O halde bundan ötürü istiğfarda bulunman gerekir.

Allah'ın yardımı ve desteği geldiğinde —ki bu mutlaka olacaktır— İsla­ma ve size kapalı beldeler ve gönüller açıldığında, insanların grup grup Al­lah'ın dinine girdiklerini gördüğünde Senin bu nimetlere şükürle mukabele etmen ve Allah'a lâyıkıyla hamd-ü senada bulunman gerekir. Evet bu mem­nuniyet verici durumlarla karşılaştığın zaman Rabbini teşbih et, takdis et ve O'na yaraşırcasına yüce zatını tenzih et. O'nun münasip sıfatlarını ve güzel isimlerini yâd ederek, güzel fullerini överek teşbih et. Günahların için istiğ­farda bulun. Bağışlanma talep et. Sana lâyık olmayan hatalarından ötürü de af dile. Çünkü sen nebilerin ve mürsellerin sonuncususun. Allah'tan istiğfar­da bulun. O tevbeleri kabul buyuran, çok bağışlayandır. Kullarının kötülük­lerini affedendir. Yaptığımız bütün işlerden haberdar olandır. Sûrenin muha­tabı Hz. Peygamber ve bu kitaba uygun olan herkesdir.

Rivayete göre bu sure Peygamber (S.A.V.) efendimize ölümün yaklaştı­ğını Cenab-ı Allah'ın haber vermesi mesabesindedir. Yani ey Muhammed, sen bu sevindirici durumlarla karşılaştığında artık risaletini eksiksiz olarak edâ etmiş sayılacaksın." Artık Rabbinin yüce katına varmanın zamanı gelmiştir. Bazı sahabiler de ayet-i kerimenin bu manaya geldiğini anlamışlar ve Re-sulullah için ağlamaya başlamışlardı.[2]



[1] Prof. Dr. Muhammed Mahmud Hicazi, Furkan Tefsiri, İlim Yayınları: 6/623.

[2] Prof. Dr. Muhammed Mahmud Hicazi, Furkan Tefsiri, İlim Yayınları: 6/624.