Nasr Suresi - Kuran - 110Nasr - 19. Sayfa
NASR SURESİ
Medenîdir. 3 ayettir. Bu sure-i celîlede Peygamber (S.A.V.) efendimiz ile O1nun değerli sahabîlerine, kendilerine yardım geleceğine, dinlerinin muzaffer kılınacağına, insanların gönüllerinin bu dine açılacağına dair müjdeler vardır. Sonra onlar Allah'ı teşbih ve tenzih etmekle emrolunmaktadırİar ki başarının yegane sebebi de O'dur.
Rahman ve Rahim olan Allah adıyla.
1-3- Ey Muhammedi Allah'm yardımı ve zafer günü gelip, insanların Allah'ın dinine akın akın girdiklerini görünce, Rabbİniöverek teşbih et; O'ndan bağışlama dile, çünkü O, tevbeleri daima kabul edendir.
Bazı kelimeler:
Allah'm yardım ve desteği. Beldelerin fethi veya sizinle İslâm düşmanları arasındaki davanın sonuçlanıp karara bağlanması. Grup grup. Teşbih kelimesi yüce zatı takdis ve tenzih etmektir, hamd kelimesi ise O'nu layık olduğu bir şekilde övmektir.[1]
Açıklama:
Peygamber (S.A.V.) efendimiz insanların, özellikle Kureyşlilerin ve Arapların îman etmelerini büyük bir hırs ve tutku ile istiyordu. Peygamber (S.A.V.) efendimiz bir beşer olarak gaybı bilmezdi. Bu sebeple davetini yaparken bazı şeylerden Ötürü sıkıntıya düşüp ıstırap çekiyordu. Bu sure-i celîle nazil olup ona müjdeler verdi ve sıkıntı duymasının hata olduğunu bildirdi. Bu gibi şeylerde uzak durmasının, yani sıkıntı ve ıstıraba düşmemesinin kendisi İçin daha uygun olacağını anlattı. Bu da.iyilerin hasenelerinin, Allah'a yakın mu-karreb kimselerin seyyîeleri türündendir. Yani ey Muhammed sana göre İyi olan şey, başkalarına göre küçük günah sayılabilir. O halde bundan ötürü istiğfarda bulunman gerekir.
Allah'ın yardımı ve desteği geldiğinde —ki bu mutlaka olacaktır— İslama ve size kapalı beldeler ve gönüller açıldığında, insanların grup grup Allah'ın dinine girdiklerini gördüğünde Senin bu nimetlere şükürle mukabele etmen ve Allah'a lâyıkıyla hamd-ü senada bulunman gerekir. Evet bu memnuniyet verici durumlarla karşılaştığın zaman Rabbini teşbih et, takdis et ve O'na yaraşırcasına yüce zatını tenzih et. O'nun münasip sıfatlarını ve güzel isimlerini yâd ederek, güzel fullerini överek teşbih et. Günahların için istiğfarda bulun. Bağışlanma talep et. Sana lâyık olmayan hatalarından ötürü de af dile. Çünkü sen nebilerin ve mürsellerin sonuncususun. Allah'tan istiğfarda bulun. O tevbeleri kabul buyuran, çok bağışlayandır. Kullarının kötülüklerini affedendir. Yaptığımız bütün işlerden haberdar olandır. Sûrenin muhatabı Hz. Peygamber ve bu kitaba uygun olan herkesdir.
Rivayete göre bu sure Peygamber (S.A.V.) efendimize ölümün yaklaştığını Cenab-ı Allah'ın haber vermesi mesabesindedir. Yani ey Muhammed, sen bu sevindirici durumlarla karşılaştığında artık risaletini eksiksiz olarak edâ etmiş sayılacaksın." Artık Rabbinin yüce katına varmanın zamanı gelmiştir. Bazı sahabiler de ayet-i kerimenin bu manaya geldiğini anlamışlar ve Re-sulullah için ağlamaya başlamışlardı.[2]
[1] Prof. Dr. Muhammed Mahmud Hicazi, Furkan Tefsiri, İlim Yayınları: 6/623.
[2] Prof. Dr. Muhammed Mahmud Hicazi, Furkan Tefsiri, İlim Yayınları: 6/624.
İslami Okul Okulların En Önemlisi