Pazar, 7 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Felak Sûresi Nurlu Medine'de Gelmiştir - Kuran - 113Felak - 10. Sayfa

FELAK SÛRESİ

Nurlu Medine'de gelmiştir. Beş âyettir. Yüce Allah şöyle buyurmuştur:

"De ki: Sab'ahın Rabbİna sığınırım."

Bu iki sûrenin nüzul sebebi şöyle olmuştur: "Lebîd bin Asım" Rasulullah (s.a.v)'e büyü yaptı. Bu herif yahûdi idi. Rasûlü Ekrem (s.a.v)' in tarağı ve saç telleri ele geçirildi. Bunlar "hurmadan bir kılıf içine yerleştirildi.    ;

"Zervan" adlı kuyuya içinde ve bir taşın altına konuldu. Rasulullah (s.a.v)' da sinirin bir yol boyunca tesiri az-çok görülmeye başladı. Son kırk günde şiddetlendi. Son üç gün içinde de çok şiddetlendi. Rasulullah (s.a.v) sıkıntılı idi. Bazan yapmadığı bir işi yaptığını zannediyordu. Hanımlarını ziyaret ettiğini ziyaret etmeyi düşününce ziyaret eniğini sanıyordu. Bu, kimsenin bilmediği bir durumdu. Peygamberlik görevini eksiksiz yapıyordu. Âyeti     yanlış okuduğu rivayeti yoktur. Bir gün Hz. Âişe (ra)1 nin evinde bulunuyordu. Allah'a dua ve niyaz ediyordu. Ö arada uykuya daldı. Uyanınca Hz. Âişe (ra): "— Ben Allah'tan sorduğum sorunun cevabını aldım," dedi.  j

Hz, Âişe: "O nedir?" diye sordu. Rasulu Ekrem şöyle buyurdu: "— İki kişi bana geldi. Birisi başım, diğeri ayaklarım tarafına durdu. Birincisi sordu: (_Ona ne oldu?) Öbürü: (—Buna sihir yapılmış?) Diğeri: (—Kim sihir yapmış?) Diğeri: (—Lebîd bin Âsim). Diğeri: (—Ne içinde?) Öbürü: (—Tarak, saçlar ve hurma lifi içinde.) Öbürü: (—O nerede?) Diğeri: (Benîzureyk'ın kuyusu Zervanda) Öbürü: (Ne yapmalı?). Diğeri: (Kuyunun suyunu boşaltarak o taşın altındaki bu şeyleri çıkarmalı). Rüyasında Rasulullah (a.s)' a olay, olduğu gibi gösterildi. Bunun üzerine Rasulü Ekrem Hz. Ali, Ammar bin Yâsir'i ve Zübeyr önce oraya gönderdi. Kendisi de birkaç kişi ile o kuyuya geldi. Sihir ortaya çıkarıldı, üzerinde onbir düğüm ve bir putcuk vardı.

Bu putçuğun üzerine de İğneler batırılmıştı. Cebrail (a.s) gelerek "Mu-avezeteyn'i oku" dedi. Rasulullah (s.a.v) her iki âyeti okudukça bir düğüm çözülmüş ve bir iğne de çıkıyordu. Son âyete geldiğinde hem düğümler çözüldü1 iğneler de çıktı. Rasulullah (s.a.v) kendini hafiflemiş hissetti. Lebîd suçunu itiraf etti. Rasulullah onu bağışladı. Onu öldürmemelerini tenbih etti.

Rasulullah (s.a.v): "—Felâk, cehennemde bir ağaçtır. Hak Teâlâ bir kâfire şiddetli azap vermek istediği zaman onun yemişinden yedirirler. Rivayete göre Kaabul Ahbar bir kiliseye uğradı. Bîr kaç kişi ibadet ediyorlardı. Onlara: "—Ey azgın kavim! Felak sizin içindir." Ona: "—Felak nedir?" diye sorulunca şöyle dedi: "—Cehennem içinde bîr kuyudur. Onun kapısı açılsa, bütün cehennemlikler onun azabından korunmak için feryat ederler."

Yüce Allah şöyle buyurmuştur;

'Tarattığı şeylerin şerrinden,"

Müfessir Mukatıl (r,a): "Cinlerin ve insanların şerrinden Allah'a sığın" diye yorumladı. Bu hususta varlıklar iki ana kısma ayrılır: Birisi teklif ehlidir. Onlara itaat emredilmiştir, Onların şerri günah işlemeleri, Allah'ın emirlerine aykırı davranmak, birbirlerine zarar vermek. Biribirini öldürmek, dövmek-sövmektir. Bir kısmı da "hayvanlarMır. Mükellef değildir. Onlar ısırmak, sokmak gibi zarar verirler. Haşaratın da bir kısım zararı vardır. Cemâdatın-cansızların da zararı vardır. Su da boğulmak, taş düşmek, ağaçtan düşmek v.s, serinden Allah'a sığınırım.

Yüce Allah şöyle buyurmuştur:  ,

"Karanlığı çöküp bastığı zaman gecenin şerrinden."

Kaybolduğu zaman Ay'ın şerrinden, Karanlık cinlerin yayıldığı zamandır. Bundan Allah'a sığınırım.

Gizli plânlar da gece yapılır. Şeytanın da vesvesesi gece artar. Bunlardan ötürü Allah'a sığınmak emredilmiştir.

Yüce Allah şöyle buyurmuştur:

"Düğümlere üfüren (nefes) lerin şerrinden."

Düğümlere üfürerek sihir yaptıran kadınların şerrinden de Allah'a sığın. Büyü yaptıran ekseriya kadınlar olduğu için "üfüren kadın nefesler" olarak zikrediliyor.

Yüce Allah şöyle buyurmuştur:

"Ve haset edenin haset ettiği zaman şerrinden"

"Hased" başkasının elindeki servetin, güzelliğin ve makamın ve mevkiin yokluğunu istemek. Onları çekememek," demektir. Allah'ın takdirine ve taksimine razı olmamak demektir. Haset hakkında Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurdu: "Haset iyilikleri, ateşin odunu yaktığı gibi yok eder, bitirir." Allahü Teâlâ bütün kötülükleri gizli olarak anlattı. Fakat en son "haseften açıkça bahsetti. Onun zararının fazlalığından dolayıdır. Rasulullah'a (s.a.v) büyü yapmak da haset etmenin sonucudur. Çünkü Peygamberliğin İsrâiloğullanndan Araplara geçmesi yahudiîeri çileden çıkardı. Bu âyetler bize "rukiyye" yapmanın caiz olduğunu gösterir. Okuyarak efsunlamak caizdir.

Hasetçİye karşı şu tedbirlere başvurulur:

Kişi değişik, gizli ve açık gelecek zararlara karşı Allah'a tam tevekkül etmelidir.

Sabırlı olmak. Onun yaptığına karşılık vermemek.

Takva sahibi olmak. Onun terbiyesizliğine rağmen.

Kalbini onunla doldurmaması, önemsememesidir.

Ona iyilikte bulunmak. Çünkü O, ruh hastasıdır.

Tevhidin kalbe iyice yerleştirilmesi gerekir.