Pazartesi, 8 Cemaziyelevvel 1448
← Geri 🏠 Hadis Kütüphanesi

Felâk Sûresi - Kuran - 113Felak - 19. Sayfa

FELÂK SÛRESİ 2

Bazı Kelimeler: 2

Açıklama: 2


FELÂK SÛRESİ

 

Mekkîdir. Medenî olduğunu söyleyenler de olmuştur. 5 ayettir. Muavvi-zeteyn sûrelerinden birincisidir.

Rahman ve Rahim olan Allah adıyla.

1-5- Ey Muhammedi De ki: "Yaratıkların-şerriden, bastırdığı zaman karanlığın şeninden, düğümlere nefes eden büyücülerin şerrinden, hascd et­tiği zaman hasedçinin şerrinden tan yerini ağartan Rabbe sığınırım?'[1]

 

Bazı Kelimeler:

 

Felak kelimesi aslında bir şeyi yarmak ve birbirinden ayırmak manasına gelir. Burada Cenab-ı Allah'ın,yararak birbirinden ayırdığı herşey kastedilmiştir. Örneğin Cenab-ı Allah, yeryüzünü bitkilerle, dağlan da su kay- naklarıyla ayırmıştır. Bulutlan yağmurlarla, rahimleri çocuklarla yarıp ayırmıştır.

Herşeye girdiği ve herşeyi kaplayıp örttüğü zaman.

Çok karanlık olan gece.

Tükürerek üfleyen kadınlar.

Uk­de kelimesinin çoğulu olup, düğümler veya insanlar arasındaki sevgi ve mu­habbet bağları..[2]

 

Açıklama:

 

Rivayete göre, bazı Yahudiler Peygamber (S.A.V.) efendimize büyü yap­mışlar, O mübarek insan da üç gün ağır bir hastalığa yakalanmıştı. Bir şeyi yapmadığı halde yaptığını tehayyül ediyordu. Nihayet Cebrail gelerek kendi­sine büyü yapıldığını bildirdi ve büyünün konulduğu yeri haber verdi. Kendi­sine Felak ve Nas surelerini okudu. Sihir, saklandığı yerden çıkarılıp getiril­di, üzerine Felak ve Nas surelerini okuyunca Peygamber (S.A.V.) efendimiz sanki bir bağdan çözülüp kurtuldu ve eski haline döndü.

Bu rivayetin gerçek olduğunu sanmıyorum. Nitekim bazı alimler, bunun gerçek olduğunu söylemişlerdir. Bu, olsa olsa Yahudilerin insanları Peygam­ber (S.A.V.) hakkında şüpheye düşürmek için ortaya attıkları bir iftiradır. Hal­buki Cenab-ı Allah buyuruyor ki: "Allah seni insanlardan korur."[3] "O alay edenlere karşı biz sana yeteriz."[4]

Ey Muhammed onlara de ki: Yer ile göğün birbirinden yarılıp ayrılma­sıyla meydana gelen bütün kâinatın Rabbine sığınırım. Nefsime, aile efradı­ma veya davetime ve sahabilerime isabet edecek her türlü şer ve eziyetten O'na sığınırım. Karanlığın her tarafı kapladığı zaman gecenin şerrinden de Allah'a sığınırım. Zira gecenin karanlığı bütün mütecaviz ve günahkârları gizlemek­tedir. Düğümledikleri düğümlere tükürükleyerek üfleyen kadınlardan da Al­lah'a sığınırım.

Ama ayet-i kerimeyi şöyle manalandırmak daha uygun olur kanısında­yım: İnsanlar arasındaki sevgi bağlarını'koparıp kesen koğucuiarın ve laf ta­şıyanların şerrinden Allah'a sığınırım. Aslında ( Siû; ) kelimesinin sonun­daki Ta, müenneslik değilde mübalağa ifade eder. Hased ettikleri kimsenin üzerine kötü hallerin çökmesini isteyen ve bu uğurda çalışıp fikir yoran ko­ğucuiarın şerrinden Allah'a sığınırım. Bu gibi kimseleri razı ve hoşnut etme­nin imkânı yoktur. Bunların şerrinden korunmak için ancak Allah'a yönel­mek gerekir ki Allah Bizleri bunların kötülüklerinden korusun. O, herşeye güç yetirebilen bir zattır.[5]



[1] Prof. Dr. Muhammed Mahmud Hicazi, Furkan Tefsiri, İlim Yayınları: 6/635.

[2] Prof. Dr. Muhammed Mahmud Hicazi, Furkan Tefsiri, İlim Yayınları: 6/635-636.

[3] Maide sûresi: 67.

[4] Hicr sûresi: 95.

[5] Prof. Dr. Muhammed Mahmud Hicazi, Furkan Tefsiri, İlim Yayınları: 6/636.