İsraf - Kuran - Kuranahkami - 33. Sayfa
İSRAF
Yeyin, için israf etmeyin.
«Yeyin, için israf etmeyin. Çünki Allah israf edenleri sevmez.»
İslâm dini her hususta itidal (orta oluşluk) üzere olmayı, yani ifrat \e tefritten kaçınmayı emreder. Yeme, İçme hususlarında da a\nı prensibe riâyeti çok faydalı bir yol ve çare olarak gösterir. Açlığı giderecek, susuzluğu teskin edecek, bedeni güçten düşürrrmecek, hastalığa yol açmjjacak kadar \emck \e içmek aklen \e şer'an menduptur. Bu bakımdan İs-lânıhet lüzumundan fazla \emc ve içmeyi men'ettiği gibi iftar etmeden iki \e\a üç-dort günü birbirine bağlamak suretiyle uıut- tutmayı üa yasaklamıştır. Çünki böyle bir oruç bedeni zayi! düşürür, hislerimizi altüst eder, hastalıkların seyretmesine en ^ibel ortamı hazırlar.
îhtiyaç nisbetmden la/a yeme veya içmevi haram görenler olmakla beraber, «mekruh» diyenler de vardır. Çünki ikincilere göre bu nisbet, yaş, iklim, sıhhat, hareket, ağır ve hafif işe göre değişir.
Az eme ve içmenin yani ihtiyaç nisbetinde gıda almanın birçok favdaları tesbît edilmiştir ki, akıl, nâkil ve tıb bu hususta birleşir:
a) Vücut sıhhatli ve sağlam kalır.
b) Hafıza kuvvetlenir, zekâ gelişme kaydeder.
c) Az uyku kâfi gelir, beden kendini daha iyi hisseder, atalet kalkar.
d) Mide, kalb yorulmaz, karaciğer ve diğer organlar normal çalışma ve ifraz imkânım devam ettirir, metabolizma (canlıların beslenme ve gelişme için aldıkları maddeleri özümler-ken yaptıkları değişiklikler ile artıkları atmaları olayı) bozukluğu meydana gelmez.
Eski hükemâ ve etibbâ' (hekimler ve tabibler) demişler ki: «En büyük tedavi, gıda maddelerini uygun bir nisbette almasını bilmek ve tatbik etmektir.» Günümüzdeki gelişen tababette de aynı görüşe yer verilir.
Hazret-i Peygamber (S.A.V.) bundan daha güzelini ve daha sadre şifâ verenini ifâde buyurmuştur:
«Âdemoğlu mideden daha kötü bir kap doldurmaz. Belini doğrultmak için Âdemğoluna birkaç lokma yeter! Bundan fazlasına ihtiyaç hissediyor da başka çare bulamıyorsa (midesini üçe ayırsın) üçte birini yemek için, üçte birini içmek için, geriye kalan üçte birini de kendi (sıhhat ve rahatı) için ayırsın î » [1]
İlim adamları bu hadîsi gözönünde tutarak demişler ki: «Eğer Hakim Bokrat bunu duymuş olsaydı, ondaki hikmete hayret ederek başka söz söylemezdi.»
Rivayete göre Abbasî halîfelerinden Harun Reşid'in hıris-than bir doktoru vardı. Meşhur hakim Ali bin Hüseyn'e diyor ki:
— Sizin kitabınızda tıbba ait bir şey yoktur. Halbuki ilim ikidir: dinler ilmi ve bedenler ilmi..
Ali bin Hüseyn ona şu cevabı veriyor:
— Hayır, yanılıyorsun!. Allah-ü Teâlâ tıbbın hepsini yarım âyetle hülâsa etmiştir..
— Hangi âyettir o?
Bu defa hıristiyan tabib:
— Ama bu hususta Peygamberinizden bir hadîs sadır olmamıştır..
Ali bin Hüseyn şu cevabı veriyor :
— Yine yanılıyorsun!. Hazret-i Peygamber (S.A.V.) tıbbın tamamını birkaç kelimede toplamıştır.
— Hangi kelimelerdir onlar?.
— Mide hastalıklar evidir. Perhiz ve az yemek her devanın başıdır. Her bedene âdet ettiği şey'leri ver!.» Hadîsi şerifleridir [2]
Bunun üzerine hıristiyan tabib:
— İtiraf edeyim ki sizin Kitabınızla Peygamberiniz Cali nos'a tıb diye bir şey bırakmamış, hepsini söylemişlerdir.
Hastalığın teşhisinden sonra iki şey'e baş vurulur: İlâç ve perhiz. Ekseri böyledir. Müstesna olarak bol gıda alma\ı gerektiren hastalıklar da vardır. Hazret-i Peygamber 'S.A.V.) bi rinci şekil için Her devâmn asîl
dir.» ikinci şekil içij «Dünya ve âhiret katığının başı ve efendisi, ettir,» buyuruyor. [3]
Hazret-i îbni Abbas (R.A.) da der ki: «İstediğini ye, istediğini giy, fakat iki husus seni hatâya düşürmesin: îsraf ve çok yemek.
Bu mânâyla Hazret-i Peygamber (S.A.V.) :
«Her iştiha ettiğini yemen israfın tâ kendisidir!» buyurmakla, Kur'ân'da yukarıdaki âyet-tegeçcn «velâ tüsrifû» cümlesinin delâlet ettiği maksadı açıklamıştır. [4] Diğer bir hadîslerinde de: Bütün hastalıkların aslı (yani çoğunun aslı) ilk yenilen yemek hazmedilmeden yemek yemektir» buyurdular.
Görülüyor ki gerek Kur'ân-ı Kerim'de, gerek ebâdis-i Ne-beviyede koruyucu hekimliğe ve dolayısiyle beden sağlığına yeteri kadar yer verilmiştir.. Eu hususta vârid olan hadîslerin hepsini buraya almamız mümkün olmadı. Çünki kitabımız Ahkâm'la alâkalıdır, tıbla değil. İlâve edelim ki tıbla ilgili hadîsler yüz elliye yakındır.
Ayrıca bu âyetin tefsirinde Suddî diğer bazı rivayetleri dik-katekate alarak diyor ki: «Kâbe-i Muazzama'yi çıplak olarak tavaf edenler, hac mevsiminde Mekke'de bulundukları müddetçe kendilerine et yağını haram kılarlardı. Bunun üzerine Al-Iah-ü Teâlâ: «Yeyiniz, içiniz, israf etmeyiniz. Çünki Allah israf edenleri sevmez» mealindeki âyeti indirdi. [5]
Çıkarılan Hükümler:
1. İsraf haramdır.
2. İhtiyaçtan fazla yemek ve içmek bâzı âlimlere göre haram, bâzısına göre mekruhtur.
3. Sağlığımızı koruyabilmemiz için koruyucu hekimliğe önem vermemiz ve bununla ilgili bilgileri elde etmemiz vâcibdir. [6]
[1] Nesel-Tirmizl: Mikdam bin Ma'dî Kerib den . Haseıum sahihim A>rica aynı hadîsi, İbni Mâce «el-Et'ime» babında çıkarmıştır
[2] Kurtubi, c: 7, s: 192.
[3] Dâre Kutnî-Ebû Nuajm. Kurtubî. c: 7, s: 199.
[4] Dâre Kutni, Ebû Nuaym
[5] Celal Yıldırım, Kur’an Ahkamı ve Mezhep İmamlarının Görüş Farkları, Bahar Yayınları: 1/406-409.
[6] Celal Yıldırım, Kur’an Ahkamı ve Mezhep İmamlarının Görüş Farkları, Bahar Yayınları: 1/409.
İslami Okul Okulların En Önemlisi